T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1516 - 2024/1749
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1516
KARAR NO : 2024/1749
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2023
NUMARASI : 2022/136 E. - 2023/344 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi, Alacak
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/05/2023 tarih ve 2022/136 E. - 2023/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile ... arasında 2016/387318 ihale kayıt numaralı “... A. Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas ve Usullere Göre Yapılan Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmetlerinin Yürütülmesine Ait Sözleşmeler” ile 2015/136467 ihale kayıt numaralı “Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin Yaptırılması İşine Ait Sözleşmeler” gereğince, Adana, Erzurum, İzmir ve Diyarbakır bölge taşıma işleri ile bazı bölgelerdeki ayrım dağıtım işlerinin tamamının müvekkili şirket üzerinde kaldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 11. maddeleri gereğince müvekkili tarafından davalıya kesin teminat mektuplarının teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşme ve ihale dokümanlarındaki tüm taahhütlerini uygun bir şekilde yerine getirilmesine, davalı tarafından iş bitirme belgelerinin verilmesine ve SGK ilişiksizlik belgelerinin alınarak davalıya sunulmasına rağmen davalının müvekkiline ait kesin teminatlarını iade etmediğini, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesine aykırı olduğunu, bu nedenle zor duruma düşen müvekkilinin yeni işlere teminat sunamadığını ve ihalelere giremediğini, davalı tarafça müvekkiline gönderilen 08.03.2021 tarihli yazılar ile de teminatların vadelerinin uzatılmasının talep edildiğini, davalı tarafından herhangi bir sebep gösterilmemekte olup, keyfi bir uygulama ile teminat mektuplarının vadesinin uzatılmasının istendiğini, davalının talepleri doğrultusunda işlem yapılmaması halinde teminatların nakde çevrileceğinin bildirilmesi nedeniyle teminat mektuplarının sürelerinin önce 19.03.2021, daha sonra 31.12.2022 tarihine kadar uzatıldığını, bu işlemler sebebiyle müvekkilinin ilgili bankalara faiz, komnisyon v.b. ödemeler yapmak zorunda kaldığını, 31.12.2021 tarihine kadar geçerli olan ve daha sonra süresi uzatılan 9 adet toplam 10.500.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının, davalı ... ile yapılan görüşmeler sonucunda, ... Bankası 28.12.2021 tarih ve 2011203 mektup numaralı, 3343377 seri numaralı 8.500.000,00 TL bedelli ve ... Bankası 27.12.2021 tarih, 2011061 mektup numaralı, 3343378 seri numaralı 2.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarının düzenlenerek davalı tarafa teslim edildiğini, teminat mektubunun iade edilmemesinin mevzuata aykırı olduğunu, davalının gerçekleştirdiği bu haksız eylemler sebebiyle doğan zararın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, ... Bankası 28.12.2021 tarih, 2011203 mektup numaralı, 3343377 seri numaralı 8.500.000,00 TL bedelli ve ... Bankası 27.12.2021 tarih, 2011061 mektup numaralı, 3343378 seri numaralı 2.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarının bankaya ya da müvekkiline iadesine, iptaline, hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafından vadesi uzatılarak müvekkiline iade edilmeyen teminat mektupları gereğince, müvekkili tarafından bankalara ödenen komisyon bedellerinin ve iadeye kadar geçecek süre için işleyecek komisyon bedelleri olan şimdilik 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde, davalının muhtemel zararlarını karşılayabilecek teminat miktarının tespitine, bu miktarın dava konusu teminat miktarlarının altında kalması halinde dava konusu teminat mektuplarının iptali ile yeni teminat mektuplarının müvekkili şirket tarafından davalıya verilmesi için depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.03.2023 havale tarihli dilekçe ile talebini 112.271,82 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davacı firmadan teminat mektupları alındığını, müvekkilince 2015-2019 yılları arasında gerçekleştirilen "Ana Posta Hattı Taşıma Hizmet Alımları, Ayrım Sevk ve Dağıtım Hizmet Alımları ile Tali Posta Hizmet Alımları"na ilişkin yapılan ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından sorumlu sıfatıyla eksik beyan edilen KDV tutarlarının yapılan düzeltme ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na ödendiğini, akabinde ilgili şirketlere rücu edildiğini, farklı gerekçelerle tahsili sağlanamayan müvekkili alacakları için başlatılacak dava süreci öncesinde; ödemede bulunmayan şirketlere ait olup