T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/330 - 2025/525
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/330
KARAR NO : 2025/525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI : 2022/4 E. - 2022/221 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve 2022/4 E. - 2022/221 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/21586 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanması üzerine davalı şirketin 2009/13881 sayılı ve "..." ibareleri markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini, bu ret kararına karşı davalının 10. Sınıf mallar bakımından reddedilmesi talebiyle yeniden inceleme taleplerinin 2021-M-9080 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 10. Sınıftaki "cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar" mal ve hizmetler yönünden reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 2020/21586 numaralı “...” ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalı şirketin karara itirazı üzerine verilen YİDK kararı ile müvekkili şirketin marka başvurusunun 10. sınıf: “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” bakımından kısmen reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin bir yazılım ve bilişim şirketi olduğunu, davalı şirketin ise ilaç şirketi olduğunu, markaların 6769 sayılı SMK m. 6/1 uyarınca benzer olmadıklarını, markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerden oluşmadığını, davalı markasını sadece 5. sınıfta “Tıbbi müstahzarlar” mallarında tescilli olduğunu, müvekkili şirket marka başvurusunda 5. sınıfın bulunmadığını, müvekkili şirket markasının bir mobil uygulama ve tıbbi cihaz olarak kullanılacağını, davalı markasının reçete ile eczanelerde satılan bir ilaç olarak kullanıldığını, taraf markalarının kullanım alanlarının tamamen farklı olduğunu, taraf markalarının iltibas yaratma ihtimali bulunmadığını, benzer ihtiyaçları gidermeyeceklerini ve birbirleri yerine ikame edilmelerinin mümkün olmadığını, birinin diğerini tamamlama imkanı bulunmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin uzman ve bilinçli tüketiciler olduğunu, ilaç ve benzeri ürünlerin tüketicilerinin doktorlar ve eczacılar olduğunu, markalardaki küçük değişikliklerin tüketiciler yönünden ayırt ediciliği sağlamaya yeterli olduğunu, müvekkili şirket markasının logosunun ayırt edicilik sağlayacak düzeyde olduğunu, markaların bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle farklılaştıklarını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek 2021-M-9080 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru markasının tamamının itiraza mesnet markada yer aldığını, itiraza mesnet markanın sonunda yer alan harfin farklı olduğunu, bu tek harf farklılığının işitsel ve görsel olarak markaları farklılaştırmadığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, markaların bütünüyle bıraktıkları izlenimin ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olacağını, başvuru konusu marka kapsamından “Sınıf 10: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” malları çıkarılarak iltibas tehlikesinin önlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarının esas unsurlarının kelime unsurları olduğunu, davacı markasını gören ortalama tüketicinin markayı müvekkili markalarıyla ilişkilendireceğini, bahse konu malların kullanıcılarının parkinson hastaları olduğunu, davacı markası kapsamındaki “cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” ile müvekkili markası kapsamındaki “tıbbi müstahzarlar” mallarının genel olarak benzer olduğunu, bahse konu ürünlerin doktorlar, ecza depoları vb. kişilere pazarlandığını, bu kişilerin ürünleri reçeteyle temin etmediklerini, son kullanıcı niteliğindeki tüketicinin uzman veya bilinçli olmadığını, müvekkili şirketin “...” markasını bilen ve müvekkili ile özdeşleştiren tüketicinin davacının “...” markasıyla bir ürün sattığını gördüğünde iltibasın gerçekleşeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında "10. sınıf: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar." mal ve hizmetlerin yer aldığı, itiraza mesnet markaların "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, markalar arasında dava konusu marka kapsamında yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz”lar emtiası yönünden emtianın aynı ya da benzer olması şartının sağlandığı, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "..." ibarelerinden oluştuğu, son harfte yer alan farklılığın taraf markaları arasındaki benzerliği kaldırmaya yetecek nitelikte olmadığı, dava konusunu oluşturan 10. Sınıf emtianın, “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik” sektörlerinde kullanılan veya bu sektör ile bağlantılı alet, cihaz ve mobilyalardan oluştuğu, taraf markaları arasında “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz” emtiası bakımından sınıfsal benzerlik bulunduğu, davacıya ait dava konusu “...” ibareli marka ile redde mesnet davalıya ait “...” ibareli markanın karşılaştırılması neticesinde, taraf markalarının ".../...” ibaresini esas unsur şeklinde içermeleri karşısında, markalar arasında görsel ve işitsel olarak yüksek seviyeli benzerlik bulunduğu, zira aralarında tek harf farklılığı bulunduğu, somut olayda “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz” emtiası bakımından, markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, "mobilyalar" emtiası bakımından tescil engeli koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK nın 2021-M-9080 sayılı kararının 10. Sınıf "mobilyalar" emtiası ile sınırlı olarak iptaline iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadığını, yerleşik içtihatlar uyarınca da ilaç ve tıbbi cihaz markaları bakımından, markadaki birkaç harf değişikliği veya eklemesi, işinin uzmanı ve dikkatli tüketiciler olan doktor ve eczacılar için ayırt ediciliği sağlamaya yeterli olduğunu, markaların aynı veya benzer sınıfları kapsamadığını, müvekkili şirkete ait “...” markası için 09, 10, 35, 42 ve 44. sınıflarda marka tescil başvurusu yapılmışken, davalının “...” markasının 5. sınıfta sadece “Tıbbi müstahzarlar” için tescilli olduğunu, taraf markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerden oluşmadığını, markaların kullanım alanları tamamen farklı olduğunu, markaların uzman ve bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinafa konu mahkeme kararının aksine; taraf markaları arasında başvuru konusu markanın kapsamında bulunan ve itiraza mesnet markanın malları ile aynı tür ve ilişkilendirilebilir olan kısmen reddedilen SINIF 10: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz” emtialarında olduğu gibi “mobilyalar.” emtiaları açısından da 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, cerrahi, tıbbi, diş hekimliği, veterinerlik için mobilyalar alışagelmiş mobilya kavramından farklı, bu işler için kullanılan belirli teknik özellikleri olan mobilyalar olduğunu, YİDK'nın başvuru konusu markanın kapsamında bulunan ve itiraza mesnet markanın malları ile aynı tür ve ilişkilendirilebilir olan kısmen reddedilen tüm emtialar ("SINIF 10: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar.") açısından ortalama tüketici tarafından taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğu yönündeki kararı hukuka uygun olup “mobilyalar” emtiası açısından YİDK kararını iptal eden Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait dava konusu “...” ibareli marka ile redde mesnet davalıya ait “...” ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarının ".../...” ibaresini esas unsur şeklinde içerdikleri, davacının başvurusunda bir harf eksik olmasının yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, taraf markaları arasında ibareler anlamında benzerlik bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesinin gerektiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, marka başvurusu kapsamından çıkarılan emtianın "10. sınıf: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar." olduğu, itiraza mesnet markanın "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 05. Sınıfta, "Tıbbi müstahzar"ın yer aldığı, davaya konu olan markanın başvuru kapsamında bulunup çıkarılan malların davalının itirazın mesnet olan markasının tescil kapsamında yer almadığı, davalının itirazına mesnet markasının kapsamındaki mallar ile davacının başvurusuna konu markanın kapsamında bulunup çıkarılan emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1. maddesindeki emtia benzerliği koşullarının oluşmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1193 Esas, 2023/4894 Karar ve 12/09/2023 Tarihli kararının da bu yönde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu olayda SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, davanın kabulü yönünde aşağıda gösterilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2022 Tarih ve 2022/4 Esas - 2022/221 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;
3-DAVANIN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2021-M-9080 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00.TL bilirkişi ücreti, 97,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 188,48.TL tebligat ve posta giderleri, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç tutarı eklenerek hesaplanan 2.806,68.TL yargılama giderine 80,70.TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.968,08 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
8- Davalı Şirket tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11-Davalı ... alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.