T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/09/2022
NUMARASI .....
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/09/2022 tarih ve 2021/283 Esas - 2022/202 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilin "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, markalarına yaptığı maddi ve manevi yatırımlarla bu markalara iktisadi bir değer kazandırdığını, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/30850 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-6311 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu eden markada geçen "..." ibaresinin davacının tescilli ve tanınmış bu markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, zira karşılaştırılan ibarelerin aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini, bu durumun karşılaştırılan markaları fonetik açıdan da birbirlerine yakınlaştırdığını, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, zira davalının markasının 03 ve 05. sınıflara giren emtialarda tescil edilmek istendiğini, halbuki müvekkilinin markalarının da aynı emtialar açısından tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu durumun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, 2021-M-6311 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2020/30850 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacının itirazlarına mesnet aldığı markalar ile dava konusu edilen markanın arasında herhangi bir benzerlik veya çağrışım bulunmadığını, davalının markası “...” şeklinde okunurken davacının markalarının “...” şeklinde okunduğunu, taraf markalarının dikkatli ve seçici bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, davalı firma adına diğer davalı ... nezdinde önceki tarihlerden beri tescilli “...”li markaların bulunduğunu, davalının huzurda dava konusu edilen markasının da bu markaların serisi/devamı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin seri marka başvurusunun kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının davasına mesnet aldığı 2011/00395 sayılı markasını tescilli olduğu emtialarda kullandığını ispat etmesi gerektiğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararının iptali açısından; davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3. sınıfa giren tüm emtialar ile 5. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtialar yönünden görsel ve seçil benzerlik oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan bilirkişi raporu da benimsenerek aksi yöndeki YİDK kararı hatalı olduğu; bunun dışında kalan mallarda ise iltibas oluşmadığı; davalının gerek huzurdaki davasında, gerekse ...’teki işlemler esnasında ileri sürdüğü kullanım ispatı talebine rağmen, davacının 2011/00395 sayılı markasının kullanıldığına dair dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, bu markaya dayalı olarak SMK'nın 6/1. maddesi hükmüne dayalı bir koruma isteyemeyeceği; hükümsüzlük açısından; davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının 2017/23395 sayılı ve "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3. sınıfa giren tüm emtialar ile 5. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtiaları yönünden görsel ve seçil benzerlik oluştuğu; yine davacının diğer mesnet 2017/23671 sayılı ve "şekil +..." ibareli markası ile davalının başvuru markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3. ve 5. sınıftaki tüm mallar açısından görsel ve seçil benzerlik oluştuğu; taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun bulunduğu, bunun dışında kalan mallarda ise iltibas oluşmadığı; davacının diğer itiraz mesnedi olarak sürdüğü 2011/00395 sayılı marka açısından ise kullanım ispatı yerine getirilmediğinden SMK'nın 19/2 göndermesi ile SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulun gerçekleşmediği; YİDK ve hükümsüzlük talebinde ayrıca davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2021-M-6311 sayılı YİDK kararının davalı firmaya ait 2020/30850 sayılı başvuru markasının kapsamındaki 3. sınıfa giren tüm emtialar ile 5. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtiaları yönünden kısmen iptaline; dava konusu 2020/30850 sayılı markanın kapsamındaki 3. ve 5. sınıftaki tüm mallar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, işlem dosyasında "..." ibareli markanın mesnet marka olarak belirtilmediğini, bilirkişi raporunda bu markanın da dikkate alındığını, benzerlik değerlendirmesinin global olarak yapılması gerektiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, tüketicilerin markaları ayırt edeceğini, müvekkilinin "..." ibareli markasının bulunduğunu, dava konusu markasının bu markanın serisi olduğunun değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "..." ibaresinin, 03, 05, 07, 08, 09, 11 ve 21. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2021-M-6311 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 24.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 08.10.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile YİDK karar iptali talebi yönünden davacının itirazına mesnet "..." ve hükümsüzlük davası yönünden ise "..." ve "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraz ve hükümsüzlük mesnedi markaları ile "..." ve "..." esas unsurludur. Taraf markalarında ayırt edici nitelikte başkaca bir unsur ise bulunmamaktadır. Buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, her ne kadar "..." ve "..." ibarelerinin ilk iki ve son iki harfleri aynı dizilimle yer almakta ise de, davacı şirketin dört harfli markasında yer almayan "A" ve "R" harflerinin başvuru markasını davacı markasından yeterince uzaklaştırdığı, zira bu harflerin hem görsel, hem de işitsel olarak baskın oldukları, davacının "..." ibareli markası açısından ise farklılıkların daha da öne çıktığı, taraf markaları arasındaki harf farklılıklarının iltibası önlemeye yeteceği, dava konusu marka gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta anlayabileceği ve markalar arasında iltibas yaşamayacağı, SMK'nın 6/1. maddesindeki işaret benzerliği şartının somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.
Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı ve kullanım ispatı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Bu itibarla, taraf markaları arasında iltibas bulunmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı şirket ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 05/09/2022 gün ve 2021/283 Esas - 2022/202 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 80,00-TL tebligat ve posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 300,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
7-Davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı 220,70-TL olarak yatırılan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davalılar tarafından peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.