T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/765
KARAR NO : 2025/998
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2023
NUMARASI : 2022/334 E. - 2023/75 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2023 tarih ve 2022/334 E. - 2023/75 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, tanınmış “...” ibareli markaların sahibi olan müvekkilinin, davalının 2021/16678 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna yönelik “...” ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, 1961 yılından beri özellikle bisküvi, kraker, gofret, pasta, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali ve ticareti alanında faaliyet gösteren müvekkilinin “...” ibaresini gıda sektörünün dışında pek çok sektörde kullandığını, “...” markasını taşıyan ürünleri yedi kıtaya ihraç edildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin “...” markası ile işitsel, kavramsal ve görsel olarak benzer olup davaya konu markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin müvekkilinin itiraza dayanak markalarının kapsamında bulunduğunu, her iki markanın tüketicisinin ortaklığı da nazara alındığında ortalama tüketicilerin markalar arasında bir ilişki kurabileceğini, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait seri markaların içine sızarak müvekkilinin markalarının toplumda sağladığı güven ve tanınırlıktan haksız bir biçimde faydalanacağını ve başvurunun kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek, ... YİDK’nın 2022-M-7437 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde 2021/16678 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının dayanak markaları ile davaya konu markanın esas unsurunu teşkil eden kelimelerin başlangıç kısmındaki “...” ibaresinin ortaklığı sonucu taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal yönlerden benzer olduğu, bu benzerlik nedeniyle davalının markasının, davacının markalarının serisi, devamı olarak algılanabileceği, davacının itiraza mesnet 2018/59334 sayılı markası ile davaya konu markanın kapsamında bulunan tüm emtialarla ayniyet/benzerlik/türdeşlik şartının gerçekleştiği, 29. sınıftaki gıda ile ilintili ürünlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyesi nazara alındığında markalar arasında iltibas tehlikesinin doğduğu, tüketicilerin söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olup iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde dahi, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğu algısına kapılabilecekleri, davacının tanınmışlık iddiasının dava konusu markanın kapsamına alınmak istenilen, 29. sınıfa giren emtialar yönünden tescile engel olabileceği, ancak davalının kötü niyetli başvuruda bulunduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçeleriyle YİDK'in 2022-M-7437 sayılı kararının iptaline ve dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu "..." ibareli markası ile davacının markaları arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki işareti yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intiba ile davacıya ait markanın bıraktığı intibanın aynı olmayacağını, ... ibaresinin bir bütün olmasının yanı sıra markadaki şekil unsurunun da ayırt edicilik sağladığını ve markalar benzer olmadığından 6/5 maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği ve dava konusu edilen emtianın davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin aynen dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer aldığı, ibarelerin başlangıç kısımları ve dizilimlerinin aynı olmasının görsel ve işitsel olarak markaları yakınlaştırdığı, öte yandan gıda sektöründe "..." markasının davacının uzun yıllara dayanan yaygın kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda tanınmış bir marka niteliğini kazanmış olup davaya konu markanın gıda sektöründe kullanılmasının markanın itibarına ve ayırt edici karakterine zarar vereceği hususunun bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...