T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/1152 - 2026/1378
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1152
KARAR NO : 2026/1378
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : 2023/240 E. - 2024/62 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2024 tarih ve 2023/240 E. - 2024/62 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2021/17240 sayılı "... ..." ibareli markanın 29. sınıfta adına tescili başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalının başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-2533 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... ... usulüne uygun tebligat yapılmış ancak cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "mis" ve "..." ibareleri arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik nedeniyle emtia benzerliğinin gerçekleştiği "kuru bakliyat" malları bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacının markasının tanınmış marka vasfında olup davalı markasının bu mallar bakımından davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanarak haksız bir yarar sağlayabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markası "... ... + şekil" ibaresinden oluşmakta iken davalının itiraza dayanak markasının "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin markasında iki adet "S" harfinin mevcudiyeti yanında "..." ibaresinin başında şapkalı insan figürünün varlığının markaları birbirinden ayırt edici olduğunu, bu niteliği ile markalar arasında bir çağrışımın söz konusu olmadığını ve bir markanın tanınmış olmasının, o marka ile benzerlik içeren markaların tesciline her durum ve şart altında tescile engel teşkil edeceği anlamına gelmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen ve "..." ibaresinin anlamını pekiştiren ikinci "-s" harfi ile yiyecek ve içecek sektöründe ayırt ediciliği bulunmayan "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bunun yanında başvuru kapsamındaki "kuru bakliyat" emtiası yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2019 tarih, 2018/3146 E.-2019/4830 K. ve 19/06/2023 tarih, 2022/180 E- 2023/3866 K sayılı ilamlarında "..." ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt edici olduğunun kabul edildiği, öte yandan davacının "..." ibareli markaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.