T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/767 - 2025/1000
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/767
KARAR NO : 2025/1000
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2022
NUMARASI : 2022/24 E. - 2022/283 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2022/24 E. - 2022/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1998 yılından beri online alış veriş pazarında faaliyette olup "..." ve " ..." ibareli markaların sahibi olan müvekkilinin, davalının "....com" ibareli markanın tescili isteğine yönelik itirazının, YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markanın müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaları ile iltibasa nedene olacak derecede benzediğini, markalardaki "..." ibaresinden kaynaklanan benzerliğin yanı sıra markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu, "..." markasının müvekkilinin yoğun kullanımı ve yatırımları sonucu tanınmış marka statüsünü elde ederek ayırt edicilik kazandığını, davalının müvekkilinin markasının bu tanınmışlığından haksız menfaat temin etmeye çalıştığını ve müvekkilinin markasına bu düzeyde benzer bir marka seçilmiş olmasının başvurunun kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2021-M-11425 sayılı kararın iptali ile tescili halinde2020/63732 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, davadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu siirt mahkemelerinin yetkili olduğunu, "Türk Dil Kurumuna göre "... " ibaresinin bir zamir olup bir şey oluşturan parçaların tümü manasına geldiğini, genel ve günlük hayatta sıkça kullanılan bir kelimenin davacıya ait şirketin markasında bulunmasından dolayı davacının tekeline bırakılamayacağını ve müvekkilinin markasındaki diğer ibare ve şeklin ayırt edici olup markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu marka ile davacı şirkete ait “...”, “...”, “....com” ibareli markaları arasında "..."ibaresinden kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin mevcut olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olması ve markaların bütünsel algısı bakımından markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan orta düzeydeki tüketicilerin aynı tür veya benzer mal ve hizmetleri kapsayan markalar arasında bir irtibat kurarak davalı markasını, davacı markaları ile bağlantılı bir marka olarak algılayabileceği, ancak internet alışveriş sitesi aracılığı ile elektronik ticaret sektörü içerisinde tanınmış marka niteliğinde bulunuyorsa da davaya konu markanın tescilinin istendiği 29. sınıf mallar ile tanınmış markanın ilgili sektörü arasında bağlantı bulunmadığından davacının 6769 sayılı SMK m.6/(5) kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 2021-M- 11425 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/63732 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Türkpatent vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markaları ile davaya konu marka arasında “...” ibaresinden kaynaklanan bir ortaklık mevcut ise de, bu ortaklık nedeniyle taraf markalarının benzer olduğu ve markaların karıştırılması ihtimalinin olduğunun kabul edilemeyeceğini, davaya konu markada “...” ibaresinin sonuna, eklenmiş olan “cerez.com” ibaresinin markanın farklı olarak algılanmasını sağladığını, ayrıca özgün ve figüratif harfler kullanılarak oluşturulmuş yazım stili, ibarenin üstünde yer alan şekil unsuru, itiraza mesnet davacı markalarının ilave kelime unsurları ihtiva etmesi ve markalarda farklı renk ve şekil unsurlarının kullanılması nedeniyle başvuru markasının davacı markalarından yeterli ölçüde ayırt edici nitelik taşıdığını ve dolayısı ile markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın süresi içinde açılmadığını, davadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu siirt mahkemelerinin yetkili olduğunu, "Türk Dil Kurumuna göre "... " ibaresinin bir zamir olduğunu, bir şeyi oluşturan parçaların tümü manasına gelen, genel ve günlük hayatta sıkça kullanılan bir kelimenin davacının tekeline bırakılamayacağını ve müvekkilinin markasındaki diğer ibare ve şeklin ayırt edici olup markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "....com" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas unsurlu itirazına mesnet markaları arasında, başvuru kapsamındaki 29.sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak "....com" ibaresine yer verilmiş ise de, bu ibarenin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, ortalama tüketicilerin, dava konusu 29. sınıfa ilişkin başvuruyu davacının seri markalarından biri olarak algılayabilecekleri gibi başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğunu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan hizmetler olduğunu düşünebilecekleri, bunun da karıştırılma tehlikesinin kabulü için yeterli bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılarca yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.