T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1035 - 2025/1188
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1035
KARAR NO : 2025/1188
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2022
NUMARASI : 2021/278 E. - 2022/216 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnce verilen 12/09/2022 Tarih ve 2021/278 Esas - 2022/216 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğu, davalı Şirketin 2020/60441 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, dava konu başvuru sahibi davalının bu karara itirazının da dava konu YDİK kararı ile kabul edilerek başvurunun reddi kararının kaldırıldığını, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsur olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen asli unsur olarak yer aldığını, başvurudaki "..." ibaresinin davalının çatı markası olup iltibas değerlendirmemesinde dikkate alınmayacağını, dava konusu marka ile davacı markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerde
kullanılacağını, tüketicinin büyük kısmının çocuklar olduğunu ileri sürerek, 2021-M-5976 sayılı sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle, davalının "... ... +şekil " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle de bütünü itibariyle bıraktığı izlenim de dikkate alındığında görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsur olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen asli unsur olarak yer aldığını, başvurudaki "..." ibaresinin davalının çatı markası olup iltibas değerlendirmemesinde dikkate alınmayacağını, dava konusu marka ile davacı markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerde
kullanılacağını, tüketicinin büyük kısmının çocuklar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ..." ibareli dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan ve taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan "..." ibaresi dava konusu başvuruda baskın unsur olarak değil ayırt ediciliği düşük bulunan tali unsur niteliğinde olduğu, bu nedenle dava konusu başvurudaki asıl vurgunun davalı Şirketin "..." lider markasının üzerinde bulunduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, YGHK'nın 2017/11-114 E-2018/1995 K sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4217 E-2025/2711 K sayılı ilamlarında da aynı sonuçlara ulaşıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.