T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/264 - 2025/609
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/264
KARAR NO : 2025/609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2022
NUMARASI : 2021/340 E. - 2022/110 K.
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2021/340 Esas - 2022/110 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2009/32968, 2014/29581, 2015/105834, 2015/105843, 2015/105849, 2015/105853, 2016/108783, 2017/16666, 2018/82093, 2018/82100, 2018/82105 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/102802 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin asıl unsur olduğunu, markanın görselinde de bu ibarenin açıkça öne çıkarıldığını, ortalama tüketici nezdinde davalı başvurusunun müvekkili şirkete ait "..." ve "..." ibareli markalar ile karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, müvekkili şirket markalarının harcanan tanıtım ve reklam bütçeleri ile ürünlerin pazar payından anlaşılabileceği üzere tanınmış marka statüsüne eriştiklerini, ayrıca müvekkili şirketin "..." markasının da ... nezdinde T/02525 numarası ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, davalı başvuru sahibi tarafından kötü niyetle marka başvurusu yapıldığını, davalı şahsın müvekkili şirket markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız yararlanma gayesi ile hareket ettiğini, dava konusu başvurunun müvekkili şirket markaları ile ayniyet derecesinde benzerlik teşkil ettiğini, müvekkili markalarında yer alan "..." ibaresinin çatı marka olduğunu, benzerlik incelemesinin "..." ibaresi dışlanmasından sonra "..." ibaresi ile davalının "... lezzetler" ibaresi arasında yapılması gerektiğini ileri sürerek, ... YİDK'nın 2021-M-8581 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/102802 başvuru numaralı "... lezzetler organik" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan 31. sınıf: "Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." 35. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri haricinde, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetlerin davacıya ait markalar kapsamında aynen yer aldığı; taraf markaları arasındaki tek benzerliğin, "..." ya da bu kelimenin farklı çekimlerini içermeleri olup, "..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bir ibare olması nedeniyle, bu ibarenin taraf markaları ortak olarak bulunmalarının markalar arasında karıştırılma ihtimaline sebep olmadığı, markalar kapsamında yer alan diğer şekil, renk, kelime unsurlarının markaların ayırt edilmesi için yeterli olduğu; taraf markalarında bir adet benzerliğe karşın birçok farklılık bulunduğu, taraf markalarında "..." ibaresinin varlığının, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olarak değerlendirilmeleri için yeterli bulunmadığı, bu nedenle somut olay bakımından SMK'nın 6/1. maddesinde sayılan "markaların aynı ya da benzer olması" şartının sağlanamadığı kanaatine varıldığı; davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, YİDK'nın 2021-M-8581 sayılı kararının iptal talebinin reddine, 2019/102802 sayılı marka işlemden kaldırılmış olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait "..." ibareli markaların ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, bu markaların aynı zamanda tanınmış marka vasfı taşıdığını, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, karşılaştırmanın "..." ve "..." ibareleri arasında yapılması gerektiğini, müvekkilinin "... ..." sloganını da kullandığını, markaların tüketici üzerinde daha belirleyici olan başlangıç kısımlarının aynı olduğunu, müvekkili markası tanınmış olduğundan koruma kapsamının daha geniş yorumlanması gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, tescil ücreti ödenmediği için marka dosyasının işlemden kaldırıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, "..." ibaresinin, 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ve "... ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da, YİDK'nın 2021-M-8581 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 22.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 22.11.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru 31. sınıf mallarla, 35. sınıfın 1-4. alt sınıfındaki hizmetler ve 05. alt sınıfta 1-34. sınıf malların satışı hizmetlerini kapsamaktadır. Davacının itiraza mesnet markaları da aynı sınıflarda tescilli ise de 31. sınıf: "Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." 35. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından emtia benzerliği gerçekleşmemiş, kalan mal ve hizmetler bakımından ise marka kapsamlarındaki emtianın aynı/aynı tür/benzer olması şartı oluşmuştur.
Taraf markaları arasındaki işaret benzerliğine gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "lezzetler" ve "organik tarım" ibareleri tanımlayıcı olduğundan, başvuruda markasal algı "..." ibaresi üzerinde toplanmaktadır. Davacının itiraza mesnet markaları ile çatı markası konumundaki "..." ibaresi ile bu ibareye eklenen "...", "...", "...", "..." ibarelerinden oluşmaktadır. "..." ibaresinin çatı markası olması nedeniyle, benzerlik değerlendirmesinin dava konusu markanın esas unsuru "..." ibaresi ile davacının mesnet markalarının esas unsurunu oluşturan "...", "...", "...", "..." ibareleri arasında yapılması gerekmekte olup, bu hale göre taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunmaktadır. Zira, dava konusu markanın davacı markalarından yeterince uzaklaşması sağlanmamış olup, davalı başvurusundaki ek unsurlar markalar arasında iltibas oluşmasının önüne geçecek mahiyette değildir. Başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılaması mümkün olmadığından, Dairemizce, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.01.2023 tarih ve 2021/5712 E.-2023/305 K. sayılı kararında da "..." ibaresi davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Her ne kadar, davacı vekili tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle de tescil engeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı tarafça SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağına ve başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut delil ileri sürülmediğinden, davacı vekilinin bu yöndeki iddiaları ise isabetli görülmemiştir.
Bu itibarla, taraf markaları arasında 31. sınıf: "Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." 35. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" dışındaki mal ve hizmetler bakımındın SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması nedeniyle, bu mal ve hizmetler dışındaki mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2021/340 Esas - 2022/110 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-YİDK kararının iptali talepli davanın KISMEN KABULÜ ile, YİDK'nın 2021-M-8581 sayılı kararının 31. sınıf: "Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." 35. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" dışındaki mal ve hizmetler bakımından KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Dava konusu marka tescil edilmediğinden, hükümsüzlük davasına ilişkin KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 211,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 205,00-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.937,20-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 9/10 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2.643,48-TL'ye, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.762,08-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde anılan davacıya iadesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.