T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : .....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2023
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/02/2023 Tarih ve 2022/157 Esas - 2023/35 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılından beri ..... ve
tekstil ürünlerinin perakende ticareti ile iştigal ettiğini, bu faaliyetleri esnasında aynı zamanda
soyadı olan "..." ibaresini markasal hüviyette kullandığını, bu ibareyi ilk olarak
23.02.2006 tarihinde kendi adına ....... sayılı marka olarak ... nezdinde tescil
ettirdiğini, bu marka dışında da davacı adına ... nezdinde tescilli markaların
bulunduğunu, bu meyanda "... ...” ibareli markayı tescil ettirmek için gerçekleştirdiği
2020/70442 sayılı başvurunun davalı firmanın itirazları üzerine diğer davalı ... tarafından 25 ve 35. sınıfta kısmen reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira YİDK
tarafından yapılan incelemede davalı firmanın itirazlarına mesnet aldığı markasının davacının
dava konusu edilen markasının başvuru tarihinden önce kullanıldığının ispatlandığından
bahisle davacının marka başvurusunun kısmen reddine karar verilirken, davacının önceki
kullanıma dayalı iddialarının ve 2006 06599 sayılı tescilli markasının dikkate alınmadığını, halbuki davacının 2006 06599 sayılı markasının davalının kısmi redde mesnet
markasından ve ispatlanmış olan fiili kullanımlarından çok daha önceki bir tarihte tescile
bağlanmış olduğunu, ayrıca davacının markasal kullanımlarının da davalının markasının
tescilinden önceki tarihlerde gerçekleştiğini, kaldı ki somut uyuşmazlıkta
karşılaştırılan markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle
benzemediğini, bu markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin de bilinçli olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında iltibas ihtimalinin
bulunmadığını, davalı firmanın 15.02.2007 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten önce
faaliyet gösteren başka bir şahsa ait faturaları kendi ticari faaliyetleri olarak göstererek hak
iddia edemeyeceğini ileri sürerek, ... YİDK’nın dava konusu edilen 25.02.2022
tarihli ve 2022-M-1064 sayılı kararının iptaline ve 2020/70442 başvuru sayılı markanın tescil
işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davalı şirket yetkilisi Yılmaz
.. babası ... .. uzun yıllar önce "......" markasıyla ...
eşyalarına yönelik başlattığı mağazacılık faaliyetini babasından sonra da sürdürdüğünü, hatta
davalı şirketle yapılan bayilik sözleşmelerinden bayi ..faaliyet gösterdiği
"... . geçmişte mağazacılık
faaliyetini yaptığı adres olduğunu, davalı şirketin yıllardır babadan oğula devam eden ...
eşyalarının satışına dair mağazacılık alanında bir çok ürünün satışı, tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, davacının müktesep hak iddialarına
mesnet aldığı markasının 25.sınıfa giren emtialar yönünden tescilli olduğunu, halbuki dava konusu edilen markanın 35. sınıfa giren hizmetlerde de tescil edilmek istendiğini, dava konusu
edilen markada davacı tarafın hem markasını, hem de markanın kapsamına giren mal veya
hizmet sınıfını değiştirmiş ve genişletmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 26.06.2020 tarihinde başvurusunu yaptığı "... ...+şekil" ibareli markası ile davalı firmanın bu tarihten daha önceki "... ..." şeklindeki tescilsiz markasal kullanımları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan ve başvuru kapsamından çıkartılan 25 ve 35.nci sınıftaki mallar/hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu, her iki taraf markalarındaki " ..." ibaresinin markalarda asli unsur/ işaret olarak yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan 25 ve 35.nci sınıftaki mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " ... ..." ibareli tescilsiz markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuru kapsamından çıkarılan bu mallar/ hizmetler açısından işaret ve emtia benzerliği nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, davalı firmanın kurum nezdinde ileri sürdüğü delil ve belgeler incelendiğinde " ... ..." ibareli tescilsiz markasını dava konusu markanın başvuru tarihinden geriye yönelik son 5 yıl içinde ciddi ve markasal etki doğuracak şekilde "çeşitli ... eşyaları ve satışı" üzerinde kullandığını ( bu husus bilirkişi raporunda " Davalı firmanın kurulduğu 2007 tarihinden itibaren, davacının da faaliyet gösterdiği ... ili sınırları içerisinde, “...” tanıtma vasıtası üzerinde, “... eşyalarının satışı/mağazacılığı hizmetleri” açısından, yoğun, ciddi ve önceki tarihli tescilsiz kullanımları nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu," şeklinde de ifade edildiği;) kanıtladığından bu yönde alınan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, davacı taraf "....ibareli önceki markasını müktesep hak olarak ileri sürmüş ise de "... ..." ibareli başvuruda yer alan "... " ibaresi ile bütünsellik açısından önceki markanın aynı olmadığı, diğer yönden başvuru markasının emtia kapsamı da değiştiğinden müktesep hak koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin 2006/06599 sayılı markası nedeniyle müktesep hak sahibi olduğu ortaya konulduğu halde mahkemece bu yönden bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, müvekkilinin 2000 yılından bu yana ... ve tekstil ürünlerinin perakende ticareti içerisinde yer aldığını, hükme esas alınan yönlerden bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili bulunduğunu, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin soyadı olduğunu, müvekkilinin son beş yıldır ciddi markasal kullanımını açıkça ortaya koyduğunu, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin bütüncül olarak gerçekleştirilmediğini, davalının 25 ve 35.sınıfta tescilli markasının bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının marka tescil başvurusu ile davalı Şirket'in redde mesnet markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluşmasının yanında başvuru kapsamından dava konusu YİDK kararı ile çıkarılmasına karar verilen 25 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin de davalının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı Şirket'in dava konusu başvuru tarihinden önceki 5 yıllık süre içerisinde redde mesnet markalarını "çeşitli ... eşyaları ve bunların satışı" faaliyetlerinde kullandığını ispatladığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, eski tarihli 2006/06599 sayılı "..." ibareli markasının dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep etmiş, mahkemece dava konusu başvurunun bütünsel olarak önceki markadan farklılaştığı, emtia kapsamlarının da değiştiği gerekçesiyle, müktesep hak iddiasının da reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, redde mesnet markaların davacının marka tesciline engel olmayacağı açıktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E. - 2008/10251 K. sayılı “...” kararında da ifade edildiği üzere, bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir. Buna göre, kazanılmış haklar ilkesi gereğince yeni bir marka oluşturabilmek için salt önceki markanın asli unsurlarının muhafaza edilmesi yeterli olmayıp, önceki marka kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin de muhafaza edilmesi gerekmektedir. Zira sonraki marka ancak önceki marka kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından kazanılmış haklar ilkesinden yararlanabilecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu "... ..." ibareli başvuruda yer alan "..." ibaresi tanımlayıcı nitelikte olduğundan, başvuru "..." esas unsurludur. Davacının 2006/06599 sayılı markası da münhasıran "..." ibareli olduğundan, her iki markanın asli unsuru "..." ibaresidir. Başvurunun kapsamındaki 25. sınıf mallar eski tarihli markada aynen yer almaktadır. Bunun yanında dava konusu başvuru davalının itiraza mesnet markalarına yanaşma halinde olmadığı gibi, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacının “...”
markasını uzun yıllardır fiilen kullandığı da anlaşılmaktadır. Yapılan bu değerlendirmeler karşısında, Dairemizce, davacı lehine, dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilen 25.sınıf mallar yönünden müktesep hak koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmamıştır.
Bu itibarla, dava konusu başvuruda münhasıran 25.sınıf emtia yönünden davacının kazanılmış hakkının bulunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 08/02/2023 gün ve 2022/157 Esas - 2023/35 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... YİDK'in 25/02/2022 tarih, 2022-m-1064 sayılı kararının başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilen 25.sınıf emtia yönünden İPTALİNE,
4-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının açtığı dava kısmen reddedildiğinden ve davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 230,50-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 130,00-TL posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 3.252,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 1.626,25-TL'ye, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.787,65-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
11-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.