T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/01/2023
NUMARASI : ....
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün Tespiti
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/01/2023 tarih ve 2021/335 E. - 2023/16 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ....sayı ile tescilli bulunan tasarımın Türkiye ve dünya genelindeki üretim ve satış haklarının münhasıran müvekkili ve lisans verdiği firmaya ait olduğunu, ancak davalıların müvekkiline ait bu tasarımı, ürünün üzerindeki yazı stili, rengi ve kalıp çeltiklerine kadar taklit ederek, müvekkilinin izni ve lisansı olmadan ürettiklerini ve satışa sunduklarını, tasarım tecavüz ve haksız rekabete konu eylemlere son verilmesi için gönderilen ihtarname sonucunda da olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin yıllardır Ankara'nın birçok bölgesinde tasarım ürünün uygulamasını yaptığını, bu kapsamda davalıların dava konusu ürünü müvekkiline ait ürünlerden kopyalayarak satışa sunduğunu ve çekilen ihtarnameye rağmen aynı eylemlere devam edildiğini, davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tasarım tecavüzü ve haksız rekabete konu fiillerin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, kararın ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu tasarımların tescil başvurusuna konu edildiği tarihte yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, davacının dava dilekçesi ile hükümsüzlük davasındaki cevap dilekçesi ve huzurdaki davada sunduğu cevaba cevap dilekçesinde yaptığı açıklamaların birbiriyle çeliştiğini, hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen ürünler ile davacı tarafa ait 2015 06336 sayı ile tescilli bulunan “... ...” ibareli tasarımda yer alan 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sıra numaralı tasarımlar kıyaslandığında, ortak özelliklerin bu tip üründe yani su deposunda olması gereken standart özelliklerden ibaret olduğu, iç haznenin ise davacı tasarımlarında odacıklı olduğu, davalı tarafa ait işyerinde tespiti yapılan üründe ise tek ve düz bir hazneden ibaret olduğu ve bu hali ile tasarım tecavüzü ve haksız rekabet oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişilerin taraflarına tevdi edilen göreve aykırı rapor tanzim ettiklerini, bilirkişilere tevdi edilen görevin, müvekkiline ait tescilli tasarım ile davalının üretime sunduğu ürünler arasındaki benzleriğin tespiti olduğunu, bilirkişilerin "su depolarında" teknik zorunluluk olarak addediği hiçbir hususun teknik zorunluluk olmadığını, tescilli bulunan 2015/06336 nolu tasarıma ait görsellerde, bilirkişilerin raporlarına derç ettiği gibi, odacıklı bir ... ... tasarımı bulunmadığını, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporun Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan uzman mütalaası çeliştiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, iş bu davadan sonra müvekkiline ait tescilli tasarımın aynısını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarım tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu edilen ürünler ile davacı tarafa ait 2015 06336 sayı ile tescilli bulunan “... ...” ibareli tasarımda yer alan tasarımlar kıyaslandığında, ortak özelliklerin bu tip üründe, yani su deposunda, olması gereken standart özelliklerden ibaret olduğunun belirlendiği, buna göre de, karşılaştırılan tasarımların benzerliklerinin teknik zorunluluktan kaynaklandığının tespit edildiği, teknik zorunluluktan kaynaklanan hususlar dışında ise benzer olmadıkları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.