T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/905
KARAR NO : 2025/1058
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (... )
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2022
NUMARASI : 2021/323 E. - 2022/351 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2022 tarih ve 2021/323 E. - 2022/351 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1992 yılında ... tarafından kurulduğunu ve uzun yıllardır süt ürünlerinin üretimi ve satışı faaliyetleriyle iştigal ettiğini, 2000 03670, 2005 03529, 2006 28764, 2008 22250, 2008 22832 sayılı “...” ve ...” ibareli markalarını uzun yıllardır aktif olarak kullandığını, dava konusu 2020/10225 sayılı "... mamülleri" ibareli markanın davacının tescilli ve tanınmış bu markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, zira karşılaştırılan markalarda birebir ortak olan “...” ibaresinin esas unsur hüviyetinde kullanıldığını, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, müktesep hak iddialarına mesnet alınan 2016/19487 sayılı markanın davacının markalarından çok sonraki bir tarihte tescile bağlandığını, yine müktesep hakka mesnet 131357 sayılı markanın da Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/240 E.- 2020/190 K. sayılı kararı ile davalının kullanmaması nedeniyle iptal edildiğini, davalı şahsın aynı sektörde faaliyet gösteren davacının tanınmış markalarını kendisine marka olarak seçmesinin ve dahi markası kullanmama nedeniyle iptal edilmişken aynı markanın tescili için tekrar bir başvuru yapmasının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nin 12.10.2021 tarih ve 2021-M-5859 sayılı kararının iptaline ve 2020/10225 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, daha önce verilen 12.10.2021 tarih ve 2021-M-5859 sayılı kararda itirazın reddine gerekçe gösterilen ve öncelik hakkı olduğu iddia edilen markanın numarasının yanlış yazılması nedeniyle ,marka numarasının düzeltilmesine ilişkin yeniden verilen 09.03.2022 tarih ve 2022-M-1813 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan bir benzerlik bulunmasına rağmen dava konusu edilen markanın kapsamından davacının tescilli markalarının kapsamına giren emtiaların çıkartılmış olduğunu, kalan emtialar açısından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca davalı şahıs adına 131357 sayı ile tescilli markadan doğan bir müktesep hakkın söz konusu olduğunu, her ne kadar davacı taraf bu markanın kullanmama nedeniyle iptal edildiğini ileri sürüyor ise de, bu kararın henüz kesinleşmediği ve istinaf aşamasında olduğu cihetle somut uyuşmazlığa esas alınamayacağını, zira YİDK kararının inşa olunduğu tarihte bu markanın halen hüküm ifade ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markaların iltibas yaratacak derecede benzer olmadıklarını, davalının önceki tarihlerde 131357 sayı ile tescilli markasından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu, davacının bu markanın tescil sayısının dava konusu edilen YİDK kararında yanlış yazılmış olmasından bir hak elde edemeyeceğini, dava konusu edilen YİDK kararında müktesep hak iddialarına mesnet alınan ve müvekkili adına 2016/19487 sayı ile tescil edilmiş olan markanın tescil işlemleri aleyhine açılan Ankara 2. FSHHM’nin 2017/133 E. 2017/299 K. sayılı dosyasının Yargıtay incelemesinden de geçerek davacı aleyhine/davalı şahıs lehine sonuçlandığını, bu nedenlerle davalının huzurdaki davaya konu edilen 2020/10225 sayılı markasının kesinleşmiş mahkeme kararlarına konu edilen davalının müktesep hakkı karşısında tescile bağlanmasının gerektiğini, davacının iddialarına mesnet aldığı Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/240 E.- 2020/190 K. sayılı dosyasına sunulmuş olan ilk bilirkişi raporunda davalının davaya konu 131357 sayılı markasını kullandığınının kabul edildiğini, nitekim bu uyuşmazlığın henüz istinaf incelemesinde olduğunu ve somut uyuşmazlık açısından önem arz etmediğini, zira dava konusu edilen YİDK kararının verildiği tarihte davalının 131357 sayılı markasının henüz hüküm ifade ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile birlikte 2021-M-5859 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmişse de, söz konusu YİDK kararı, 2022-M-1813 sayılı YİDK kararı ile düzeltildiğinden, yargılama safahati içinde, 2022-M-1813 sayılı düzeltme kararının varlığı tahtında 2021-M-5859 sayılı YİDK kararının iptali istemi konusuz kaldığından 2021-M-5859 sayılı YİDK kararının iptali istemi bakımından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarının kapsamına giren, 29.sınıftaki “süt ve süt ürünleri” ile ilintili emtialar ile dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 29.sınıftaki emtiaların aynı/benzer/türdeş olduğu, davacının sadece 2005 03529 sayılı markası kapsamına “süt ve süt ürünleri”nin girmediği, ayrıca dava konusu edilen markanın kapsamında, bu ürünlerin 35.sınıf altında