T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/742
KARAR NO : 2025/1033
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2023
NUMARASI : 2022/272 E. - 2023/23 K.
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/01/2023 tarih ve 2022/272 E. - 2023/23 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı ...'nın, müvekkili şirketin sattığı gaz tepkime cihazı ürününü bir süredir kullandığını ve üründen de memnun kaldığını bildirdiğini, zaman içerisinde kullandığı aracında çeşitli sorunların hasıl olduğunu ve bu sorunların giderilmesi amacıyla aracını garanti kapsamında davalının servisine bıraktığını, dava dışı ...'nın aracını davalının çalışanlarının incelediğini ve araçtaki sorunun müvekkilinin satıcısı olduğu "..." markalı gaz tepkime cihazından kaynaklandığını, ürünün aracın doğrudan beynine müdahale ettiğini ve birtakım hususları sildiğini, sorunun bu cihazdan kaynaklandığından bahisle onarımın garanti kapsamında kalmadığını belirttiklerini bildirdiğini, bu suretle müvekkiline ait ürünün kötülendiğini, davalı çalışanlarının müvekkiline ait ürün hakkındaki sözleri, davalının aynı mahiyette "..." isimli bir ürün de satıyor olması birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin sözleşmeyi sona erdirmeye veya ihlale yöneltme şeklinde yorumlanabileceğini, davalının teknik bir inceleme, araştırma olmadan ürünün kötülenmesiyle müvekkilinin markasının, tüketicinin güveninin sarsıldığını ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet olarak tespitine, davalının aynı eylemleri tekrarlamaması amacıyla haksız rekabetin men'ine, ticari itibar kaynı nedeniyle 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından ... ya da farklı isimde ürünün satılmadığını, davaya konu ürünün mahiyeti gereği araca müdahale şekli dolayısıyla araçta sorunlar yaşanabildiğini, bu cihazla kullanımın kullanma kılavuzuna da aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili tarafından bu duruma dair bir açıklamada bulunulmadığını, dava dışı ...'nın 17/12/2022 tarihinde yokuş kalkış sistemi devreye girmiyor şikayetiyle müvekkiline başvurduğunu, yapılan incelemede aracın spor yay ve gaz pedalına sonradan takılan güç artırıcı cihazın çıkarılması ile sorunun ortadan kalktığının görüldüğünü, yapılan test sürüşlerinde de arızanın tekrar yaşanmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine şirket çalışanlarınca araca dışarıdan yapılan müdahalenin araçta meydana gelen sorunun ana kaynağı olduğunun değerlendirildiğini, araca yabancı parça takılmasının garanti kapsamı dışında olması nedeniyle de işlemler için servis ücreti tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından kimsenin ürününün kötülenmediğini, haksız rekabete neden olunmadığını, müvekkili tarafından davacıya ait ürüne karşı olumsuz bir beyan veya tavır gerçekleştirilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tanığı ve müşterisi ...'nın beyanlarından, davacıya ait ürünün aracına takılmasından sonra araçta sorunlar yaşanmaya başlanıldığı ve bu nedenle davacının ilgili ürünü değiştirdiği, takılan yeni üründen sonra da aracında sorunlar yaşaması üzerine davalıya ait yetkili servise başvurduğunun sabit olduğu, davacının dava dışı müşterisinin, ilgili ürünü kullanmaya başlamasından sonra aracında çeşitli sorunlar yaşamaya başladığına ve bu nedenle davalıya ait yetkili servise başvurduğuna yönelik maddi vakıanın varlığına tereddüt bulunmadığı, davalı şirket yetkili servisi tarafından da, davacıya ait ürünün araçtan sökülmesi suretiyle sorunun giderilmesi yolunda işlem yapıldığının anlaşıldığı, dava dışı müşterinin aracında yaşadığı sorunlar nedeniyle davalıya başvurması üzerine davalı yetkili servis elemanlarınca yapılan inceleme sonucunda sorunun araçta o sırada takılı üründen kaynaklandığı değerlendirilerek ilgili ürünün araçtan sökülmesi ve bu suretle aracın tamir edilerek çözüm sağlanmasının, davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, olayın örgüsüne göre davalı çalışanlarının eylemlerinin dayanağının bulunduğu ve yetkili servis olarak davalı tarafından yapılan işlemlerin, davalının faaliyet alanı ile işin mahiyeti gereği ticaret hayatının hudutları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından kötüleme olarak dayanılan tek bir müşteriye yönelik bu eylemin veya davalı tarafından kabul edilmemekle, tanık beyanları arasında bu konuda uyumsuzluk bulunmakla beraber farklı bir ürünün tavsiye edildiği iddiasının da yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında TTK'nın gerek 55/1-a.1 gerek 55/1-b.4 anlamında rekabet ortamını etkileyici, haksız rekabet oluşturucu mahiyette olmadığı, kaldı ki konunun muhatabı ...'nın davacıya ait üründen sonradan da kullanmaya devam ettiğine yönelik beyanı karşısında eylemin muhatabına da sonuçta menfi bir etkisinin olmadığı, davacı tarafından bu nedenle manevi tazminata konu itibar kaybı iddiası dışında maddi bir zarara uğradığının da iddia edilmediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından haklılığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece ara karardan rücu edilerek, dosyaya bilirkişi raporu kazandırılmadan hüküm verilmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, somut uyuşmazlıkta gerek ...’nın araç arızasının ...’dan kaynaklanmadığının tespiti gerekse de davalı yan olan ...’in ...’in rakibi olan ve aynı sektörde faaliyet gösteren ... ürünlerini sattığının tespitinin de yapılmasının gerektiğini, yerel mahkeme hükmünün çekişmeli vakıaları açıklamaya yetecek ölçüde delil toplanmadan kurulmuş oluğunu, adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, araçta başka bir problemin olduğunu dolayısıyla ...’nın yaşadığı aksaklıkların ... markalı üründen kaynaklanmadığını, davalı tarafın çalışanlarının somut uyuşmazlıkta haksız rekabet fiilinin gerçekleşmesine sebep olduklarını, somut uyuşmazlıkta davalı çalışanlarınca, müvekkili aleyhine yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici beyanlarda bulunulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dışı şahsın aracında meydana gelen arıza nedeniyle davalıya ait servise başvurması üzerine davalı yetkili servis çalışanları tarafından yapılan inceleme sonucunda dava dışı şahsın aracındaki sorunun, araçta o sırada takılı üründen kaynaklandığının değerlendirilmesinin, davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmeyeceği, olayın gelişim şekline göre, davalının eylemlerinin dayanağının bulunduğu, diğer taraftan davacı tarafından kötüleme olarak dayanılan tek bir müşteriye yönelik bu eyleminin ve farklı bir ürünün tavsiye edildiği iddiasının rekabet ortamını etkileyici, haksız rekabet oluşturucu mahiyette olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...