T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1206 - 2025/1192
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1206
KARAR NO : 2025/1192
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2023
NUMARASI : 2022/224 E. - 2023/219 K.
DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/03/2023 tarih ve 2022/224 Esas - 2023/219 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 08.04.2019 tarihinde kargo sözleşmesi ve "08.04.2019 tarihinde TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Üyeler" başlıklı ek sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalanması dolayısıyla müvekkili odanın birimleri ile üyelerine gerekli bilgilendirme ve duyurular yapıldığını, sözleşme gereğince alınması gereken hizmet ve indirimlerden yararlanacakları bilgisi iletildiğini, üyelerin sözleşme gereği indirimden yararlanabilmesi için bilgilendirilmeleri noktasında hem her üyeye ayrı ayrı e-posta gönderildiğini hem de müvekkiline ait web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından duyuru yapıldığını, sözleşmelerin imzalanmasının ve uygulamaya geçilmesinin akabinde sözleşme hükümlerinin davalı tarafça yerine getirilmemesi ile sorunlar yaşanmaya başlandığını, yine sözleşmede yer almadığı halde üyelerin gönderilerinin müvekkile fatura edildiğini, kurumsal olan sözleşmenin üyelere uygulandığının anlaşıldığını, davalının ihtarlarına rağmen sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi üzerine davalı ile imzalanan sözleşmelerin feshedildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin üyeleri nezdindeki itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme gereğince üstlenmiş olduğu taşıma işini kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni gösterek, eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, iddiaların kabulü halinde dahi manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece taraflar arasındaki Kargo Ek Sözleşmesi'nin 10/a maddesinde "kargoya firma tarafından haftalık olarak TC numarası ile üye sicil numarasına havi üye ve personel numarasının gönderilmesi" , 10/b maddesinde de "Firmanıın üyelerine ve personeline uygulanacak indirim firma üyelerinin ve personelinin TC Kimlik kartını ibraz etmesi karşılığı gerçekleşeceği" nin kararlaştırıldığı, ancak davalının sözleşme gereği davacının üyelerine uygulaması gereken indirimi yapmadığı, her ne kadar davalı vekilince davacının da sicil listelerini haftalık sunmayarak kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de sözleşmeye uygun olarak sunulan ilk sicil listesine rağmen davalının davacı oda üyelerine sözleşme gereği indirimi yapmadığı, çekilen ihtara rağmen aykırılığın giderilmediği, davalı tarafından sicil numaraları haftalık verilmediği için indirim yapılamadığına ilişkin bir ihtaratın olmadığı gibi esasen sunulan ilk sicil listesine rağmen indirim uygulamayarak sözleşmeyi davalının ihlal ettiği, sözleşme gereği davacı kurum personelinin bilgilendirilerek indirimin sağlanması yükümlülüğünün davalıda olduğu, indirim yapılmaması nedeniyle davacı odanın kendi üyelerine karşı prestij kaybı yaşadığı, davacının kişisel haklarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 30.000 TL'nin 09.09.2019 fesih tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının haftalık olarak üyelerinin sicil numarası ve TC kimlik numarasını bildirmesi gerekirken bunu yapmadığını, sadece 15.04.2019 tarihinde üye listesini Necatibey şubesine gönderdiğini, davacının sözleşme hükümlerini yerinde getirmediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığının kabulünde dahi manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, her sözleşmeye aykırılığın manevi tazminat gerektirmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini aksi halde de daha makul bir tazminata hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında, davacının üyelerinin kargolarının indirimli taşınması konusunda sözleşme imzalandığı,ancak davalının sözleşme gereği davacının üyelerine uygulaması gereken indirimi yapmadığı ve bu suretle sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının ihtarlarına rağmen bu aykırılığın giderilmediği, bu nedenle davacının taraflar arasındaki bahsi geçen sözleşmenin feshinde haklı olduğu, her ne kadar davalı tarafça davacının ,sözleşme gereği haftalık olarak bildirmesi gereken üye bilgilerini bildirmeyerek, sözleşmeye aykırı davrandığı savunulmuşsa da, davacının sözleşmenin imzalanmasını müteakip, sözleşmeye uygun olarak üye bilgilerini davalıya gönderdiği, buna rağmen davalının davacının üyelerine sözleşme gereği yapılması gereken indirimi yapmadığı, ayrıca sözleşme süresince, davacının davalıyı sözleşme kapsamında üyelere uygulanması gereken indirimi yapması konusunda birden fazla kez uyardığının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, buna rağmen davalının davacıyı bahsi geçen savunması kapsamında davacıyı hiç ihtar etmediği yani sözleşme gereği indirim yapılmamasının davacının üye bilgilerinden kaynaklandığı yönünde bir uyarı veya bilgilendirmede bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında indirim yapılacağını üyelerine bildirdiği, buna rağmen gerekli indirimin yapılmamasının davacının üyeleri nezdindeki itibarını zedelediğinin ve bu bağlamda manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının da somut olayın özelliklerin ve hakkaniyet uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 2.049,30-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 512,32-TL maktu ve nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 1.536,98-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.