T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/795
KARAR NO : 2025/1013
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2022
NUMARASI : 2022/120 E. - 2022/360 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2022 tarih ve 2022/120 Esas - 2022/360 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli çok sayıda marka ve tasarımlarının bulunduğunu, bu markaların tanınmış hale geldiğini, söz konusu markalar mesnet gösterilerek davalı şirketin 2021/04533 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ... 2021-M-11544 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf marka işaretleri ile markaların kapsamlarındaki emtianın benzer olduğunu, tüketicilerin markaları karıştıracağını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu 2021-M-11544 sayılı YİDK kararının iptalini ve markanın YİDK kararının 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 05. sınıfın “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanımına uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” ile 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 29 ve 30. sınıf emtialarının tamamını içeren sınıfa/sınıflara ilişkin mal ve/veya hizmetler yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket davaya cevap vermemiş, bilahare, davalı vekili davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu gibi dava konusu edilen markanın kapsamındaki 5. sınıftaki "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." malları ile 35. sınıfta yer alan 29 ve 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri yönünden de emtia benzerliğinin oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma veya yararlanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında yanılgı yaşayabileceği, bu mal ve hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mal ve hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan aksi yöndeki YİDK kararının hatalı olduğu sonucuna varıldığı; bilirkişi raporunda "markaların genel izlenim yönünden benzer olmadığı" belirtilse de HMK'nın 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun emtia benzerliği dışındaki iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği, diğer yönden; SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2021-M-11544 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2021/04533 sayılı markanın kapsamında yer alan 5. sınıftaki "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." malları ile 35. sınıfta yer alan "29 ve 30. Sınıfa ait malların satış hizmetleri yönünden" iptaline, markanın bu mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden kısmen terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuru markası kapsamında kalan dava konusu emtiaların davacı markaları kapsamındaki emtialarla benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, somut gerekçe sunulmaksızın denetime elverişli bilirkişi raporunun aksi yönde hüküm kurulduğunu, markaların genel izlenim yönünden benzer olmadığını, "..." ibaresinin davacı şirkete özgülenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Katılma yoluyla davacı vekili, 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 05. sınıfta yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanımına uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" mal ve hizmetleri yönünden maddi hata sonucu 35. sınıfta ilgili alt sınıfta bulunan 5. sınıfta yer alan mallar bakımından değil de 5. sınıftaki mallar yönünden sehven karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve hatanın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "..." ibaresinin, 03, 05, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas ve tanınmışlık iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2021-M-11544 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 08.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 04.04.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının mesnet markaları da "..." esas unsurludur. Buna göre yapılan değerlendirmede, he ne kadar davacı markalarının esas unsuru dava konusu markada yer almakta ise de, başvuruda "..." ibaresinin markanın tüketiciler tarafından daha çok dikkat edilen markanın başlangıç kısmında konumlandırıldığı ve "..." ibaresinin marka kompozisyonunda öne çıkmadığı, ayrıca, dava konusu markada bu ibarenin forma soka ürünler olarak algılandığı, dava konusu markanın bütünsel algısının davacı markalarından uzak olduğu, davacının ürünlerini çağrıştırmadığı, söz konusu ibarenin ortaklığının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebep olmayacağı kanaatine varılmış; ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarih ve 2020/616 E.- 2020/4442 K. sayılı ilamında "..." ibaresi; 12.10.2020 tarih ve 2020/119 E.- 2020/3987 K. sayılı ilamında "..." ibaresi, 10.04.2018 tarih ve 2016/7123 E.- 2018/2557 K. sayılı ilamında "..." ibaresi ve 04.11.2019 tarih ve 2019/141 E.- 2019/6786 K. sayılı ilamında ise "..." ibaresi davacı markaları ile benzer bulunmamıştır.
Taraf marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce, emtia benzerliği incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklandığı üzere tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2022 gün ve 2022/120 Esas - 2022/360 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 100,00-TL posta masrafından oluşan toplam 592,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
8-Davalı kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 31/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...