T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1028
KARAR NO : 2025/1203
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/01/2023
NUMARASI : 2022/205 E. - 2023/16 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/01/2023 tarih ve 2022/205 E. - 2023/16 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin mütevelli heyeti başkanı ve kurucularından olduğu ... Üniversitesi, ... Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından “... Meslek Yüksekokulu” olarak temelleri atılmış olup, 09.09.2009 tarih ve 24480 sayılı kuruluş kararının 17.09.2009 tarih ve 27352 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla meslek yüksekokulu olarak yükseköğretim sistemine katılmış olduğunu, 10.10.2010 tarihinde de ön lisans eğitim-öğretimine başlamış bir vakıf yükseköğretim kurumu olduğunu, ... Üniversitesinin 31.05.2012 tarih ve 28309 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Ek Madde 146’daki Kuruluş Kanunu ile kamu tüzel kişiliğini kazanmış olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalar yönünden tescil ve koruma bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin, ... VE ... esas unsurlu markalarına yaptığı yatırım, harcadığı emek ve sermaye ile markalarına ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin dava konusu 2021/093643 nolu ... ... ibareli marka müracaatında bulunduğunu, redde mesnet gösterilen marka ile müvekkili markasının SMK md. 5/1-ç anlamında hiçbir benzerlik taşımadığını, incelemede dava dışı marka sahibi adına tescilli olan markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerde 6769 sayılı SMK’nın 9. maddesi anlamında kullanılmadığını, dolayısıyla SMK'nın aradığı anlamda ciddi surette kullanılmayan marka gerekçe gösterilerek müvekkili başvurusunun kısmen reddedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 2022-M-4200 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... ibaresinin, redde mesnet markanın asli ve ayırt edici unsuru olan “...” ibaresinin, davacı ... başvurusu içerisinde aynen ve esas unsur olarak yer aldığını, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa tescilinin, SMK 5/1-b-c-d bentlerine göre reddedilemeyeceğini, somut olayda başvurunun SMK’nın 5/1-ç maddesi kapsamında hukuka uygun olarak reddedildiğini, SMK'nın 5/2. maddesinin uygulanma imkanı da bulunmadığını, SMK'nın 5/1-ç maddesinin kamu düzenine ilişkin bulunduğunu, bu maddeye ilişkin tek istisnasının muvafakat verilmesi olduğunu, öte yandan SMK'nın 6/3 ve 6/5. maddelerinin marka sahibine, mevcut bir markayı göz ardı ederek tescil yapma imkânı değil, bir marka başvurusuna itiraz etme veya tescilli bir markayı hükümsüz kıldırma hakkı verdiğini, SMK'nın 5/1-ç hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleştiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK. 19.11.2003 T, E. 2003/11-578, K. 2003/703) YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği (Y11.HD, 21.01.2010 T, 2008/4266 E 2010/586 K), dava konusu 2021/093643 sayılı marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu edilen "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri."nin redde mesnet 2017/25556 sayılı marka kapsamında aynen bulunduğu, dava konusu marka başvurusu incelendiğinde, renk, şekil ve kelime unsurlarından oluştuğu, dikdörtgen bir zemin üzerinde açıktan koyuya değişecek şekilde kırmızı renk tonlarını barındıran daire şekline yer verildiği, bu dairenin sağ üst kısmının kapanmadığı, içe doğru boşluk oluşturacak şekilde kesikli olduğu, bu daire içinde "..." kelimesi yer verildiği, "..." kelimesinin yanında, dairenin dışında kalacak şekilde "airlines" ibaresine yer verildiği, söz konusu ibarenin "havayolları" anlamına gelen ve ilgili tüketici kesimi nezdinde anlamı bilinen İngilizce bir söz grubu olduğu, söz konusu ibarenin anlamı itibariyle davaya konu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun umumi intiba olarak ayırt ediciliğini sağlayan unsurun "Şekil+..." ibaresi olduğu, redde mesnet marka incelendiğinde, renk, şekil ve kelime unsurlarından oluştuğu, siyah kare zemin üzerine gri renk ile stilize bir şekilde yazılı "..." ibaresinden oluştuğu, "i" harfinin üzerinde bulunan "nokta"nın turuncu renk ile yazıldığı, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet marka bir bütün halinde karşılaştırıldığında; "..." ibaresinin müşterek bulunmasından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunsa da, karşılaştırılan markaların tıpa tıp aynı olmadığı, gerek dava konusu marka başvurusunda, gerekse redde mesnet markada yer alan şekil" unsurlarının, bu markaların genel görünümüne asgari düzeyde somut ayırt edicilik kattığı, SMK'nin AB mevzuatıyla uyumunun arttırılmasına ilişkin Kanun Koyucunun amacı doğrultusunda SMK m.5/1-ç bendinin dar yorumlanmasının Kanun Koyucunun amacına uygun olduğu, davacı yanın önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak müktesep hakkının iş bu dava konusu marka başvurusu bakımından mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 2022-M-4200 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın tüm yönleri ile reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, 2021/093643 sayılı dava konusu davacı ... başvurusu kapsamından çıkarılan hizmetlerin, redde mesnet gösterilen markanın tescil kapsamındaki çekişmeli hizmetlerle aynı/aynı tür olduğunun tespit edildiğini, mal ve hizmetlerin yanı sıra markaların da SMK 5/1-ç anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tasviri ve geri plandaki kullanımların varlığının markaları birebir aynı olmaktan çıkarsa dahi aralarındaki ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldırmadığını, aksi yorumun kanun koyucunun iradesinin yerine geçmek ve SMK 5/1-ç maddesini fiilen ortadan kaldırarak uygulanamaz hale getirmek olacağını, söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi, kelime unsurunun kullanımı ve konumlandırılışı göz önüne alındığında markanın asli unsurunun kelime olduğunu, markanın baskın ve ayırt edici esas unsurunun ... ibaresi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta farkedilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olması gerektiği, somut olayda davacının başvuru konusu yaptığı "... ...+şekil" ibareli marka ile davalının resen redde mesnet aldığı "..." ibareli marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olmadığı, zira, davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan şekil unsurunun mesnet markada aynen yer almadığı, markaların genel görünüm itibariyle farklı kompozisyon içerdiği, bu açıdan başvuru ve redde mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun söylenemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/190 Esas, 2022/3946 Karar ve 24/05/2022 Tarihli, "...+şekil" - ...+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...