T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1682
KARAR NO : 2024/1990
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2022
NUMARASI : 2020/499 E. - 2022/546 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/07/2022 tarih ve 2020/499 Esas - 2022/546 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin deniz taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya ait toplam 16 konteynerden oluşan "asfalt plenti" muhteviyatı yükün, Kocaeli Limanı'ndan Ürdün/Aqaba Limanı'na "..." isimli gemi aracılığı ile deniz yolu ile taşınması işini üstlendiğini, bahse konu taşıma işlemi karşılığında, davalı yana 02.04.2020 tarihli, OMG1752 numaralı ve 72.320,00 USD bedelli, "navlun" alacağına ilişkin fatura keşide edildiğini, davalı tarafından sadece 20.000 USD ödeme yapıldığını, davalının, hakkında Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2020/2527 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe de itiraz ettiğini, müvekkilinin taşımayı süresinde yapmadığı gerekçesiyle, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkil şirket aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2020/6742 Esas sayılı dosyası üzerinden 60.375,19 USD alacak iddiası ile ilamsız takip başlattığını, davalı ile dava dışı Ürdün'deki firma arasındaki satış CIF satış olup, davalının kendi sorumluluğunda olmadığı halde yapacağı bir ödemenin müvekkilini bağlamayacağını, kaldı ki davalı tarafça Ürdün'lü şirkete bir ödeme de yapılmadığını, müvekkilinin yükü makul sürede teslim yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin USD 52.320,00 tutar üzerinden devamına ve gerek alacağın likit olması gerekse davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, %20' den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, müvekkili tarafından üretilen ve Ürdün'de bulunan ... isimli şirkete satılan asfalt plentinin, davacı şirket tarafından tek seferde ve zamanında Ürdün Limanı'na götürülmesi gerekirken, farklı zamanlarda ve gecikmeli olarak Akabe limanı'na götürüldüğünü, bu sebeple Akabe Gümrük Müdürlüğünün gümrükleme ve gümrük işlemlerini ertelettiği gerekçesiyle, yükün alıcı ... firmasına 41.993,07 Ürdün Dinarı yani 59.991,00 Amerikan Doları ceza kestiğini, ... firmasının Ürdün Gümrüğü tarafından kendisinden talep edilen 59.991,00 USD'yi müvekkili şirketten istediğini, müvekkili tarafından ise bu cezanın davacı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davacı aleyhine Ankara 25. İcra Dairesinin 2020/6742 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine müvekkilinin mahsuplaşma talebinde bulunduğunu, davacının bu duruma da yanaşmadığını, davacının edimini layıkıyla yerine getirmemesi, Ürdün Gümrüğü tarafından alıcıya ceza kesilmesi ve bu cezanın taraflarından istenmesine neden olması sebebiyle davacının başlattığı takibe itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davalıya borcunun bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddine ve müvekkilinin Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2020/2527 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş; birleşen davada davalı şirketin kusurundan kaynaklanan eylemler nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, ... firması tarafından müvekkilinden talep edilen bedelin ödendiğini, bu tutarın müvekkilinin hakedişinden kesildiğini ileri sürerek, davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin USD 59.991,00 tutar üzerinden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, TTK'nın 1197. maddesinde; "Navlun, eşyanın tesliminin istendiği anda ve her halde boşaltma sûresinin sonunda muaccel olur", 1200. maddesinde de; "Navlunun borçlusu taşıtandır" hükümlerinin yer aldığı, fiili taşıyıcı olan armatörün, Türkiye'den tek parti halinde MAEU 910408567 no ve 26.03.2020 tarihli konşimento kapsamında sevk edilen toplam 16 adet konteyneri 13 konteyner (konşimento no 910408567) ... 014E seferli gemisi ile, 1 konteyner (konşimento no 596538308) ... 020N seferli gemisi ile 2 konteyner (konşimento no 597978471) Bsl Limassol 0001S seferli gemisi ile olmak üzere 3 parti halinde Aqaba Limanı'na taşıdığı, davalı taraftan talep edilen 41.993,70 Ürdün Dinar (59.991 USD) ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; dosyada mevcut ve dava dışı dava dışı Ürdün'de kain ... firmasının davalıya göndermiş olduğu her 3 sevkıyata ilişkin olan evraklar incelendiğinde, ithal gümrük işlemlerinde toplam 16 konteynerin tamamının Aqaba Limanına varışının beklenmediği ve gelen partilerin 3 ayrı beyanname kapsamında Ürdün'de gerekli ithal gümrükleme işlemlerinin tamamlandığı, bu sebeple uyuşmazlık konusu bedelin liman masrafları olduğu, sorumluluğun davalı tarafta olduğu, davacının üstlenmiş olduğu 16 adet konteynerleri teslim alarak taşımalarını gerçekleştirmiş olduğu davalı ile davacı arasında taşımanın yapılması konusunda bir uyuşmazlığın olmadığı, davacı tarafından üstlenilen taşımanın tamamlanmış olduğu, davalının navlun borçlusu durumunda olduğu, bu nedenle de davalı tarafın ödemekten imtina etmiş olduğu taşıma bedeli bakiyesinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile; Kazan İcra Dairesinin 2020/2527 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyaya sundukları mail