T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/358
KARAR NO : 2025/555
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2022
NUMARASI : 2020/130 E. - 2022/134 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2020/130 E. - 2022/134 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” markalarının sahibi olduğunu bu markayı uzun yıllardır kesintisiz kullandığını, anılan ibarenin 99/004268 sayısı ile tescilli olduğunu, davalının 2018/99412 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna ilişkin itirazlarının davalı Kurum tarafından nihai olarak 2020-M-1681 sayılı karar ile reddedildiğini, davalı başvurusunun 5/1-c ve 5/1-f hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayımında dahi başvurunu 5/1-f bendi uyarınca reddinin gerektiğini, “...” ibaresinin halk arasında iyi bir su olduğu yönünde algı oluşturduğunu, suyun ... Dağı’ndan çıkan bir su olduğu intibaının yaratılmaya çalışıldığını, “...” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılması mümkün değil ise de “...” etiketi ile piyasaya sürülen ürünlerin de tüketiciyi yanıltacağını, müvekkilinin daha önce de benzer başvurulara karşı hukuki süreçler yürüttüğünü, davalının amacının ... Dağı'nın bilinirliğinden haksız olarak yararlanmaktan ibaret olduğunu, davalı başvurusunun 5/1-a, 5/1-b, 5/1-d maddeleri uyarınca da reddinin gerektiğini, yine davalının başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı markasının, müvekkili markaları ile benzerlik taşıdığını, müvekkilinin markasının toplumda ciddi bir tanınmışlık düzeyine eriştiğini, dava konusu markadaki “...” ibaresinin taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, “...” kelimesinin Farsça “su” anlamına geldiğini, markanın “...” olarka algılanacağını, tescili talep edilen markanın müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğunu, bu nedenlerle SMK 6/1 maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun aynı zamanda SMK 6/3 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, zira müvekkilinin “...” ibaresini uzun zamandan beri kullandığını ileri sürerek, 2020-M-1681 sayılı YİDK kararının iptali ile 2018/99412 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin, su ve su ürünleri sektöründe üretim ve dağıtım işleriyle iştigal eden ve yetkilileri aynı olan dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. , ... Gıda ve Su San. Tic. Ltd. Şti. gibi Ege Bölgesinde ciddi pazar payına sahip şirketlerin muhasebe ve sınai haklarına ilişkin konularda yetkilendirildiğini, müvekkilin hesabına hareket ettiği ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tam da ... Dağı havzasında faaliyet gösterdiğini, davacı yanın müvekkili markasının “...” şeklinde algılanacağı yönündeki iddialarının zorlama olduğunu, davacı tarafın davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd Şti aleyhine ikame ettiği Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/360 E. Sayılı dosyasının derdest olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 11/03/2022 havale tarihli E-58612703-115.02.04 sayılı yazısından, ... adına kayıtlı ... ... markalı işletme ruhsatının bulunmadığı ancak ...'a ait markasının mevcut olduğu, marka kullanım hakkının süresiz olarak ... GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ'ne verildiğinin bildirildiği, markanın koruma alanının gösterilebilir olduğu ve objektif olarak somut ve soyut ayırt edicilik sağlayacak nitelik taşıdığından SMK 5/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, başvuru kapsamındaki mallar açısından, anılan ibarenin asgari düzeyde ayırt edici vasfı bulunan bir kelime grubu olduğu, kaldı ki “...” ibaresinin anlamının bilindiği varsayımında dahi, bu ibarenin kalan mallar açısından zaten doğrudan tanımlayıcı nitelikte olarak da değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, ancak dolaylı bir algı oluşturacağı, bu çerçevede anılan işaretin herhangi bir şekilde 5/1-b ve c bentlerinde tanımlanan mutlak ret nedenleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu markayı oluşturan ibarelerin bir bütün olarak ticaret hayatında yaygın kullanımı bulunan ve bu bağlamda herkes tarafından kullanılabilir bir işaret olmadığı, bu nedenle anılan ibarenin 5/1-d maddesi kapsamında değerlendirilmeye uygun bir sözcük olmadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2795 E., 2019/5044 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/1619 E., 2019/3369 K; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/1584 E., 2019/3302K.; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/10668 E, 2018/3060 K sayılı ilamları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu markanın, kapsamında kalan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” emtiaları açısından, bu emtiaların da içerisine su katılabilecek nitelikte emtialar oldukları, davalının ... bölgesinden su çıkardığına dair ruhsatının