T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/919
KARAR NO : 2025/1077
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2023
NUMARASI : 2018/756 E. - 2023/254 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/03/2023 tarih ve 2018/756 Esas - 2023/254 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1990 yılında kurulan ve demir çelik endüstrisi ve lastik kaplama sanayisi için makinalar ile farklı endüstri kollarına otoklav ve basınçlı ekipman imalatı yapan müvekkilinin eski elemanları tarafından kurulan davalı şirketin, ortaklarından ...'ın 02/07/2009-29/03/2017 tarihleri arasında müvekkilinin lastik kaplama makinaları proje yöneticisi, ...'ın 03/06/2014-13/04/2015 tarihleri arasında, elektrik otomasyon servis personeli ve ...'nin 07/09/2010-09/11/2015 tarihleri arasında proje satış mühendisi olarak çalıştığını, yine davalı şirket çalışanlarından ..., ... ve ...'in müvekkilinin eski çalışanları olduğunu, ...'ın müvekkili ile iş akdini feshettikten 7 gün sonra diğer davalı ... ile davalı şirketi kurduğunu, ...'ın lastik kaplama makinaları proje yöneticisi olarak çalışmış olması nedeniyle, müvekkilinin uzun yıllardan beri araştırma ve çalışmasının sonucu ürettiği makinalara ait teknik çizimlerin, proje detaylarının ve ticari sırlarına sahip olduğunu, davalı ...'nin proje satış mühendisi olarak müvekkilinin müşteri çevresini bildiğini, yine davalı ...'ın müvekkilinin ticari sırları ve know-how ile ilgili tüm bilgilere vakıf olduğunu, davalı ...nin bu ortakları vasıtası ile elde ettiği teknik çizimleri birebir kullanarak müvekkilinin ürettiği makinaların bire bir aynısını müvekkilinin portföyündeki müşterilerine sattığını, anılan bu davranışın TTK 54. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ve davalılara Beyoğlu 35. Noterliği'nin 06/08/2018 gün ve 25362 yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son verilmesi ihtar edilmiş ise de, davalıların bu eylemlerini sonlandırmadıklarını ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle önlenilmesine, durdurulmasına, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet konusu malların toplatılarak bunların üretiminde kullanılan araçlarla birlikte imhasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına ve masrafları davalılardan alınmak suretiyle kararın hüküm kısmının Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden ikisinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/06/2021 tarihli dilekçe ile davalılardan ... Makina Mühendislik İnşaat ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ... ile "Sulh ve İbra Sözleşmesi" düzenlenmiş olması uyarınca bilirkişi tarafından tespit edilen 30.750,00-TL maddi zararın 07/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesi şeklinde davasını ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, haksız rekabet etme yasağına dayalı davanın hukuki dayanağını TTK. m. 54 ve m.55 maddesi hükümlerinin oluşturduğunu, dolayısı ile şirkete karşı bu nedene dayalı olarak dava açılamayacağını, öte yandan rekabet yasağının iş akdinin devamı süresince geçerli olduğunu, iş akdi sona erdikten sonra müvekkilinin rekabet etmeme yükümlülüğünden söz edebilmek için yazılı bir anlaşmanın varlığı gerektiğini, davacının iddialarını somutlaştırma ve kanıtlama yükümlülüğü bulunduğunu, basınçlı kap (Otoklav vb.) ekipmanları üretiminin 1930 öncesi yıllara dayandığını, dünyanın dört bir tarafında aynı metot ve yöntemler ile yapıldığını, lastik kaplama ve kauçuk imalatı yöntem ve metotlarının aynı olmasından dolayı dünya çapında üretilen tüm makine ve ekipmanların genel olarak birbiri ile benzerlik gösterdiğini, ancak detayda üretici firmaların bilgi ve tecrübelerine dayalı olarak farklılıklar oluşabileceğini, davalı şirket tarafından üretimde kullanılan makinaların ilave teknik özelliklerini belirleyen hususun müşterinin teklifi olduğunu, davacının ürettiğini iddia ettiği ürünlerin patentinin olmadığını, davacının kullandığı makinalar ile davalı şirket tarafından kullanılan makinaların, evrensel standart özelliklerinin dışında kalan özellikleri ve bu özellikleri meydana getiren teknik çizimleri bakımından