T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/778 - 2025/1097
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/778
KARAR NO : 2025/1097
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2021
NUMARASI : 2020/49 E. - 2021/35 K.
UETS
DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2021 tarih ve 2020/49 E. - 2021/35 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2013 05287/1, 2013 08051/5, 2015 05815/1 ve 5, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra sayılı tasarımlar ve 2014/00046 sayılı faydalı modelin sahibi olduğunu; davalı şirketin TÜRKPATENT nezdinde 2019/03003 sayılı tasarım başvurusunda bulunduğunu, başvurularının yayınlandığını, müvekkilinin söz konusu başvuruya YİDK nezdinde itiraz ettiğini, itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edici niteliği haiz olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019/T-1040 sayılı kararının iptaline ve 2019 030003/1, 2, 3, 5 ve 6 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirkete ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu yenilik ve ayırt edicilik araştırması yapılırken incelemenin bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılması gerektiğini, dava konusu ürünlerde bilgilenmiş kullanıcının ise soğutucu dolaplar konusunda uzman kişi olmayıp, ürünü belli bir süre kullanmış ve soğutucu dolap konusunda temel düzeyde bilgi sahibi kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019 030003/1 nolu davalı tasarımı, mesnet gösterilen 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2013 05287/1, 2013 08051/5, 2015 05815/1, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra numaralı tasarımlar karşısında ve ayrıca 2014 00046 sayılı faydalı model karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, fakat mesnet gösterilen 2015 05815/5 sıra numaralı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dava konusu 2019 030003/2 nolu davalı tasarımı, mesnet gösterilen 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2013 05287/1, 2013 08051/5, 2015 05815/1 ve 5, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra numaralı tasarımlar karşısında ve ayrıca 2014 00046 sayılı faydalı model karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dava konusu 2019 030003/3 nolu davalı tasarımının, mesnet gösterilen 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2013 05287/1, 2013 08051/5, 2015 05815/1 ve 5, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra numaralı tasarımlar karşısında ve ayrıca 2014/00046 sayılı faydalı model karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; dava konusu 2019 030003/5 nolu davalı tasarımının, mesnet gösterilen 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2015 05815/1 ve 5, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra numaralı tasarımlar karşısında ve ayrıca 2014 00046 sayılı faydalı model karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, fakat mesnet gösterilen 2013 05287/1, 2013 08051/5 sıra numaralı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; dava konusu 2019 030003/6 nolu davalı tasarımının, mesnet gösterilen 2004 02485/1, 2010 04604/1, 2013 05287/1, 2013 08051/5, 2015 05815/1 ve 5, 2015 06188/1, 2016 04131/1, 2016 05971/1, 2016 08066/1, 2016 08328/1-2, 2018 06710/1, 2018 07202/1-2, 2018 07695/1-2, 2019 00305/1, 2019 01429/1-2-4, DM 091514/1, DM 091514/3, DM 091514/5, DM 091514/6 sıra numaralı tasarımlar karşısında ve ayrıca 2014 00046 sayılı faydalı model karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, 2019/T-1040 sayılı YİDK kararının 2019 030003/2, 3 ve 6 sıra numaralı tasarımlar açısından uyumlu, 2019 030003/1 ve 5 sıra numaralı tasarımlar açısından uyumsuz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2019/T-1040 sayılı kararının 2019 03003/1 ve 5 nolu tasarımlar yönü ile iptaline, 2019 03003/1 ve 5 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi heyetince mutlak yenilik incelemesi yapılmadığını, rapordaki incelemenin de denetime elverişli olmadığını, 2, 3 ve 6 sıra sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, boyut ve renk farklılığının tasarıma yenilik ve ayırt edicilik katmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu tasarımın genel izlenim olarak farklı unsurlar içerdiğini, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, 1 ve 5 sıra nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını haiz olduğunu, raporun kendi içinde çelişki taşıdığını, taraf tasarımlarının benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararı iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanun'la sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, davaya konu tasarımlar soğutucu dolaplara ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 2, 3 ve 6 sıra nolu tasarımların mesnet tasarımlar ve faydalı model karşısında yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş ve taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları da giderilmemiştir.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/02/2021 gün ve 2020/49 E. - 2021/35 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Taraf vekillerince istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.