T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
BAŞKAN : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2022
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali,
Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2022 Tarih ve 2022/71 Esas - 2022/312 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, sürekli olarak yazılı ve görsel medyada tanıtımı ve reklamları yapılan tanınmış "..."markasının sahibi olan müvekkilinin davalı şirketin "..." ibareli 2020/61701 sayılı markasının 35. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki, davalı markanın hiç bir ayırıcı vasfı, baskın unsuru ve orijinal niteliğinin bulunmadığını, görsel ve işitsel olarak müvekkilinin markası ile ayniyet derecesinde benzer olup müvekkilinin markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerin tescilinin talep edildiğini, markadaki küçük değişikliklerin müvekkilinin markası ile ayırt ediciliği sağlamadığını ve başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde etme amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek 2021-M-12185 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket yetkilisi, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, zira kullanılan karakterler farklı olduğu gibi, davacının markası mavi zemin üzerinde beyaz "........." sayısından oluşmakta iken kendi markalarının kırmızı "bin" ibaresi, yuvarlak kırmızı daire içinde beyaz "1" rakamı ve devamında beyaz zemin üzerinde açık gri "online" ibaresinden oluştuğunu, bu görünümleri ile markaların açıkça farklılaştığını, davacının markası tanınmış olmakla birlikte, temsilcisi olduğu markanın ana faaliyet alanı olan takı, cüzdan, tespih vb bijuteri ürünleri hususunda bir tanınmışlığın söz konusu olmadığını, faaliyet alanları itibariyle ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, markalar arasındaki fark nazara alındığında kötü niyet iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile bilirkişi raporunda tablolaştırılan ve kırmızı renk ile vurgulanan davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, ancak farklı renk, şekil ve yazı stili ile oluşturulan fonetik olarak farklı sesler çıkaran markaların bu farklılıkları yanında özellikle kavramsal olarak birbirinden oldukça farklı sayılara çağrışım yaptığı, daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusu ile karşılaştığında, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı ve marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü uyarınca markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerliğin bulunmadığı, “...-...” ibaresini içeren markaları “perakende satış hizmetleri” sektöründe bilinir ise de, davalı başvurusunun davacıya ait “...-...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaatin oluşmaması, davacı markasının itibarına zarar verilmesi ve markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesinden söz edilemeyeceğinden SMK m.6/5 koşulları somut olayda oluşmadığı ve davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda "..." ibareli markanın tanınmışlığının tescile engel oluşturmadığı beyan edilmişse de müvekkilinin Tükiye'nin 81 ilinde günde yaklaşık 3,5 milyon kez tüketiciler tarafından ziyaret edilen 12.000'den fazla "..." ibareli mağazanın sahibi olup markanın yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, itiraza mesnet "..." esas unsurunu barındıran markalar ile davalı tarafa ait ''..." ibareli markanın görsel, işitsel, kavramsal anlamda benzer, mal ve hizmet sınıfları bakımından ise birebir aynı olduğunu, marka işaretleri arasındaki bu benzerlik ve kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin ayniyetinin ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, ortalama tüketicinin markaları karıştırmasa dahi aynı işletmesel kökenden geldiği yanılgısına düşebileceğini, müvekkilinin markasına görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bir markanın tercih edilmesinin kötü niyetli olup müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya yönelik olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre ''..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... .... ..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'in 26/02/2024 tarih, 2022/5460 Esas, 2024/2169 Karar sayılı kararında "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... .... ..." ibareli markalar arasında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2019 tarih, 2018/3512 Esas 2019/5571 Karar sayılı kararında "..." ibareli başvuru ile davacının "..... ..." ibareli marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiği, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 435,50-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.