T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/198 - 2025/517
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/198
KARAR NO : 2025/517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2022
NUMARASI : 2019/327 E. - 2022/79 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2022 tarih ve 2019/327 E. - 2022/79 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyum olarak atandığını, TMSF tarafından açılan davaların harçtın muaf olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererk davalı yanın 2018/69876 sayılı "..." ibareli başvurusuna karşı ileri sürdükleri itirazların diğer davalı ... 2019-M-5601 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, her iki markanın da "ay" sesi ile başladığını ve "es" sesi ile bittiğini, "..." ibaresinin ise 39. sınıf açısından genel bir tabir olduğunu ve müvekkilinin markası kapsamında da 39. sınıf hizmetlerin yer aldığını, dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğini, dava konusu markanın bu haliyle müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, markalar arasında yalnızca tek bir harf farkı bulunduğunu, kararın SMK'nın 6/3. maddesine de aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve dava konusu 2018/69876 sayılı başvurunun 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mallar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin faaliyet alanının davacıdan farklı olduğunu, davacının gıda ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markasının ise 39. sınıf hizmetleri kapsadığını, işlem dosyasında kullanım ispatı talebinde bulundukları, mesnet 2008/36568 sayılı markanın hükümden düştüğünü, 2009/36568 sayılı markanın ise kullanımının ispatlanamadığını, geriye kalan itiraz gerekçesi markaların ile müvekkili markasının benzer görülmediğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve logosal olarak benzer olmadıklarını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, bu yönde bir tescili olmadığı gibi faaliyet dahi göstermediği bir alanda zaten tanınmışlık korumasından yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı yanın işlem dosyası kapsamında, davacı yana ait çok sayıda önceki tarihli marka ile ilgili kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacı yana ait dayanak markalardan yalnızca 2009/11969 sayılı markanın dava konusu marka ile aynı/ aynı tür hizmetleri kapsadığı görüldüğünden, sair markalar açısından kullanım ispatı talebinin incelenmesinde bir fayda görülmediği, 2009/11969 sayılı marka açısından davacı yanca sunulan deliller incelendiğinde ise; bu delillerin davacı yanın uyuşmazlık konusu olan 39. sınıf hizmetlerdeki herhangi bir alt gruptaki markasal kullanımını ortaya koymadıkları, bu nedenle anılan markanın karıştırılma ihtimaline dayanak gösterilemeyeceği, şu hâli ile davacının benzer mal ve emtia listesi bulunan markası kalmadığı, bu kapsamda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı; davacıya ait "..." markasının tanınmışlığına ilişkin dosyaya sunulan delillerinde yeterli olmadığı; öte yandan bir an için markanın gıda sektöründe tanınmış olduğu kabul edilse dahi davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı emtia listesi ile davacı markasının kapsamındaki emtiaların birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, dava konusu markaya ayırt edicilik kazandırılmadığını, markaların emtia listelerinin de benzer olduğunu, davalı şirket markasının seri marka imajı oluşturduğunu, müvekkilinin itiraza mesnet markası tanınmış marka olarak tescilli olmasa da, sektörde herkesin bildiği, kalite ve güven sembolü olmuş bir marka olduğu, davalının marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığını olumsuz yönde etkileyeceğini, haksız rekabete de yol açacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın 39. sınıf hizmetler yönünden tescilinin talep edildiği, davacının 39. sınıf bakımından da tescilli 2009/11969 sayılı markasının kullanımını ispatlayamadığı, bu nedenle anılan markanın SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, davacının bu marka dışında emtia benzerliği incelemesinde dikkate alınabilecek başkaca markasının da bulunmadığı, davacı tarafça mesnet markalarının tanınmışlığı kanıtlanamadığı gibi, aksi kabul edilse dahi, 39. sınıf hizmetlerde tescilli dava konusu markanın gıda sektöründeki tanınmışlığı kabul edilebilecek davacı markaları için SMK'nın 6/5. maddesinde koşulların oluşacağına dair delil de sunulmadığı, bu hale göre YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmış ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiş; öte yandan, Dairemizce, taraf marka işaretlerinin benzer de olmadığı kanaatine varılmış ise de, istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.