T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1078
KARAR NO : 2025/1204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2022
NUMARASI : 2021/191 E. - 2022/136 K.
DAVANIN KONUSU : Kullanmama Nedeniyle Marka İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 tarih ve 2021/191 E. - 2022/136 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 2012/51236 sayı ile tescilli “...” ibareli markasını tescilli olduğu 1. Sınıfa giren emtiada kullanmadığı halde, bu markasına dayalı olarak müvekkili aleyhine Bakırköy 2. FSHHM nezdinde 2021/93 Esas nolu dosya kapsamında bir dava ikame ettiğini, davalının kullanmadığı markasına dayalı olarak müvekkilinin uzun yıllardır devam eden ticari faaliyetlerini engellemesinin hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğunu, davalının kullanımı ispat etmek için dava dosyasına sunmuş olduğu belgelerin ciddi ve yoğun kullanımı tevsik etmekten uzak olduğunu, bu belgelerin dava tarihinden geriye dönük sadece 3 aylık periyodu kapsamasının da davalının markalarının kullanımının iptal tehlikesi nedeniyle gerçekleşmiş sembolik kullanımlar olduğunu tevsik ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2012/ 51236 sayılı markanın tescilinden bu yana haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması nedeniyle iptalini ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, huzurdaki davanın Bakırköy 2. FSHHM nezdinde 2021/93 Esas nolu dosyası kapsamında yargılaması süren dava ile birleştirilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu “...” markasının davacının iddialarının aksine müvekkili tarafından kullanıldığını, bu hususu tevsik eden tek satıcılık sözleşmesine göre, müvekkilinin bu markasının kullanımına ilişkin distribütörlük hakkının dava dışı ... Sanat Tarımsal Pazarlama ve Danışmanlık San. Tic. A.Ş.’ye verilmiş olduğunu, ayrıca dava dosyasına sunulan diğer belge ve delillerden de müvekkilinin markasını aktif olarak kullandığının anlaşılabildiğini, bu belgelerin tarihlerinin dava tarihine yakın olması nedeniyle bunların iptal tehlikesi ışığında üretilen sembolik kullanımlar olduğunun iddia edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dosyasına sunmuş olduğu 06.06.2018 tarihli tek satıcılık (distribütörlük) sözleşmesi, her ne kadar “...” markalı gübrelerin tanıtımı, pazarlanması ve satışı hususunda dava dışı bir firmaya yetki veren bir sözleşme ise de, salt böyle bir sözleşmenin imzalanmış olmasının markanın kullanıldığı savunmasını ispat bakımından yeterli bir delil olmadığı, bu yetkiyi alan firmanın da ciddi biçimde markayı kullanmış olduğunun ispatının gerektiği, davalı tarafın, sözleşmenin tarafı olan distrübütör firmanın markasal kullanımlarına dair dava dosyasına hiçbir delil sunmadığı, davalının dava konusu edilen markasının kullanıldığı “gübre” emtiası açısından, 24.06.2016-24.06.2021 tarihleri arasında, sadece 2021 yılına ait 2 adet fatura kapsamında tevsik edilebilen toplamda 36 adet ürün sattığının görüldüğü, davalının dava dosyasına yansıtıldığı kadarı ile ürün satışlarının da, markanın ciddi biçimde kullanıldığını tevsik edebilen nicelikte delil sayılabilmesinin mümkün görülmediği, davalının 2016-2020 yılları arasında “...” markalı gübrelerin satışına dair dava dosyasına hiçbir delil sunmadığı, davalının “...” markalı ürünlerinin satış rakamlarının da, davalının faaliyette bulunduğu pazar ilişkilerini etkileyecek ölçüde olduğunun söylenmeyeceği, davalının dava dosyasına sunmuş olduğu diğer deliller olan, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün enzim katkılı ürünler tescil belgesi örneği, TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsüne ait test analiz raporu örneği ve “Morenzo” markalı ürününün kullanım alanı, şekli, zamanı ve miktarını anlatan tarihsiz belge örneğinin de, “...” markasının kullanımından ziyade kulanım niyetini tevsik edebildiği, 2021 yılında, yani davalının dava konusu markasını tescil ettirdikten 7 yıl sonra temin edilen bu izin ve belgelerin, davalının markasının ciddi kullanımını göstermediği, aksine davalının “...” markalı ürünleri piyasaya sunmak için 2021 yılında henüz harekete geçtiğini ispat ettiği, söz konusu belgelerde adı geçen “... İç ve Dış Tic. A.Ş.” ile davalının ticari/organik ilişkisinin bilgi ve belgelerinin de, dava dosyası içeriğine yansıtılmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne, dava konusu 2012/51236 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından verilen kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, SMK'nın yürürlük hükümlerini düzenleyen 192. maddesine bakıldığında SMK m. 26 hükmünün Kanun'un yayımladığı tarihten itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alınmışsa da yerel mahkemece hatalı bir şekilde SMK m. 26 hükmü uyarınca markanın iptaline karar verilmesinin açıkça usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili tarafından davaya konu marka kullanılmış olup, kullanım ispatının gerçekleştirilmediği kanaatine varılarak hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, mahkeme dosyasına sunulan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün enzim katkılı ürünler tescil belgesi örneği, TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsüne ait test analiz raporu örneği, ... markasının kullanımını gösterir fatura örnekleri, müvekkili ile ... Sanat Tarımsal Pazarlama ve Danışmanlık Sanayi Ticaret A.Ş. arasında imza altına alınan tek kullanıcılık sözleşmesine bakıldığında, müvekkili tarafından davaya konu markanın kullanımının gerçekleştirildiğinin açıkça görüldüğünü, marka sahibi tarafından bizzat kullanılmamanın markanın kullanılmaması anlamına gelmediğini, davaya konu markanın kullanımına ilişkin değerlendirmede müvekkilinin tek hissedarı olduğu ... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanıma konu belgelerin dikkate alınamayacağı ifade edilmişse de söz konusu hususun kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı şirketin faaliyet alanı doğrultusunda davaya konu ... markasının kullanımının gerçekleştirildiğini, kullanım ispatının her somut olayda subjektif kriterler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 9. maddesinde “Markanın Kullanılması” başlığı altında, birinci fıkrada; “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” denildiği, aynı Kanun'un 26. maddesinde de, “İptal Halleri ve İptal Talebi” başlığı altında, bir markanın iptaline karar verilebilecek haller arasında, birinci fıkrada; “Dokuzuncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerin mevcut olması” halinin düzenlendiği, aynı Kanunun Geçici 4. maddesinin 1. Fıkrasında da; “26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.” hükmünün bulunduğu, 6769 sayılı SMK'nın, tescilli marka hakkı sahibine markasını ciddi olarak kullanma yükümlülüğü getirdiği, mevzuatta geçen “ciddi biçimde kullanım”ın ne olduğu mevzuatın lafzında açıklanmamış ise de, “markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması”nın kastedildiği, somut olayda, davalının, adına tescilli 2012/51236 sayılı markasının, tescilli olduğu emtiada, 6769 sayılı SMK’nın 9. ve 26. maddeleri hükümlerine uygun olarak ciddi biçimde kullanıldığı hususunun yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilemediği, söz konusu markanın kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...