bulunmadığı, ... ibaresini gören tüketicinin söz konusu ürünlerin bu bölgeden temin edilen ham madde ile üretildiği kanısına kapılabileceği dikkate alındığında 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, taraf markaları kapsamında detaylı bir emtia benzerliği yapılmasına gerek dahi olmaksızın, markalardaki ortak unsur olan “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu 32.sınıf emtialar ve bu emtiaların satışına ilişkin hizmetler bakımından coğrafi bir kaynak gösterir nitelikte karşılığının bulunması, markaların esaslı unsurlarının farklı olması, davacı markasında başkaca diğer markalardan yeterli uzaklaşmayı sağlayacak ayırt edici unsur bulunmadığından çatı marka olan ... ibaresinin ayırt edici unsur olarak öne çıkacağı, davalı markasının bütün halinde değerlendirilmesinde davacı markasından farkı işaretler içerdiği nazara alındığında tamamen farklı esas unsurlara haiz olan iki işaretin, ortalama bir tüketici tarafından, benzer görülmeyeceği, 6/1 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından oluştuğundan bahsedilemeyeceği, davacının “...” lider markası ile birlikte “... SU” ibaresini “sofra suları” emtialarında kullandığı ve buna ilişkin çeşitli belgeler dosyaya ibraz ettiği görülmekte ise de sunulan herhangi bir delilin coğrafi bir yer adı olan ve özellilkle “doğal kaynak suları” bakımından zengin bir dağın adı olan “...” ibaresinin yalnızca davacı tekeline bırakılması sonucunu doğurmayacağı, kaldı ki dava konusu ibaredeki sair unsurlar üzerinde davacının önceye dayalı bir hakkının da bulunmadığı, davacı kullanımarının “...” markası ile birlikte gerçekleştirildiği, taraf marka ibarelerinin ise zaten birbiri ile benzer olmadığı göz önüne alındığında, davacının 6/3 maddesi anlamında dava konusu başvuru kapsamındaki işaret açısından hiçbir bir üstün hakkının bulunmadığı, davacı yanın tanınmış “...” markalarının sahibi olduğu, bununla birlikte dava konusu marka ile davacı yan markasının benzer olmadığı, davacının coğrafi bir yer adı olan “...” ibaresini, yalnızca kendisi ile özdeşleştirdiği yönünde bir kanaate varılamayacağı, hal böyleyken davacı markasının tanınmışlığının dava konusu başvurunun tescili için bir engel oluşturmayacağı, 6/4 ve 6/5 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından meydana gelmediği, neticeten “...” ibaresinin hususiyetle “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.” emtialarında doğrudan, sair içecek ürünlerinde ise içerisine su katılabilecek nitelikte emtialar oldukları gerekçe tutularak 5/1-f maddesi kapsamında yanıltıcı bir unsur olarak değerlendirildiği, bu bağlamda başvuru kapsamında kalan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.”emtiaları açısından “...” ibaresinin yanıltıcı olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-1681 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2018/99412 sayılı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin, hesabına hareket ettiği ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tam da ... Dağı havzasında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bahsedilen coğrafi konumdaki üretici şirket bünyesinde markayı müşterilere sunma iradesi ile hareket ettiğini, davacı tarafın davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd Şti aleyhine ikame ettiği Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/360 E. Sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin doğrudan işaret ettiği “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.” mallarının Kurum tarafından resen başvuru kapsamından çıkartıldığını, başvuru kapsamında kalan emtialar bakımından ise “...” ibaresinin işaret ettiği “su” emtiasının hammadde olarak “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar, Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ürünlerinin içeriğinde kullanılmış olma ihtimalinin SMK 5/1-f maddesinin somut olarak “yanıltma” durumunu arayan lafzı karşısında tescil engeli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda 5/1-f maddesi kapsamında bir tescil engelinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 5/1-f maddesinde "Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak" markaların mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan madde uyarınca başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, ... suyunun, Aydın İli Bozdoğan İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ... Dağı'ndan çıkan memba suyunun adı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarih, 2018/2795 Esas, 2019/5044 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının da niteliği itibariyle içerisine su katılabilecek emtialardan oldukları, davalı gerçek kişinin daha önce ... bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, sayılan mallar yönünden dava konusu "... ..." ibareli başvurunun, coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...