T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1031 - 2025/1184
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1031
KARAR NO : 2025/1184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2022
NUMARASI : 2021/314 E. - 2022/325 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2022 Tarih ve 2021/314 Esas - 2022/325 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin " ... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun SMK'nın 5 maddesi uyarınca marka olarak tescil edilmesi mümkün olmadığı gibi dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının da oluştuğunu, müvekkilinin markalarını maruf ve meşhur hale getirdiğini, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, 2021-M-6730 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " şekil+ ... ... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir ibare olduğu, dava konusu başvurunun SMK' nın 5/1-b-c maddeleri gereğince tescili engeli bulunduğu, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-6730 sayılı YİDK kararının iptaline ,dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru başvuruda yer alan ve "..." ibaresinin başına eklenen "..." ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bulunan ve tanımlayıcı olmayan bir ibare olduğunu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak SMK'nın 5/1-ve c maddeleri anlamında tescili engeli bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun asli unsurunun "... ..." ibarelerinden oluştuğu, Türkçe’de konuşma ve yazma diline yerleşik olan “... olanı” doğrudan işaret eden hüviyeti itibariyle, sağlanan mal ve/veya hizmetin “emsallerine, türdeşlerine nazaran en elverişli/yararlı/müsait/muvafık/oranlı” olduğu yönünde açık ve belirgin bir mesaj veren "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 35 sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/2224 E- 2019/3707 K, 2018/4681 E- 2019/6004 K sayılı ilamlarında da aynı sonuca ulaşıldığı, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin de başvurunun tertip tarzı itibariyle başvuruda yer alan diğer ibarenin kısaltması olduğunun ilk bakışta farkedilebildiği, buna göre, tescili istenen 35 sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmayan ve tanımlayıcı bulunan "..." ibaresi ile bu ibarenin baş harflerinin kısaltılmasıyla kullanılmış halinin, bir markanın esas/tek unsuru olarak kullanılarak, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanması ve o ticari kaynağın mal ve/veya hizmetlerini diğer ticari kaynakların aynı mal ve/veya hizmetlerinden ayırması mümkün olmadığından dava konusu başvurunun bir bütün olarak SMK'nın 5/1-b ve c bentleri uyarınca tescili engeli bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3- İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.