T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/156 - 2025/367
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/156
KARAR NO : 2025/367
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2022
NUMARASI : 2021/221 E. - 2022/221 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/09/2022 tarih ve 2021/221 E. - 2022/221 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalının 16. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğu 2020/25243 numaralı ... markasına yönelik müvekkilinin itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, düşünce balonu şeklinde "...+şekil" biçiminde dizayn edilen davalı markanın sesin şekilden önce tüketici zihninde öncelikli olarak yer edinmesi ve tertip tarzı itibariyle markada yer alan “...” ibaresinin ayırt edici olmaması nedenleriyle müvekkilinin aynı sınıfta bulunan "..." esas unsurlu markaları ile benzer olduğunu, bu marka ile karşılaşan tüketicinin ilk olarak algılayacağı hususun müvekkiline ait ... ibaresi olacağını, markanın yazılı ifadesinde kesme işaretinin kullanılması suretiyle yaratılan farklılığın iki marka arasındaki fonetik ve vurgu benzerliğini bertaraf etmeyip müvekkili şirket markalarının serisi izlenimini verdiğini ve davalının, müvekkili Bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden haksız olarak faydalanmaya çalıştığını, ileri sürerek YİDK'in 2021-M-4823 sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Levent İçöz'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ...?" ibareli markası ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacının "..." ibareli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, davacının markasının tanınmışlık olgusunun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olduğu ve 16.ncu sınıftaki tüm mallar hakkındaki iltibasa etki etmeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 2021-M-4823 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/25243 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markalarında yer alan “...” ibaresi ile davalı markasında yer alan “...” ibaresinde benzer harfler yer almakta ise de, bazı harflerin ortak olmasının markaların da benzer olduğu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu anlamına gelmeyeceğini, markalarda yer alan ilave kelime unsurları, içerdikleri şekil, renk unsurları, yazım stili, konumlandırılış biçimi göz önüne alındığında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik arz etmediğini, bu itibarla davalı markasının yeterli düzeyde ayırt ediciliğe sahip olduğunu, makul derecede bilgili, gözlemci ve dikkatli olduğu varsayılan ortalama tüketicinin markalar arasında ilişki kurması ve davalı markasının davacının seri markası olarak algılaması ve/veya aynı ticari işletmeye ait olduklarını ya da işletmeler arasında ticari bağlantı bulunduğunu sanmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının "..." esas unsurlu tescilli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, davacının markasını oluşturan ibarenin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dördüncü harfi "U" dışında aynı şekilde dizilime sahip olduğu, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı ve markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.