T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/992 - 2025/1068
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/992
KARAR NO : 2025/1068 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2023
NUMARASI : 2022/216 E. - 2023/46 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 Tarih ve 2022/216 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı firmanın 2020/78020 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından “...”lu seri ve tanınmış markalarına dayalı olarak gerçekleştirilen itirazların TÜRKPATENT tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 66 yıllık ticari faaliyetleri içerisinde 1993 yılından beri “...” adı altında butik mağaza zincirini işlettiğini ve marketler açtığını, bugün Türkiye çapında 81 adet macrocenter mağazası ve 40 adet macrokiosk bulunduğunu, davacının “...” markasının “perakende satış hizmetleri” yönünden tanınmışlığının TÜRKPATENT tarafından da kabul edildiğini, dava konusu edilen markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayacağını, müvekkiline ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve müvekkilinin markasının itibarının zarar göreceğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzediğini, dava konusu edilen markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanması olasılığının yüksek olduğunu, 2018 83525, 2016 22627, 2018 83521, 2015 37207, 2015 18474, 2015 35900, 2012 06560, 2010 46527, 2018 44367, 2016 18427, 2016 18267, 2016 103493, 2014 43693, 2014 43688, 2014 46608, 2014 46630, 2014 46637, 2014 46615, 2014 44579, 2014 44575, 2009 42374, 2009 42371, 99 011019 ve 2010 60282 sayılı markalarının dava konusu edilen markanın tescili kapsamına alınmak istenilen 01, 05, 31 ve 44.sınıflara giren emtialarda tescilli bulunduğunu, dava konusu edilen markanın davalının www.macrocenter.com.tr uzantılı alan adına benzerliği nedeniyle de hükümsüz kılınmasının gerektiğini, davalı firmanın dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 31.03.2022 tarihli ve 2021-M-11553 sayılı kararının iptaline ve 2020/78020 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtialar açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönünde inşa olunmuş, somut uyuşmazlığa emsal olabilecek nitelikteki Yargı kararlarının mevcut olduğunu, davacının SMK m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarında bulunan "..., ..." ibarelerinin “büyük, geniş, mikro karşıtı” şeklindeki yerleşik anlamları nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliklerinin zayıf olduğunu, karşılaştırılan markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, aralarında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığının bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddialarını ispat edemediğini, müvekkilinin markasını tescil ettirmek istediği 01, 05, 31 ve 44.sınıflara giren mal ve hizmetlerle etkileşime geçecek müşteri çevresinin bilinçli, seçici, özenli ve daha ziyade profesyonel tüketicilerden oluştuğunu, davacının kötü niyet iddialarını ispat edemediğini, davalı firmanın "..." gibi bir çok tescilli markasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı 99 000293, 99 000295, 99 000296, 99 001458, 2004 41535 sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtialar yönünden davacının itirazlarına/davasına mesnet aldığı bir takım markalar tescilli ise de, sayılan markaların hiçbiri açısından somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren mal ve hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bunları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, bütün bu değerlendirmelere rağmen karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının “tanınmışlık” ve “alan adından kaynaklanan hak” iddialarının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı , TÜRKPATENT YİDK 'nın 31.03.2022 tarih ve 2021-M-11553 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının “...” VE “...” asıl unsurlu seri markaları ile “...” ibareli başvuru arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğini, kapsamları yönünden sınıfsal benzerlik şartının gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, davacının seri markalarından biri algısını yaratacağını, emsal Yargıtay kararlarında da müvekkili lehine karar verildiğini, "..." ibaresinin müvekkiline ait "www.....com.tr" alan adının da esas unsuru olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin tanınmış markalarının benzerinin seçilmesinin haklı bir sebebinin bulunmadığını, müvekkile ait markaların bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyası kapsamında davalı Şirket'in, 2020/78020 sayılı "..." ibareli markanın 1,5,31 ve 44.sınıflarda tescili için davalı Kurum'a başvurduğu, davacı Şirket'in "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, diğer fikri mülkiyet hakları ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının YİDK'nin 31/03/2022 tarih, 2021-M-11553 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 01/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 31/05/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince bir kısım davacı markaları yönünden işaretler benzer olmakla birlikte emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, bir kısım davacı markaları yönünden ise emtia benzerliği sağlandığı halde işaretlerin benzer olmadığı, sonuçta SMK'nın 6/1.maddesi koşullarının oluşmadığı, diğer iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 ve 6/6. maddeleri uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı ve dava konusu başvurunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 1,5,31 ve 44. sınıf mal ve hizmetler yer almaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu 1.sınıf mallar davacının 2018 83525 ve 2016 22627 sayılı markalarının, 5.sınıf mallar davacının 2016 22627, 2010 46527, 2015 18474, 2015
37207, 2015 35900 ve 2018 83521 sayılı
markalarının, 31.sınıf mallar davacının 2016 22627, 2016 18427, 2016 18267, 2014
43688, 2014 43693, 2014 44575, 2014 44579,
2014 46608, 2014 46615, 2014 46630, 2014
46637, 2016 103493, 2009 42371, 2015 37207,
2015 35900, 2018 44367, 2018 83521 sayılı
markalarının ve 44.sınıf hizmetler davacının 2018 83525 sayılı markasının kapsamında aynı/aynı tür/ benzer şekilde bulunduğundan, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru " "..." ibaresinden oluşmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer bir uyuşmazlığa ilişkin 15.12.2022 tarih ve 2021/11-929 E., 2022/1749 K. Sayılı kararında; "... dava konusu markadaki “... ...+Şekil” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları, davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin olduğu, dolayısıyla davacı markaları ile davalı Şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, bu itibarla davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu..." belirtilmiştir. Buna göre, somut olayda da "..." markasında öne çıkan esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki "genetik" ibaresinin yardımcı unsur niteliğinde bulunduğu, davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı Şirket'e ait "..." ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu kanaatine varıldığından, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, uyuşmazlık konusu olan 1,5,31 ve 44.sınıf mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de ihtiyaç duyulmamıştır.
Diğer taraftan davacı vekili, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/5. ve 6/6. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de, uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, Dairemizce davacının tanınmışlık ve diğer fikri mülkiyet haklarına dair iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi kötüniyet iddiası da ispatlanamamıştır.
Sonuç olarak; dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/02/2023 gün ve 2022/216 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 31/03/2022 tarih ve 2021-M-11553 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu 2020/78020 sayılı "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.100,00-TL bilirkişi ücreti, 182,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 154,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.928,00-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.089,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı şirket ile davalı ... tarafından yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.