müvekkili uhdesinde bulunan nakit teminatların ilgili şirketlerin borçlarına mahsubu, yine şirketlere ait olup müvekkili uhdesinde teminat mektubu bulunanların teminat mektuplarının nakde çevrilmeden önce süresinin uzatılmasının talep edilmesi, sürenin uzatılmaması halinde nakde çevrilerek borçlarına mahsup edilmesi hususunu içeren Yönetim Kurulunun 22.04.2021 tarih ve 77 sayılı kararı gereği davacı şirketin dava konusu teminat mektuplarının süresini uzattığını, müvekkilinin pişmanlıkla vergi dairesine ödeme durumunda kaldığı tutarın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini ve müvekkiline iadesinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme, idari ve teknik şartname hükümleri gözetildiğinde, dava konusu teminat mektuplarının iadesinin ya da hükümsüz sayılmasının hukuken mümkün olmayacağını, ayrıca, davacı şirket tarafından, müvekkilince gerçekleştirilen düzeltme beyannamelerinin iptalini teminen Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 2021/2016, 2021/2031, 2021/2032 ve 2021/2033 Esas sayılı dosyalarıyla açılan davalarda verilecek kararların işbu davada verilecek kararı etkileyeceğinden, 6100 sayılı HMK'nun 165/1. maddesi hükmüne istinaden vergi mahkemesi dosyalarının, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafından teminat mektuplarının iade edilmeme gerekçesi olarak, davacının KDV tevkifatından dolayı borcunun bulunduğu hususu gösterildiğinden, KDV tevkifatından dolayı davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, tevkifat işleminin mevzuata uygun olup olmadığının tespitinin gerektiği, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "Kapsam" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmekte oldukları, bu tür hizmetlerin, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girdiğinin, hüküm altına alındığı, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 27/28. maddelerinde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümler çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığının kararlaştırıldığı; davalı ...'nin KDV tevkifat işleminin hukuka aykırı olduğu ve mevzuata aykırı olarak düzeltme beyanının kabul edildiği gerekçesiyle davacı tarafından Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'na karşı Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 2021/2032, 2021/2031, 2021/2033, 2021/2016 Esas sayılı dosyalarında açılan dava sonucunda, mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararların istinaf incelemesinde olduğu; KDV tevkifatından davacının davalı idareye borcunun bulunmadığı, bu nedenle teminatın iade edilmemesine gerekçe olarak gösterilen yüklenicinin borcunun bulunduğuna ilişkin savunmanın yerinde olmadığı, bu şekilde sözleşmeler kapsamında teminatın iadesi şartlarının oluştuğu, davalının teminatları iade etmemesinde haksız olduğu, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle davacı tarafından bankaya yapılan komisyon bedellerinin hesaplanması için bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi ek raporuna göre, son uzatma tarihinden dava tarihine kadar ödenen kısmın 112.271,82 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan miktardan ihtarnameden önce ödenen tutarların mahsubu sonucu davalının 103.823,07 TL'nin ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacının teminat mektuplarının iadesine ilişkin davasının kabulü ile, dava konusu ... Bankası ... Şubesi'nden verilen 28/12/2021 tarih 2011203 mektup numaralı 3343377 seri numaralı ve 8.500.000,00 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi'nden verilen 27/12/2021 tarih 2011061 mektup numaralı 3343378 seri numaralı ve 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, davacının alacak davasının kısmen kabulü ile, 103.823,07 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin kararında dayandığı vergi mahkemesi kararlarının kesinleşmediğini, bu kararların davacı aleyhine sonuçlanması halinde müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı KDV tutarlarının tahsilinin imkânsız olacağını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre teminat mektuplarının ancak davacının müvekkiline borcunun olmaması halinde iade edilebileceğini, vergi mahkemeleri kararlarının kesinleşmediğini; KDV tevkifatı uygulamasının teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar (satıcılar) tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar (alıcılar) tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilmesi olduğu; Maliye Bakanlığının işgücü temin sözleşmelerinde alıcılara 9/10 oranında KDV tevkifat yapma zorunluluğu getirdiğini, bu uygulamaya