T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/01/2023
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2023 tarih ve 2022/365 E. - 2023/42 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil şirketin, davalı ... nezdinde "hemen al sonra öde" ibareli marka için 09,
35 ve 36. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu, anılan başvurunun 2022/004569 sayı ile işleme alındığını, akabinde davalı Kurum tarafından yapılan ilk inceleme sonrası Markalar Dairesi Başkanlığı
kararınca; müvekkiline ait başvurunun SMK'nın 5/1-b ve c maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın da nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-10396 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa uyuşmazlık konusu markanın son derece özgün şekil unsuru ile kompozit bir marka olarak ayırt edici niteliğe
sahip olmayan işaretlerden biri olarak değerlendirilmesinin son derece hatalı olup YİDK kararının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, 2022-M-10396 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "şekil + hemen al sonra öde" ibaresinden oluştuğu, mor ve turuncu renkli birbirini kesen etiket figürleri üzerinde beyaz renk ile "hemen al" ve mor renk ile "sonra öde" ibarelerine yer verildiği, markanın genel görünümü dikkate alındığında, etiket figürlerinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "hemen al sonra öde" şeklindeki söz dizisinin bir bütün halinde algılandığı; "hemen al sonra öde" ibaresinin iki ayrı cümlenin birleştirilmesi ile oluşturulmuş slogan niteliğini haiz olduğu, "hemen al" ibaresi tüketiciye tavsiye veren cümle niteliğinde olup, "hemen al" tavsiyesinin ilgili tüketici kesimince yerine getirilmesi halinde "sonra öde" şeklinde sonuç cümlesi ile ilgili tüketici kesiminin tavsiyenin yerine getirilmesinden kaynaklı olarak fayda sağlayacağı, ödemenin daha sonra gerçekleştirileceği şeklinde ekonomik bir menfaatin söz konusu olacağının ifade edildiği, dolayısıyla "hemen al sonra öde" ibaresi, davaya konu mal ve hizmetleri de içine alacak şekilde, bu mal veya hizmetlerden faydalanmak isteyen ilgili tüketici kesiminin, satın alma aşamasında gerçekleştireceği ödeme sürecini tanımlayan, bu ödeme süreci ile ilgili tüketicinin satın alma davranışı sergilemesi halinde ödemenin satış aşamasından daha sonra gerçekleştireleceği fikrini hemen ve ilk bakışta, herhangi bir ayrıca zihni çabaya gereksinim duymaksızın ilgili tüketici kesimine veren, yaratıcı olmayan, şaşkınlık vermeyen, beklenmedik nitelikte olmayan, kendisini oluşturan sözcüklerle oynama içermeyen klasik bir slogan niteliğinde olduğu; bu şekilde dizayn edilmiş bir sloganın dava konusu mal ve hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı ve bu mal ya da hizmetlerin satın alınmasına yönelik ödeme sürecine ilişkin açıklamada bulunan tanımlayıcı bir ibare olduğunun tespit edildiği; dava konusu marka başvurusunun, davaya konu mal ve hizmetler bakımından somut ayırt edici nitelikte olmadığı, tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvurunun ayırt edici olduğunu, tanımlayıcı da olmadığını, reklam sloganı şeklindeki markanın, özgün şekil unsuru ile kompozit bir marka vasfı taşıdığını, dava konusu markanın cins, çeşit ve vasıf bildirmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuruda öne çıkan asli unsurun "hemen al sonra öde" ibaresi olduğu, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mal veya hizmetlerden faydalanmak isteyen ilgili tüketici kesiminin, satın alma aşamasında gerçekleştireceği ödeme sürecini tanımlayan, bu ödeme süreci ile ilgili belli bir metod öneren, bu metoda uyulması halinde ise ilgili tüketici kesiminin fayda sağlayacağı fikrini hemen ve ilk bakışta, herhangi bir ayrıca zihni çabaya gereksinim duymaksızın ilgili tüketici kesimine veren basit slogan niteliğinde bulunduğu, buna göre dava konusu başvurunun tescili istenen mal ve hizmetler bakımından SMK'nın 5/1-b anlamında ayırt ediciliği bulunmadığı gibi ayrıca SMK'nın 5/1-c anlamında tanımlayıcı da olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.