T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/879
KARAR NO : 2025/1075
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2023
NUMARASI : 2022/120 E. - 2023/22 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada ANkara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2023 tarih ve 2022/120 E. - 2023/22 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı ...'in 2020/66400 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 41. sınıfta tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki 1959 yılında kurulmuş, metal sanayi işkolunda faaliyet gösteren işverenleri çatısı altında toplayan en büyük işveren sendikası olan müvekkilinin, "..." asli unsurunu taşıyan eğitim vakfı, teknoloji merkezi ve yayımlar olmak üzere çok sayıda markasının bulunduğunu, davalının tescilini istediği markanın müvekkilinin markası ile bir harf farkı haricinde aynı olduğunu, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliğin yanında, davalı markanın tescilinin talep edildiği 41. sınıftaki hizmetlerin müvekkilinin itiraza mesnet markalarının kapsamında bulunduğunu, bu itibarla markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinde olup davalı ...'in bu tanınmışlıktan yararlanarak haksız menfaat elde etme amacında olduğunu ve bu durumun müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğine zarar vereceğini ileri sürerek 2022-M-1333 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline ait markada büyük harfle ve lacivert kalın puntoyla yazılı ''...'' ibaresinin altında "..." ibaresi mevcut iken, davacının itiraza mesnet markasında büyük siyah harflerle ve kalın puntoyla yazılı ''...'' ibaresinin harf aralarında ayraç olarak kullanılmış şekilde "eğitim vakfı", "sınav ve belgelendirme merkezi", "Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası" gibi ibarelerin yer aldığını, dolayısı ile markaların benzer olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, markalar arasında 41. sınıfta yer alan ''Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.'' yönünden emtia benzerliği olsa da marka işaretleri benzer olmadığından ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markasının tanınmışlık kriterlerine sahip olmadığını ve müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında yer alan “41. sınıf: Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” davacıya ait markalar kapsamında yer alan hizmetler ile ayniyet taşımakla birlikte, bu hizmetlerin ilgili tüketicisinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda yer alan ve farklılık arz eden “K” harfinin görsel ve işitsel olarak baskın olup markaları farklılaştırdığı, taraf markalarının kısa kelime markaları olduğu gözetildiğinde, tek harf farklılığının dahi markaları farklılaştırmak için yeterli olduğu, dava konusu markada “...” ibaresine eklenen “K” harfinin kelimenin telaffuzunu değiştirdiği, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davacının dayanak markalarından uzaklaştığı, markaların renk ve şekil bakımından benzerliğinin bulunmadığı, taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı, tüketicilerin farklı marka ile karşı karşıya olduklarını algılayabilecekleri, davacının itiraz ve dava aşamasında dosyaya sunduğu belgelerin tanınmışlığın ispatı için yeterli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların kabul edilenin aksine, yazı stili ve kullanılan renkler bakımından birbirinden uzaklaşmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu marka kapsamında yer alan “41. sınıf: Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." hizmetlerin mesnet markalar kapsamında aynen yer aldığı ve davaya konu diğer hizmetler ile davacıya ait markalar kapsamında yer alan hizmetler arasında benzerlik ilişkisi bulunmadığı bildirilmiş ise de davalı markadaki 41. sınıf altında yer alan "haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri de tescilli markalarda bulunan dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetlerinin benzer olduğu, markaların esaslı unsurunu oluşturan ... ve ... ibareleri arasında görsel ve özellikle işitsel benzerliğin mevcut olup kullanılan renk tonu da nazara alındığında , markaların tüketiciler tarafından karıştırılması tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının dosyada buluna çok sayıda haber kupürü vs belgelerle tanınmış bir marka olduğu ortaya konulmuş olmasına rağmen tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediğinin kabulünün doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira taraf marka işaretlerinin asli unsurlarının dört harften oluşan kısa kelimelerden oluştuğu, öte yandan taraf markalarının ortak olarak kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin ortalama tüketicilerinin, dikkat ve özen düzeylerinin de yüksek bulunduğu, buna göre söz konusu markaların 41. Sınıf hizmetlerin ortalama tüketicilerince karıştırılmayacağı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da bir tescil engelinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...