göre tebliğde alıcı olarak belirlenenlerin satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10 oranındaki kısmını tevkif edip kendi vergi dairesine beyan edip ödemesi, satıcının sadece 1/10’luk kısmını kendi vergi dairesine beyan etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu konuda gerekli düzeltmeleri ve ödemeleri yaptığını, davacıdan fazladan tahsil ettiği tutarların talep edildiğini, ancak davacı tarafça söz konusu tutarların iade edilmediğini, müvekkilinin davacı firmanın 9/10 oranındaki KDV’sini hem vergi dairesine hem de firmaya ödemiş olup, mükerrer ödeme söz konusu olduğunu, davacı şirketin sebepsiz zenginleştiğini; söz konusu bedelin “sözleşme bedeline dahil giderler”den olmadığını, teminat mektubu iadesinin yüklenicinin bu işten dolayı İdare’ye herhangi bir borcu olmaması şartına bağlandığını, bu şekilde davacı adına toplam 26.360.599 TL’nin fazladan yatırıldığını, 50.000 TL teminatın tutulma sebebinin ise, işçi alacakları nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davalar olduğunu, bu nedenle teminat mektubunun iadesinin ya da hükümsüz sayılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, banka teminat mektubunun iadesi ve haksız olarak ödendiği iddia edilen komisyon bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça davacı şirket ile 2015-2019 yılları arasında gerçekleştirilen bazı hizmet alım sözleşmelerine ilişkin yapılan ödemelerden 9/10 oranında KDV tevfikatı yapılmadığının tespit edildiği, bunun üzerine eksik beyan edildiği düşünülen tutarlar için Gelir İdaresi Başkanlığına düzeltme beyannameleri verildiği ve bu beyannameler kapsamında da KDV ödemelerinin yapıldığı, ne var ki, söz konusu sözleşmeler kapsamında yapılan ödemelerin KDV tutarlarının daha önce davacı şirkete ödenmiş olduğu, böylece davalının iki kez KDV ödemesi yapması sonucunun doğduğu, davacı şirketin sebepsiz zenginleştiği sonucuna ulaşan davalının davacıya ödediği KDV tutarı için rücu talebi yaptığı, davacının ise ödeme yapmaması halinde davalı tarafa hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle verdiği teminat mektuplarının paraya çevrilmesi tehdidi altında kaldığı ve neticeten teminat mektuplarının vadesini uzattığı, oysa davalı şirket tarafından KDV tevkifatı yapılan sözleşmelerin işgücü teminine ilişkin ve bu nedenle de KDV tevkifatı işlemine tabi olmadığı, bu hususun davacı tarafından davalı şirketin verdiği düzeltme beyannamelerinin iptali için açtığı davalar sonucunda kesinleştiği, nitekim, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 2021/2033-2031-2032-2016 Esas sayılı dosyalarında taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve eki teknik şartnamedeki, çalıştırılan personele ilişkin sorumlulukların davacı şirkette bulunmasına ve çalıştırılan personelin çalışma düzeninin davacı şirket tarafından belirlenmesine ve şirket tarafından kontrolüne ilişkin hükümler dikkate alındığında, davacı şirket tarafından yüklenilen işin tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi elemanları tarafından sağlandığı, işçilerin sevk ve idaresinin davacı şirkette olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirket ile ... A.Ş. arasında imzalanan söz konusu sözleşmeler kapsamında davacı şirket tarafından üstlenilen işin niteliğinin işgücü temini olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranında katma değer vergisi tevkifatında ve dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği ve düzeltme beyannamelerinin iptali talebinin reddine ilişkin Vergi Dairesi Başkanlığı işleminin iptal ettiği, anılan kararların önce Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dairesinin istinaf incelemesinden, daha sonra da Danıştay 9. Dairesinin sırasıyla 2023/7758 E.-2024/1801 K.;2023/7757 E.-2024/1800 K.; 2023/7759 E.-2024/1799 K. ve 2023/7760 E.-2024/1798 K. sayılı kararlarıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, böylece, davalı şirketin şartlarının oluşması nedeniyle teminat mektuplarını iade etmesi gerekirken, vadelerinin haksız şekilde uzatılması nedeniyle davacı tarafça bankaya ödenmek zorunda kalınan toplam 103.823,07 TL'den sorumlu olduğu, dosya kapsamında sunulan delillerden, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davacının davalıya başkaca bir borcunun bulunduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 724.347,15 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 181.824,78 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 542.522,37 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/11/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.