karşılaştırıldığında farklı olduklarını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının iddia ettiğinin aksine, ticari sır niteliğinde bir özel bilginin müvekkili tarafından kullanıldığının tespit edilmediğini, lastik kaplama sektöründe yer alan müşterilere ulaşmanın davacının tekelinde olmadığını ve bu sektörde yaklaşık 250 civarında kaplamacı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkili şirket tarafından üretilen makinaların davacının ürettiği makinadan tamamen farklı olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde farkın ortaya çıkacağını, müvekkillerinin davacı şirketten ayrılarak ayrı bir şirket kurmasının haksız rekabet oluşturmayacağını ve müvekkillerinden ...'in davacı şirketteki konumları gereği davacının teknik çizim ve planlarına erişiminin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalılar ..., ... ve ... Makina Ltd. Şti. ile davacı arasında sulh sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmenin şartlarının yerine getirildiği, davalı ...'ın, davacının ürettiği makinalara ait teknik çizim, proje ve ticari sırlarını kopyalamak suretiyle davacının ürettiği otoklav makinasının birebir aynısını veya taklitlerini üretmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, haksız rekabet teşkil edecek üretim tüm davalılar tarafından gerçekleştirilmekle birlikte, üretilen makineyi satıp doğrudan menfaat elde eden yalnızca davalı şirket olduğundan tazminat ve diğer hususlara ilişkin taleplerin ürünü doğrudan satmayan, kazanç sağlamayan davalı ...'dan talep edilmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunduğu ve dolayısı ile davalı ...'a yönelik bu taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a yönelik davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın, davacının ürettiği makinalara ait teknik çizim, proje ve ticari sırlarını kopyalamak suretiyle davacının ürettiği otoklav makinasının birebir aynısını veya taklitlerinin üretimini sağlamasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu'nda belirtildiği üzere, ana bilgisayarlarına erişim yetkisini elinde bulunduran birkaç kişiden biri olan ...'ın bu yetkiyi kötüye kullanarak müvekkiline ait teknik çizimleri davalı şirket bünyesinde doğrudan ve/veya değiştirmek suretiyle kullanarak projeler ürettiğini, davalı şirket tarafından bu teknik veriler kullanılarak üretilen ürünler nedeniyle müvekkilinin 30.750,00 TL net zararının mevcut olduğunu, davalılardan ... ve ...'ın beyanlarının bu hususu doğruladığını, davalı ... ile herhangi bir sulh sözleşmesi düzenlenmediğinden bu davalı yönünden bütün taleplerin devam ettiğini, maddi menfaat temin eden davalının şirket olduğu gerekçesi ile davalı ...'ın oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağına ilişkin kabulün doğru olmadığını, haksız fiil teşkil eden eylem davalıların tamamı tarafından işlendiğinden davalılar arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi bulunduğunu, buna göre davalı ...' ...'ın oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın konusunu otoklav makinesinin oluşturduğunu, bilirkişi raporunda tahkikat evrakına ibraz edilen bazı teknik resimler incelenerek karşılaştırma yapıldığını, söz konusu teknik resimlerin hangi makinelere ait olduğunun dahi tespit edilmediğini, makinelerin yalnızca benzer olup olmadıklarına yönelik bir tespit ile yetinildiğini, müvekkilinin bilgisayarında "... Makina" logolu olduğu belirtilen tüm teknik dökümanlar ve şirket bilgilerinin müvekkilinin sorumluluğundaki lastik kaplama makineleri ile ilgili olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporuyla tespit ve değerlendirme yapılan evrakların dava konusu makine ile hiçbir ilgisinin olmadığını, bu rapora dayalı olarak müvekkilinin haksız rekabette bulunduğunun kabulünün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, uzun yıllar şirkette yönetici pozisyonunda çalışmış olan müvekkilinin çalıştığı döneme ait görev ve sorumlulukları gereği, yürüttüğü işlere ilişkin dökümanları bulundurmasının olağan olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden davranışı tespit edilmeden haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiğinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olan otoklav makineleri, makinenin parçaları ve bileşenlerinin uluslarası standatlar çerçevesinde üretildiğini, bu nedenle davaya konu makinelerin gerek görünüm gerek fonksiyonel anlamda birbirine benzerlik göstermesinin olağan bir durum teşkil ettiğini ve müvekkilinin davacı şirket ile olan iş sözleşmesini feshettikten sonra hükmen tazminat aldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, haksız rekabetin men'i ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacı şirketin eski çalışanı olan ve davacının teknik verilerine erişim yetkisi bulunan davalı ...'a ait taşınabilir bellekte bulunan teknik çizimlerde davacı şirkete ait amblem ve teknik çizimler, mailler ve dosyaların yer aldığı, davalı şirkete ait teknik çizimlerin bu çizimlerle bire bir aynı olduğu ve davalı şirket tarafından bu veriler esas alınarak üretim yapılarak elde edilen ürünlerin satışının gerçekleştiği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, mahkemece, davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu tespit edildiği halde, davalı şirketin bu eylemden kaynaklanan ve bilirkişi vasıtası ile 30.750,00 TL olarak belirlenen maddi zararı, haksız rekabet sonucu üretilen ürünlerin satışının davalılardan ... tarafından gerçekleştirildiği ve dolayısı ile haksız menfaatin bu davalı tarafından edinildiği gerekçesi ile reddedilmiştir. Davacı davasını TTK 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabete dayalı olarak olarak bu fiili gerçekleştiren ve aralarında davalı ...'ında bulunduğu birden fazla kişiye yöneltmiştir. Mahkemece, davalıların eylemlerinin bir bütün halinde haksız rekabet teşkil ettiği ve davalıların eyleminin aynı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, davalı ...'ın gerçekleşen zarardan sorumlu olmadığının kabulü 6098 sayılı TBK 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk hükümlerine aykırı olup davalı ..., bilirkişi tarafından tespit edilen ve 6098 sayılı Kanun'un 50. maddesine uygun olarak belirlenen 30.750,00 TL maddi zarardan sorumludur.
Bu durumda Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/03/2023 gün ve 2018/756 Esas - 2023/254 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davacının, davalılar ..., ... ve ... ne yönelik açtığı davada, taraflar 05/09/2020 tarihli protokol ile sulh olduklarından davanın konusunun kalmadığı bildirilmekle, bu davalılar yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
a)Tarafların sulh olması nedeniyle, sulh olunan ... dışındaki davalılara yönelik sulh tarihine kadar yapılan yargılama giderinin sulh sözleşmesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına,
b)Taraflarca karşılıklı talep edilmediğinin sulh sözleşmesine yazılmış olması nedeniyle davacı ve davalılar ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacının, davalı ...'a yönelik davasının KABULÜ ile,
a)Davalı ...'ın, davacının ürettiği makinalara ait teknik çizim, proje ve ticari sırlarını kopyalamak suretiyle davacının ürettiği otoklav makinasının birebir aynısını veya taklitlerini üretmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, bu haksız rekabetin önlenmesine,
b) Maddi tazminat isteminin kabulü ile "30.749,00-TL'nın 07/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.100,46-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL peşin harç, 525,12-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.539,44-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 9.055,00-TL bilirkişi ücreti, 1.749,00-TL tebligat, posta gideri ve keşif masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 67,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 11.363,00-TL'ye, 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç, 525,12-TL ıslah harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 11.959,92-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
11-Davalı ...'dan alınması gereken 2.100,46-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.282,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 818,46-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...