T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/184
KARAR NO : 2025/426
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2021
NUMARASI : 2019/277 E. - 2021/264 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/277 E. - 2021/264 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2018/68395 numaralı "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından "..." ibareli markalarına dayanılarak gerçekleştirilen itiraz üzerine başvurunun kısmen reddedildiğini, somut olayda müvekkilinin markası ile davalı şirketin markalarının benzerlik içermediğini, müvekkilinin markasını oluşturma biçiminin bütünsel ve özgün olduğunu, davalı şirketin “... üç öğün şekil”, “... ... şekil” markalarının müvekkilinin markasını tescil ettirmek istediği sınıftan farklı sınıflarda tescilli bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili ile ortak sınıfa sahip “... şekil”, “...”, “... group şekil”, “... ... şekil” ve “... şekil” markalarının ise başvuru markası ile benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, 2019-M-4338 sayılı YİDK kararının iptaline, davacı tarafından tescil başvurusunda bulunulan “.... ...” ibareli markanın başvuru işlemlerinin 29 ve 35. sınıflar bakımından tamamlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında karıştırılma ihtimali ile ilgili olarak aranan kanuni unsurların dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar bakımından mevcut olduğunu, somut olayda başvuruya konu markanın “.... ...” ibaresinden oluşmakla birlikte küçük yazılmış olan “....” ibaresinin ilk bakışta göze çarpmadığını ve tüketici algısının “...” ibaresi üzerinde yoğunlaştığını, “...” ibaresinin davalı markalarını çağrıştırdığını, davada tescil işlemlerinin tamamlanması yönünde karar verilmesi talep edilmişse de bu konuda mahkemenin yetkisinin olmadığını, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunurak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli marka başvurusu arasında, kapsamlarının aynı/aynı tür/benzer olması, işaret olarak birbirlerine son derece yakın bulunmaları ve bu yakınlığın birbirleri ile bağlantılı olduklarını düşündürecek seviyeye ulaşması, markaların ilk beş seslerinin aynılığı gözetildiğinde, davacının başvurusunun reddedildiği mal/hizmetler bakımından başvuru ile davalı şirketin redde gerekçe olarak alınan markaları arasında birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markaların tüketici nezdinde hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde karıştırılacağının kesin bir biçimde ispat edilemediğini, her iki marka arasında görsel olarak ... harflerinden kaynaklanan bir benzerliğin var olduğu kabul edilse dahi halihazırda her iki marka arasında fonetik anlamda bariz ayrılıkların bulunduğunu, bu hususta dilbilimci ya da sesbilimci bilirkişi raporu alınması taleplerinin mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasayayapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli 2018/68395 sayılı başvuru ile redde mesnet "..." ibareli davalı Şirket markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların vurguyu üzerinde toplayan asli unsurlarında "..." harf diziliminin ortak olarak yer almasının yanı sıra başvurudaki son iki harf olan "-KS" harflerinin farklılığına rağmen, bir bütün olarak dava konusu başvurunun telaffuzunun da dava konusu markayı davalı Şirket markalarına yakınlaştırdığı, başvuruda asli unsurlar arasındaki iki harften ibaret farklılığın, "..." ibaresinin sol üstüne konumlandırılan ve bu ibareye göre çok daha küçük puntoyla yazılan "..." ibaresinin ve markanın geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 29.sınıf mallar ile 35.sınıfta 29 ve 30.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin redde mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının da yerinde bulunmadığgı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...