T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/169 - 2025/420
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/169
KARAR NO : 2025/420
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2022
NUMARASI : 2021/354 E. - 2022/247 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/09/2022 tarih ve 2021/354 E. - 2022/247 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2020/31559 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden de dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, emsal ... ve yargı kararları olduğunu, müvekkiline ait "www.....com.tr" ibareli alan adının bulunduğunu, yine "..." ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olduğunu, bu nedenloe de başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu durumun da bir tescil engeli oluşturduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-8265 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ve "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 2010/60282, 99/000293, 99/001458, 99/000295, 2020/131213, 2020/131211, 2020/130438, 2009/42373, 2013/13864, 99/000296, 2015/09794, 2014/44564, 2014/93106, 2013/13136, 2009/42372, 2020/131214, 2011/32520, 2011/32522, 2020/130421, 2016/53278, 2014/93101 sayılı markaları dışındaki itiraz mesnedi markaları açısından da emtia benzerliğinin oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafın, "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı, davacının SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir hakkı olduğunu ispat edemediği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'in 2021-M-8265 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/31559 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, itiraza mesnet "...! şekil" ibareli marka dışında taraf markalarında ortak olmayan unsurlar birbirlerine benzemediklerinden, markaların bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenimin de aynı veya yüksek düzeyde benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığını, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmeleri ve buna katlanmaları beklentisinin marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığının açıklandığını, davaya konu uyuşmazlığın son derece açık ve anlaşılır bir şekilde irdelendiği bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı markalarını oluşturan "..." ibarelerinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu durumu dikkate almayan ilk derece mahkemesi kararının, Yargıtay içtihatlarına aykırılık oluşturduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas değerlendirmesi yapılırken, eklere ayırmadan ya da sadece kök unsurdan yola çıkarak bir kıyaslama yapılmaması gerektiğini, markaların bütüncül olarak bıraktığı intibanın, tüketicinin genel algısını yönettiğini, bu durumda tüketicilerin, müvekkiline ait markayı doğrudan "..." olarak algılayacağını ve davacının "..." ibareli markalarıyla bir bağlantı kurmayacağını, taraf markalarının tüketici kitlesinin ortalama tüketici olarak değerlendirildiğini ancak başvuru kapsamındaki 01,05,31 ve 44. sınıflar yönünden tüketicilerin, ortalama tüketici olmayıp bilinçli ve çoğu profesyonel alım yapan tüketiciler olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı olarak, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunduğu, zira dava konusu marka kompozisyonunda da markayı temsil eden esas unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibarelerinin ayırt ediciliği düşük ise de başvuruda bu ibareye eklenen "..." ibaresinin, başvuruyu davacının itirazına mesnet markalarından uzaklaştırdığının söylenemeyeceği, diğer bir deyişle "..." ibaresinin, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali başvurunun, davacı markalarının serisi olarak algılanabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.