T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2023
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU :Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2023 tarih ve 2022/431 E. - 2023/153 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkiline ait ... isimli işletmede üretilen puding ve diğer muhallebilerin "......" markasına konu edildiğini, müvekkilinin bu faaliyetine bağlı olarak ilk olarak 2008 yılında "..." ibareli markasını tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalı ... tarafından "..." ibareli 2020/108619 sayılı markanın 30. sınıfta tescili isteğinde bulunulduğunu, müvekkilinin bu tescil isteğine yönelik itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddi sonrasında markada kalan mallara ilişkin olarak yapmış olduğu yeniden inceleme isteğinin YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki davaya konu "..." markası ile müvekkilinin "......." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olup markada yer alan "..." ekinin markaları birbirinden ayırt etmeye yeterli olmadığını, "..." ibaresinin YİDK kararında belirtildiği üzere ABD de bulunan ... ... adlı fırının üretmiş olduğu bir tatlının cins adı olmadığını, Türkiye içinde ... ibaresinin bilinirliğinin müvekkilinin markasından kaynaklandığını, marka işaretlerinin benzerliği yanında emtia benzerliğinin de söz konusu olduğunu ileri sürerek 2022-M-10972 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2020/108619 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı adına tescilli bulunan markaların .... ibareleri ve bu ibarelerin başına ve sonuna başka kelimelerin eklenmesi ile oluştuğunu, müvekkilinin markasının ise "..." şeklinde olduğunu, müvekkilimin markasındaki beyaz bir zemin üzerinde pembe renkte farklı yazı stilleriyle yazılı "...." ibaresi ve bu ibarede yer alan "i" harfi üzerindeki çilek şekli ile "M" harflerinin kalbe benzerliğinin markaları farklı kıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibaresinin 30. sınıfta yer alan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. ...” emtiası bakımından davacı adına tescilli olsa da “muhallebi ve puding” emtiası bakımından tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka olduğu, zira "..." ibaresinin en eski kullanımının ...'ta bulunan ... ... adında bir fırın/pastane de üretilen bir tatlı isminden kaynaklandığı, bu fırından önce bu ibarenin kullanımına ilişkin bir belge bulunmadığı, bu sebeple "..." kelimelerinin “muhallebi ve puding” malları bakımından, farklı marka konseptleri içinde kullanımının davacının marka haklarını ihlal etmediğini, tanımlayıcı unsur içeren marka seçen tarafın, bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyeti bulunduğunu, davalı markasına eklenen “-...” eki ile bu ekin içerdiği logo formunun, başka bir anlatımla markanın görsel kompozisyonunun, davacı markaları karşısında yeterli ayırt ediciliği sağladığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin tüketiciler tarafından bir çiçek adı olarak bilinir olduğunu, ibarenin ilk kez 2008 yılında davacı .... A.Ş tarafından ticari işletmesi ...'larda imal edilerek bir tatlı markası olarak ilgili tüketiciye satışa sunulduğunu, müvekkilinin tamamen kendisi tarafından icat edilen bir tatlı için bu markayı tescil ettirdiğini, mahkemeye sunulan bir çok belgeden bu isme sahip ilk tatlının müvekkilinin işletmesi tarafından üretildiğinin açık olduğunu, ... ... işletmesinde "..." markasını, ismini taşıyan bir ürün bulunmadığını, davalı ... ile müvekkil markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunu ve markalar arasındaki bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılmasına neden olacağını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..., ..., ..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan ".../..." ibaresinin Türkiye'de bilinen ve yaygın olarak kullanılan bir tatlı çeşidinin adı olduğundan ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4332-2024/6058 E/K, 2023/6588-2024/7797 E/K, 2022/4182-2024-469 E/K sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, bu duruma göre dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
..