görsellerinde davacı şirketin taşımaya konu malların Ürdün Akabe Limanına tek seferde ve tahmini 17 gün içerisinde ulaştıracağı şeklinde anlaşıldığını, bunun üzerine taşımaya konu malların 26/03/2020 günü ... gemisine varış limanına gönderilmek üzere yüklendiğini, bunun üzerine fiili taşıyıcı armatörün, Türkiye'den tek parti halinde MAEU 910408567 no 26/03/2020 tarihli konşimento kapsamında taşımaya konu malları toplam 3 parti halinde Ürdün Akabe Limanına taşıdığını, 13 konteynerin 12/04/2020 tarihinde Akabe Limanında tahliye edildiğini ve ithal gümrük işlemlerinin 11/05/2020 tarihinde tamamlandığını, 1 konteynerin 16/05/2020 tarihinde Akabe Limanında tahliye edildiğini ve ithal gümrük işlemlerinin 20/05/2020 tarihinde tamamlandığını, 2 konteynerin ise 25/05/2020 tarihinde Akabe Limanında tahliye edildiğini ve ithal gümrük işlemlerinin 30/05/2020 tarihinde tamamlandığını, müvekkili şirketin taşımaya konu mallarının gemiye yüklendikten 55 gün sonra varış limanına ulaştırıldığını, davalının malları geç teslim ettiğini, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, nakliyatın özürsüz şekilde 55 gün sürmesinin ulusal ve uluslararası taşımacılık teamüllerine aykırı olduğunu, malların partiler halinde bölünmesi takdiri bir husus olarak kabul edilmiş ise de, bunun malın geç teslimi konusunda zaruret halini kapsamadığını, somut uyuşmazlıkta teslim tarihinin belirlenmemesinin makul sürenin hesaplanmasını gerektirdiğini, varış tarihlerinin ise makul olmadığını, taşıyanın pervasızca hareket ettiğini, ... firmasının davacının taşıması gereken malları 3 farklı tarihte getirmesinden kaynaklı fazladan 2 defa işçi çalıştırdığını, vinç çalıştırdığını ve fazladan gümrük işlemlerine masraf yaptığını, alıcı şirket ...'nın tüm gümrük işlemlerinin ertelendiğini, 3 defa gümrük girdisiyle birlikte 3 işlem + 3 teminat yapmasına, 3 defa işçilik ücreti ödemesine neden olduğunu, bilirkişi raporunda eksiklik olduğu beyan edilmiş ise de, eksik raporla yargılamanın tamamlandığını, oluşan zararın davacı-birleşen davada davalı şirketin anlaşma şartları ve tarihlerine uymamasından kaynaklandığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanı reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Asıl dava bakiye navlun bedelinin tahsili için, birleşen dava ise gecikme nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takiplere itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 1197. maddesi uyarınca navlunun eşyanın tesliminin istendiği anda ve her halde boşaltma süresinin sonunda muaccel olacağı, navlunun borçlusunun ise asıl davada davalı taşıtan olduğu, taraflar arasında taşımanın tamamlandığı hususunda bir çekişmenin de bulunmadığı, davalının navlun borcunun doğduğu, davalının ödemekten imtina ettiği bakiye taşıma bedelini ödemesi gerektiği, davacının 52.320 USD alacaklı olduğu, asıl davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı; birleşen davada davacı tarafça, davalı aleyhine Ankara 25. İcra Dairesinin 2020/6742 esas sayılı dosyasında başlatılan takipte birleşen davalı borçlunun itiraz dilekçesinin, davacı alacaklıya 14.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, birleşen itirazın iptali davasının, 01.11.2021 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle ise, arabuluculuk sürecinin başladığı 29.03.2021 ve bittiği 12.05.2021 tarihleri arası da dikkate alınmadığında, davanın İİK'nın 67. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin 29.10.2021 tarihinde dolduğu ve davanın süresinde açıldığı, dava dışı ... firmasının birleşen davacıdan talep etmiş olduğu bedelin Aqaba liman masraflarının karşılığı olduğu, taşımaya konu emtianın satışının CIF esasına göre gerçekleştirildiği, bu nedenle konteynerlerin Aqaba limanındaki liman masraflarının dava dışı alıcı firmaya ait olacağı, öte yandan, fiili taşıyan dava dışı Maersk Denizcilik konşimentosunda belirtilen taşıma şartları dikkate alındığında, taşıyıcının satıcıya herhangi bir bildirimde bulunmaksızın malların başka bir taşıma aracına aktarılması hakkına sahip olduğu, bundan dolayı genelde Türkiye'den tamamı tek parti halinde çıkış yapılsa dahi, malların varış limanına iki veya daha fazla parti halinde ulaşabildiği, ilk çıkış limanından sonraki aktarma limanında göndericilerin müdahil olamadığının ve somut uyuşmazlıkta da benzeri bir durumun olduğu, kaldı ki davalı tarafça dosyaya sunulan evraklar arasında davalı tarafça dava dışı şirkete ödeme yapıldığı veya dava dışı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı alacağından mahsup edildiğine dair bir belge de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl dava ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 26.304,49 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı-birleşen davada davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 6.576,12 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 19.728,37 TL bakiye harcın davalı-birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı-birleşen davada davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davalı-birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf aşamasında davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/01/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...