T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/248
KARAR NO : 2025/492 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2022
NUMARASI : 2020/208 E. - 2022/48 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2022 tarih ve 2020/208 E. - 2022/48 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markaların öncelikli hak sahibi olduğunu, “...” ibaresinin duyulması ile akıllara refleks olarak parfümeri-kolonya ürünlerinin geldiğini, müvekkili şirketin ayrıca “...” markalarının da bulunduğunu, "..." ve "..." markalarının ayrı düşünülemeyeceğini, davalının müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali oluşturacak nitelikte benzer bulunan 2019/22033 sayılı “...” ibaresinin 03.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği başvuruya itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markalarının da benzer malları kapsadığını, “... ” ibaresinin, orijinalliği yüksek ve herkesin ilk etapta aklına gelemeyecek bir ibare olması nedeniyle davalının bu ibareye tercih etmesinin başvurunun kötüniyetle yapıldığını gösterdiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ve davaya konu 2019/22033 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 3.sınıfa dahil çeşitli kozmetik ürünlerinin (krem, şampuan, saç boyası ve saç bakım ürünleri, sıvı sabun, duş jeli vb.) üretimi ve satışını yaptığını, müvekkilinin 2001/15067 sayılı "..." ibareli markasının dava konusu başvuru açısından kazanılmış hak sağlayacağını, davacının 2015/11686 sayılı “...” ibareli markasının müvekkilinin müktesep hak iddia ettiği marka gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine reddedildiğini, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının “...” şeklinde, davacı markalarının ise “...” şeklinde telaffuz edileceğini, müvekkilinin "..." markasının "..." anlamına gelen bir müzik ve telekomünikasyon terimi olduğunu, bu nedenle davacı markasından kavramsal olarak da farklılaştığını, davacının markalarını “ıslak mendil, parfümeri” ürünlerinde, müvekkilinin ise "..." ibareli markasını “saç bakım” ürünlerinde kuaförlere yönelik kullandığını, davacı taraf markasının tanınmış olmadığını, buna dair hiçbir delilin dosyada bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, somut olayda taraf markalarını oluşan kelimelerin görsel ve işitsel açıdan birbiri ile güçlük bir benzerlik taşıdığı, bu nedenle markaların bütünsel olarak tüketicide yarattıkları algıda birbiri ile ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin doğabileceği, işaretler arasındaki farklılıkların bu ihtimali ortadan kaldırmaya elverişli olmayabileceği, davacı yanın işlem dosyası kapsamında “...” markalarının kullanımına dair hepsiburada, ..., www...com gibi sitelerden alınma dört adet ekran görüntülerini sunduğu, bu görüntülerin markanın olağan kullanımları, marka altında satışa konu edilen ürün çeşitlerine ilişkin olduğu, başkaca herhangi bir delile yer vermediği, benzer mahiyetteki delillere hükümsüzlük talebi açısından ileri sürdüğü, buna göre davacı yan markalarının tanınmış olduğu yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, davalı yanın müktesep hak iddiasına dayanak markasının 22.01.2003 tarihinde tescil süreci tamamlanmış 2001/15067 sayısı ile tescilli markası olduğu, anılan markanın tescili üzerinden 5 yıldan fazla bir süre geçmiş olduğu, esas unsurunun dava konusu marka ile aynı olduğu, davalının markası altında, dava konusu markanın başvuru tarihinden daha evvel aktif markasal kullanımlarının mevcut olduğu yönünde dosya kapsamında hiçbir delilin mevcut olmadığı, anılan markanın, davalı lehine müktesep hak oluşturması için aranılan şartların somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle davalının müktesep hak karinesinden yararlanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2020-M-3664 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2019/22033 kod nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davacının kötüniyetli olduğu yönündeki iddia ve delillerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin 2001/15067 sayıyla tescilli “...” markasının sahibi olduğunu, davacının 11/02/2015 tarihinde gerçekleştirdiği "..." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin 2001/15067 sayılı markasına dayalı olarak gerçekleştirdiği itiraz neticesinde reddedildiğini, bundan sonra "..." markasının çeşitli versiyonlarını tescil ettirip müvekkiline karşı ileri sürülmesinin kötüniyetli olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, 3.sınıf tüm malların tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin aynı olmadığını, müvekkilinin "..." markalarının gerçek hak sahibi olduğunun dikkate alınmadığını, marka kullanım delili olarak sundukları faturalardan 13/08/2020 tarihli olan dışındaki tüm faturaların dava tarihinden önceki tarihe ilişkin bulunduğunu, aktif kullanımı kanıtladığını, aksine görüşle marka sicilinin yok sayılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenimin birbirinden farklı olduğunu, aralarında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/22033 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında bulunan ve itiraza mesnet markaların kapsamında da aynı/aynı tür/benzer olarak yer alan 3. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira marka işaretleri arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik olduğu gibi bütünsel olarak da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2021 tarih, 2020/1743 Esas, 2021/1720 Karar sayılı kararında da "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli markaların benzer bulunduğu, öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği, somut olayda dava konusu başvuru tarihinden önce müktesep hakka mesnet gösterilen markanın hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması şartının sağlanmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...