toptan/perakende satışı/mağazacılık hizmetlerinin de kaldığı, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, 29.sınıfa giren bir kısım emtiaların toptan/perakende satışı/mağazacılık hizmetleri ile davacının markalarının tescilli olduğu aynı/aynı tür emtiaların yakın bağlantılı bulunduğu ve birbirini tamamladığı, benzer alıcı çevresine hitap ettiği, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profillerinin aynı olduğu ve benzer markaları bu mal ve hizmetlerde gören tüketicilerin markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmasının mümkün olduğu, davacının 2005 03529 (Şekil+...) ve 2008 22832 (Şekil+...") sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal/kavramsal açılardan benzerlik olduğu, davacının diğer markaları açısından böyle bir benzerlik bulunmadığı, davacının 2005 03529 sayılı markası kapsamında yer alan emtialar ile dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığı, bu nedenle söz konusu marka bakımından her ne kadar işaret benzerliği bulunsa da, emtia benzerliği bulunmadığından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturmadığı, davacıya ait 2008 22832 sayılı marka ile dava konusu markanın; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, kapsamlarındaki bir kısım emtiaların da benzer olduğu nazara alındığında, dava konusu marka kapsamında yer alan "29.SINIF:Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).den süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." mal ve hizmetleri bakımından dava konusu marka ile davacıya ait 2008 22832 sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalı şahsın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 131357 ve 2016/19487 sayılı markalardan 131357 sayılı markanın, dava konusu edilen markadan farklı bir tertip tarzıyla oluşturulmuş bir işaret ihtiva ettiği gerçeği gözetildiğinde, davalının 131357 sayılı markasının asli unsuru korunarak dava konusu markanın oluşturulduğu söylenemeyeceğinden davalının bu markasına dayalı olarak müktesep hak iddia edemeyeceği, 131357 sayılı markanın müktesep hak iddiasına mesnet olamayacağı belirtilen gerekçe ile tespit edildiğinden söz konusu markanın kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin yürütülen Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/240 Esas sayılı dava dosyasında verilmiş ilk derece mahkemesi hükmünün kanun yolu aşamasındaki neticesinin bekletici mesele yapılmadığı, davalının müktesep hak iddiasına mesnet aldığı 2016/19487 sayılı marka görselinin ise, huzurda dava konusu edilen markayla birebir aynı olduğu, ayrıca her iki markanın kapsadığı 29. sınıftaki emtiaların da aynı olduğu, başka bir deyişle; 2016/19487 sayılı marka kapsamında yer alan "Süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtialarının, dava konusu marka kapsamında yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).den süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtialarını kapsadığı, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 27.01.2020 tarihi ile, müktesep hak iddiasına mesnet gösterilen 2016/19487 sayılı markanın 04.04.2017 olan tescil tarihi açısından somut olay değerlendirildiğinde, davalının 2016/19487 sayılı markasının tescilinden itibaren yaklaşık 2.5 yıl geçtikten sonra davaya konu markanın tescil başvurusuna konu edildiği saptanmışsa da, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12.07.2017 tarih 2017/133 Esas 2017/299 Karar sayılı kararında; 2016/19487 sayılı markanın hükümsüzlüğü ileri sürülmüşse de, anılan ... ibareli işareti, 29. sınıftaki; "süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik" ürünleri için markasal kullanım önceliğinin davalıya ait bulunduğu, davalının markasının davacı markalarından daha önce tescil edildiği, davacı ... davalı markalarının davacının ilk tescilinin oluştuğu 2000 yılından bu yana eşzamanlı tescilli ve kullanımda olduğu, bu yönden davalının önceki marka tescilinden kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek 30.09.2019 tarihinde kesinleştiği, buna göre; davalı şahsın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 2016/19487 sayılı markanın taraflar arasında kesinleşmiş yargı kararı ile çekişme konusu olmaktan çıktığı, yine kesinleşmiş yargı kararı ile davalı şahsın ... ibareli işareti 29. Sınıftaki; "süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik" ürünleri için markasal kullanım önceliğinin bulunduğu hususları dikkate alındığında, davalı şahsın 2016/19487 sayılı markasının davaya konu marka kapsamında yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).den süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtiaları bakımından müktesep hak iddiasına mesnet olabileceği, dolayısıyla, davacının, söz konusu emtialar bakımından dava konusu markanın başvurusunun reddini/hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, davacının “...”lü markalarının, gıda sektöründe (dahi) Türkiye genelinde “tanınmış” olduğunun söylenmesinin mümkün görülmediği, SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet bir markanın bir kısım emtialar bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, 2021-M-5859 sayılı YİDK kararının iptali istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 2022-M-1813 sayılı YİDK kararının iptali istemi bakımından davanın kısmen kabulü ile; "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 2022-M-1813 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2020/10225 sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını 2000 yılından bu yana kullandığını, bu nedenle 2016 yılından itibaren var olan 2016/19487 sayılı markanın davalıya öncelik hakkı verdiğinin kabul edilemeyeceğini, markalar arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, 2016/19487 sayılı markanın tescil tarihi itibariyle süre yönünden davacıya müktesep hak sağlamayacağını, bu markanın tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmadığını, kesinleşmiş olmakla birlikte hatalı bulunan Ankara 2.FSHHM'nin 2017/133 Esas sayılı dosyasının müktesep hakta mesnet olmayacağını, müvekkilinin markayı yıllardır aktif ve yoğun olarak kullandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının 2008/22832 sayılı markasının kapsamında "süt ve süt ürünleri(tereyağı dahil)" mallarının bulunmadığını, bu nedenle dava konusu marka kapsamında 35.sınıfın 5.alt sınıfında "hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil) mallarının kalmasının gerektiğini, YİDK kararının usul ve yasaya uygunu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde ; asıl davadaki YİDK kararı iptali istemi yönünden maddi hata düzeltmesi davalı Kurum tarafından yapıldığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece mesnet kabul edilen 2008/22832 sayılı davacı markasının kapsamında benzer emtia bulunmadığını, müvekkilinin 131357 sayılı marka yönünden de müktesep hakkının bulunduğunu, 29.sınıfta müktesep hak kabul edilmişken 35.sınıfın 5.alt sınıfında bu malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu zira bir malı üretenin onu satmasının da doğal olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, "...Davalı şahsın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 131357 sayılı markanın, dava konusu edilen markadan farklı bir tertip tarzıyla oluşturulmuş bir işaret ihtiva ettiği, bu nedenle davalının bu markasına dayalı olarak müktesep hak iddia edemeyeceği, bu nedenle söz konusu markanın kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin davanın bekletici mesele yapılmadığı, davalının müktesep hak iddiasına mesnet aldığı 2016/19487 sayılı marka görselinin ise, huzurda dava konusu edilen markayla birebir aynı olduğu ayrıca 2016/19487 sayılı marka kapsamında yer alan "Süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtialarının, dava konusu marka kapsamında yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).den süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtialarını kapsadığı, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 27.01.2020 tarihi ile, müktesep hak iddiasına mesnet gösterilen 2016/19487 sayılı markanın 04.04.2017 olan tescil tarihi açısından somut olay değerlendirildiğinde, davalının 2016/19487 sayılı markasının tescilinden itibaren yaklaşık 2.5 yıl geçtikten sonra davaya konu markanın tescil başvurusuna konu edildiği saptanmışsa da, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12.07.2017 tarih 2017/133 Esas 2017/299 Karar sayılı kararında; ... ibareli işareti, 29. sınıftaki; "süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik" ürünleri için markasal kullanım önceliğinin davalıya ait bulunduğu, davalının markasının davacı markalarından daha önce tescil edildiği, davacı ... davalı markalarının davacının ilk tescilinin oluştuğu 2000 yılından bu yana eşzamanlı tescilli ve kullanımda olduğu, bu yönden davalının önceki marka tescilinden kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek 30.09.2019 tarihinde kesinleştiği, buna göre davalı şahsın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 2016/19487 sayılı markanın taraflar arasında kesinleşmiş yargı kararı ile çekişme konusu olmaktan çıktığı, yine kesinleşmiş yargı kararı ile davalı şahsın ... ibareli işareti 29. Sınıftaki; "süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik" ürünleri için markasal kullanım önceliğinin bulunduğu hususları dikkate alındığında, davalı şahsın 2016/19487 sayılı markasının davaya konu marka kapsamında yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).den süt, tereyağ, peynir, lor, yoğurt, ayran, kesik." emtiaları bakımından müktesep hak iddiasına mesnet olabileceği, dolayısıyla, davacının, söz konusu emtialar bakımından dava konusu markanın başvurusunun reddini/hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği" kabul edilmiştir.
