T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/998 - 2025/1177
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/998
KARAR NO : 2025/1177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2023
NUMARASI : 2022/173 E. - 2023/93 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2023 tarih ve 2022/173 E. - 2023/93 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/110189 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin 2009/62476 ve 2018/111984 sayılı ve "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ... 2022-M-3668 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadığını, tüketicilerin markaların başlangıç kısmına yoğunlaşacağını, ortak unsurun ayırt ediciliği düşükse benzerlik incelemesinin farklılaşan unsurlarla birlikte bütünsel izlenime odaklanılarak yapılacağını, müvekkilinin ilgili sınıflarda kazanılmış hak teşkil eden markalarının da bulunduğunu ileri sürerek, 2022-M-3668 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında işaret ve emtia benzerliğinin bulunduğunu, tescilli sınıflarda "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olarak kabul edilemeyeceğini, başvurunun tüketici nezdinde iltibasa yol açacağını, tüketici kitlesinin çocuklar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirkete ait 2009/62476 sayılı markanın koruma süresinin 20.11.2019 tarihinde dolduğu, koruma süresinin bitiminden itibaren de tanınan ek süre dâhil yenilenmediği ve hükümden düştüğü; davaya konu markanın dava konusu edilen (reddedilen) 30. sınıfta yer alan mallarının tamamının, 32. ve 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerinin davalı şirketin markasındaki mallar ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu; ayırt edici gücü zayıf olsa da, minimum tescil edilebilirlik şartını yerine getiren kelime unsurlarının tescil edilmesinin olağan olduğu, buna karşın söz konusu durumun, bu markaların koruma kapsamlarının geniş olduğu anlamına gelmediği, bu kapsamda, eğer markalar ayırt edici niteliği düşük olan bir unsuru ortak olarak içeriyorsa, karıştırılma olasılığı değerlendirmesi, ortak olmayan unsurların markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime etkisi hususuna odaklanacağı; bu kapsamda, taraf markalarında yer alan ortak "..." ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar ve hitap edilen tüketici kesimi, ortalama alıcı kitlesi ve nihayetinde halk nezdinde, davalı şirketin tescilli markasında yer alan malları ve davaya konu markanın tescile konu edilen mal ve hizmetleri açısından tanımlayıcı hale ulaşmadığı, fakat toplum belli bir kesimi tarafından günlük hayatta kullandığı veya karşısına çıkan bir ibare olması karşısında ayırt ediciliğinin düşük düzeyde kaldığı; davacı yan markasında yer alan "..." ibaresi, her ne kadar söz konusu ibarenin de İngilizce olduğu görülmüşse de, özellikle bir kısım 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar açısından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, mutfakta kullanılan bir terim olması yanında, günümüzde kahve tüketiminin artması, kahve kültürünün, özellikle büyükşehirler, turistik yerler, alışveriş merkezlerinde yoğun olacak şekilde çeşitli satış noktaları, dükkanlar şeklinde yaygınlaşması, büyük zincir kahve firmalarının, içecek servis hizmetleri sektöründe ve perakendecilikte hizmet vermeye başlamaları, şubeleşmeleri karşısında 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar içerisinde yer alan "kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar, biralar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" açısından ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, diğer mallar açısından ise ayırt edicilik gücünün zayıf düzeyde kaldığı; dava konusu markada, her ne kadar şeklin, kelime unsuruna göre daha büyük kompozisyon edildiği görülse de "..." ve "..." ibarelerinin baskın olduğu, bardak formunun ayırt edicilik katmadığı, kelime unsurunun ise ön planda asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, "..." ve "..." kelimeleri açısından ise, "..." ibaresinin eşsiz, benzersiz, ayırt ediciliği çok yüksek, vurguyu ve alıcı kitlesinin dikkatini tek başına üzerine toplayan, markanın başlangıcına yerleştirilerek, asli dikkat ve vurguyu toplayan müşterek "..." ibaresine çağrışımı ve karıştırılmayı bertaraf edecek düzeyde ayırt edicilik katan bir ibare olmadığı, anlamsal olarak da yukarıda değinildiği üzere, özelikle bir kısım mallar açısından ayırt edici olarak kabul edilemeyeceği, kalan mallar açısından ise düşük düzeyde ayırt edici olduğu, dolayısıyla, davacı yanın markasındaki işbu ibare ile birlikte şekil ve renk unsurlarından doğan tali farklılıkların göz ardı edilebilir olduğu; davalı şirket markasında yer alan "..." ibaresi karşısında, davaya konu "..." markasının daha önce tescil edilip kullanılmakta olan "..." ibareli markaların bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığının algılanmasına yol açabileceği, netice olarak, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzerliği, birbirine yakınlığı, davacı markasında yer alan diğer unsurların genel olarak belli bir ayırt edicilik seviyesine çıkmadığı, taraf markalarını ayırmaya yetmediği, bu hali ile işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 25.03.2022 tarih ve 2022-M-3668 sayılı kararının 32. Sınıf "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Enerji içecekleri (alkolsuz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" 35. Sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar. Bebek mamaları, tıbbi amaçlı bitkiler, tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri, (tereyağ dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); protein ile zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri; belirtilen hizmetler, perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloğ ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir" mal ve hizmetleri bakımından iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin markaların başlangıç kısmına yoğunlaşacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verlmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine arar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin 05 ve 29. sınıf mallarda tescilli 2009/62476 sayılı markasının emtia benzerliği değerlendirmesinde dikkate alınmayacak olması nedeniyle, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliğinin 30. sınıf mallar, 32. sınıftaki bir kısım mallar ve 35/05. alt sınıfta bu malların satışı hizmeti yönünden gerçekleştiği, YİDK kararıyla başvuru kapsamından çıkartılan 35/05. alt sınıfta 05 ve 29. sınıf malların satışı hizmetleri yönünden ise emtia benzerliğinin bulunmadığı; dava konusu başvuruda davacının itiraza mesnet markasının esas unsuru olan "..." ibaresinin aynen yer aldığı, başvuruda bu ibarenin başına eklenen "..." ibaresinin ise başvuru kapsamından çıkartılan "kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar, biralar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" malları yönünden tanımlayıcı olup, emtia benzerliğinin bulunduğu diğer mallar yönünden ise ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dolayısıyla, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hale göre, dava konusu başvurunun davalının mesnet markasının yeni bir versiyonu gibi algılanabileceği, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.