T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/136 - 2025/361
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/136
KARAR NO : 2025/361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2022
NUMARASI : 2021/378 E. - 2022/345 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2022 tarih ve 2021/378 E. - 2022/345 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/23604 sayılı "... Dış Ticaret A.Ş.+şekil" ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından 2017/19893 sayılı "..." ibareli markaya dayanılarak 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi anlamında iltibas gerekçesiyle itiraz edildiğini, MDB tarafından 24. sınıfa ait emtianın 6/1 hükmünce benzer bulunduğunu ve müvekkillerinin başvuru kapsamından 24.sınıfta yer alan bir kısım malların çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara itirazlarının TÜRKPATENT YİDK’nin 02.11.2021 tarih ve 2021-M-8845 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, kısmi redde uğrayan müvekkilleri markası ile kısmi redde mesnet gösterilen markanın 6/1 anlamında benzer olmadığını, “...-” ve “...-” köklerinin işitsel ve görsel olarak iltibas oluşturmalarının mümkün olmadığını, markada şekil unsurunun öne çıktığını, müvekkilinin müşteri kitlesinin ortalama tüketici değil, yatırımcılar ve kurumsal alıcılar olduğunu, “...” ibaresinin davacı firmanın tek ortağı ve imza yetkilisi ...’in soyadından kaynaklandığını ve ticaret unvanının da bu ibareden oluştuğunu, kısmi redde mesnet gösterilen “...” markasının, SMK anlamında zayıf bir marka olduğunu, “...-” ön ekinin 24. sınıfta birçok markada bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 02/11/2021 tarih ve 2021/M-8845 sayılı kısmi ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında farklılık arz eden tek kısmın, müvekkilleri markasının ikinci sırasında yer alan “t” harfinin başvuruda “d” harfi ile değiştirilmesi olduğunu, geriye kalan harflerin her iki markada da birebir aynı olduğunu, orta düzey dikkate sahip tüketici nezdinde görsel, anlamsal ve fonetik özellikleri nedeniyle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, “...” şeklindeki markanın orijinalliğinin çok yüksek olduğunu, bu nedenle muhatabın bu markayı tesadüfen bulma imkanının olmadığını, başvurunun tescilinin müekkili markasından haksız yarar sağlama ve itibarına zarar verme gibi sonuçlar doğuracağını, müvekkilinin daha eski tarihli ticaret unvanının davacı başvurusu bakımından diğer bir red sebebi olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2020/23604 sayılı markanın, tescili talep edilen 24. sınıfta yer alan “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.” malları ile davalı yanın 2017/19893 sayılı markasında yer alan malların aynı / aynı tür olduğu, davaya konu 2020/23604 sayılı davacı şirket markası ile davalı şirketin itiraza dayanak 2017/19893 sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik mevcut olmadığını, her iki taraf markasının esas unsurunu oluşturan sözcüklerdeki tek bir harf farklılığın işaretler arasında yeterli düzeyde işitsel, kavramsal ve görsel farklılık sağladığını, "..." sözcüğünün tek başına bir anlamının da olduğunu, ... - ön ekinin ise davacı şirket sahibinin soyadından türetildiğini, başvurunun özel yazım stili ve şekil unsuru ile de yeterince farklılaştığını, müvekkilinin anahtar teslim tekstil/ iplik üretim fabrikası kurulumu ve ekipman temini vs işlerle iştigal eden bir dış ticaret şirketi olduğunu, dikkat düzeyi yüksek bir müşteri kitlesinin bulunduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli 2017/19893 sayılı marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların vurguyu üzerinde toplayan asli unsurlarının "...-" ve "...-" ibarelerinden oluştuğu, başvuruda asli unsurlar arasındaki tek harften ibaret farklılığın, diğer kelime ve şekil unsurları ile markanın geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 24.sınıf malların redde mesnet markanın kapsamında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı, mahkemece SMK'nın 6/1.maddesindeki şartların somut olayda gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.