Ne var ki mahkemece 131357 sayılı markanın, dava konusu edilen markadan farklı tertip tarzıyla oluşturulmuş bir işaret ihtiva etmesi nedeniyle davalıya müktesep hak sağlamayacağından kullanmama nedeniyle iptal davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı ve 2016/19487 sayılı markanın da davalıya müktesep hak sağladığı kabul edilmiş ise de, davacı tarafından davalının 2016/19487 sayılı markasının hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/05/2018 tarih, 2017/1706 Esas, 2018/592 Karar sayılı kararı ile 2016/19487 sayılı marka başvurusu yönünden açıkça davalının 131357 sayılı markasının kendisine kazanılmış hak sağlayacağının kabul edildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih, 2018/4587 Esas, 2019/5985 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, 131357 sayılı marka işaretinin, dava konusu başvuru yönünden de davalıya kazanılmış hak sağlayacağı hususu tartışma konusu olmaktan çıktığı halde mahkemece yanılgılı gerekçe ile 131357 sayılı markanın müktesep hak sağlamadığının ve 2016/19487 sayılı markanın ise süre yönünden yasal şartları sağlamadığı halde müktesep hakka mesnet olduğunun kabul edilmesi doğru değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olayda da, 131357 sayılı markanın davalıya müktesep hak sağlayabilmesi için, dava konusu markanın başvuru tarihinden evvelki süreçte aktif ve ticari etki doğurur bir şekilde, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bilfiil kullanılması gerekmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2013 tarih, 2012/1496 Esas- 2013/3805 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere kullanmama nedeniyle iptal kararı, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren etkili olup talep edilmesi ve iptale yol açan sebebin daha önceki bir tarihte gerçekleştiğinin belirlenebilmesi halinde , iptal hükmünün geçmişe yönelik etkisinin tespit edilecek bu tarihten başlatılması da mümkündür. Bu durumda 131357 sayılı marka hakkında açılan Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/240 Esas sayılı kullanılmama nedeniyle iptal davasının, iş bu davanın sonucu etkileyeceği kuşkusuzdur. O halde, somut uyuşmazlığın çözümünde anılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gereklidir. Sonucunun beklenilmesi gereken kullanmama nedenine dayalı markanın iptali dosyası, ayrıca işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğindedir. Bu nedenlerle, anılan kararın kesinleşmesinden sonra, yukarıda açıklandığı üzere 2016/19487 sayılı markanın da işbu davanın konusu olan başvuru yönünden kazanılmış hak sağlamayacağı gözetilmek suretiyle, yeni bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de, mahkemece, bilirkişi raporundaki tabloya itibar edilerek davacıya ait 2008/22832 sayılı marka ile dava konusu markanın kapsamlarındaki bir kısım emtiaların benzer bulunduğu, ne var ki bilirkişi raporundaki tablodan farklı olarak 2008/22832 sayılı markanın TÜRKPATENT sistem sorgulamasına göre 29.sınıftaki "süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" emtialarında tescilli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan yönden herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi de yerinde olmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davalılar vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 21/12/2022 gün ve 2021/323 E. - 2022/351 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...