T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/168
KARAR NO : 2025/419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/09/2022
NUMARASI : 2021/151 E. - 2022/206 K.
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/09/2022 tarih ve 2021/151 E. - 2022/206 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." isimli bilgisayar yazılımının eser sahibi olduğunu, mahkeme eliyle yapılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya ait iş yerinde bulunan bilgisayarda, ... yazılımının ve 9 adet modülünün kurulu ve çalışır biçimde olduğunun açıklandığını, davalının izinsiz olarak müvekkiline ait programı kullandığını, bu durumun eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlali mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat toplam 10.000,00 TL'nin, programların yükleme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/06/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 52.767,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin, dava konusu hukuki ihtilafın teknik boyutunu ve bilgisayar programının ne olduğunu, yazılımın lisanslı/lisanssız şekilde kullanımının hukuki anlamda doğuracağı sonuçları bilecek durumda olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, yazılımın bulunduğu bilgisayarın müvekkiline ait olmadığını ve bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin hali hazırda kullandığı harita kadastro programının muadili olan bir programı kullanmaya ihtiyacı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın ... isimli bilgisayar programının hak sahibi olduğu, davalıya ait iş yerindeki bilgisayarda 1 adet ... 5.1 GIS versiyonu yazılımının tespit edildiği, davaya konu bilgisayar programının ilim ve edebiyat niteliğinde olduğu, söz konusu yazılımın ve yan modüllerinin yüklü ve çalışır vaziyette bulunduğu, davalının söz konusu bilgisayar programını lisanslı kullandığını gösterir herhangi bir geçerli belgeyi dosyaya ibraz edemediği, davalı eyleminin, davacının çoğaltma hakkını ihlal ettiği, bu nedenle FSEK'in 68. maddesi kapsamında üç kat bedel istenebileceği, anılan madde kapsamında talep edilebilecek bedelin 52.767,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle 52,767.00 TL'nin 04/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesinin davaya bakmakla yetkili bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu hukuki ihtilafın teknik boyutunu ve bilgisayar programının ne olduğunu, yazılımın lisanslı/lisanssız şekilde kullanımının hukuki anlamda doğuracağı sonuçları bilmediğini, bu nedenle sorumluluğuna gidilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, müvekkilinin iş yerinden 2020 yılında gerçekleşen hırsızlık olayında, 2 adet bilgisayarın çalındığını ve müvekkilinin bilgisayarsız kaldığını, bu nedenle depoda bulunan eski bilgisayarı tamir ettirerek kullanmaya başladığını, bahse konu bilgisayarın, müvekkilinin internet kafe işlettiği dönemlerden kaldığını ve bilgisayarda ... programının yüklü olduğunu gördüğünü, ancak hali hazırda kullandığı harita kadastro müdürlüğü programının muadili olan davacı programını kullanmadığını, davacıya ait programın kilidinin bulunmaması veya kullanıcı sayısının aşılması gibi şekil hataları bulunmakta iken müvekkili gibi teknik açıdan yetersiz bilgiye sahip kişilerden hukuka aykırı fayda sağlanma amacı olduğunu, müvekkilinin şahsi olarak herhangi bir kazanç elde etmediği halde davacının kazanç elde etme amacı bulunduğunu, müvekkili hakkındaki ceza soruşturmasının halen derdest olduğunu ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bir programın bilgisayarda bulunması ile kullanılmasının aynı şeyler olmadığını, davacının ıslah talebini de kabul etmediklerini, eksik bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, FSEK'in 66/3. fıkrası gereğince mahkemenin, mali haklara tecavüz halinde tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını takdir etmesi gerektiğini, davacının talebinin üst sınırdan değerlendirilmesinin müvekkilini hak kaybına uğrattığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz edildiği iddiasına dayalı telif tazminatı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, FSEK'in 66/son maddesi uyarınca eser sahibinin, ikamet ettiği yerde de tecavüzün refi ve meni davası açabileceği, FSEK'in 68. maddesinin de mali haklara tecavüz haline özgü olarak düzenlenmiş tecavüzün refine ilişkin olduğu, dolayısıyla işbu davanın yetkili mahkemede görüldüğü, mali hakları davacıya ait olan ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki bilgisayar yazılımın, davalının iş yerinde bulunan bilgisayarda kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, bu suretle davacının eser sahipliğinden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal olunduğu, çoğaltma hakkının ihlali nedeniyle davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında telif tazminatı talep edebileceği, davacının bu yazılımı kullanmak suretiyle gelir elde etmemesinin ya da kurulu ve çalışır durumdaki bir kısım modüllerin kullanılmamış olmasının somut uyuşmazlık açısından bir öneminin olmadığı, zira söz konusu yazılımın kurulu ve çalışır vaziyette olmasının hak ihlali bakımından yeterli bulunduğu, mahkemece FSEK'in 68. maddesi uyarınca istenebilecek tazminatın da usulünce tespit edildiği, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre haksız fiilin tespiti halinde rayiç bedelin üç katına hükmedileceği, bu konuda hakimin takdir yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.601,51-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 902,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.699,51-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...