T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1535 - 2024/1709
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1535
KARAR NO : 2024/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2022
NUMARASI : 2021/299 E. - 2022/169 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2022 Tarih ve 2021/299 Esas - 2022/169 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... Süt ürünleri Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirket'in 2019/131583 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli seri markaları ile benzer olduğunu, aynı/aynı tür/benzer sınıflarda tescil edilmek istendiğini, bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarından haksız yarar sağlanması, marka itibarının ve/veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi riskinin mevcut olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın davalının marka başvurusuna itirazlarının reddine ilişkin olarak verdiği 07/09/2021 tarih ve 2021/M-6722 sayılı kararının iptaline, 2019/131583 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacı markaları ile müvekkilinin marka başvurusunun görsel, işitsel, kavramsal ve emtia sınıfları yönünden benzer olmadığını, aralarında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili markasının davacı markalarından haksız yarar sağlama, tanınmış markanın itibarına zarar verme ve ayırt edici özelliğini zedeleme ihtimali yaratmadığını, dolayısıyla 6759 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinin uygulama alanı bulamayacağını, müvekkilinin marka tescilinin kötü niyete dayanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki emtianın tamamının davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık gerekçeli itirazın yerinde olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin itirazına mesnet "..." markalarını çok uzun süreli yatırımlar ve sarf edilen emekle tanınmış marka haline getirdiğini, davalı markası ile müvekkili markasının ortak harf sayısının çokluğu, harf sıralamasının aynı olması nedeniyle benzer olduğunu, şekil unsurunun da ayırt edicilik katmadığını, ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkili şirketin seri markalarından biri ya da bağlantılı işletme algısı yarattığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin ticaret unvanı da olan tanınmış "..." markasının korunmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda yer verilen şekil unsuru ile markanın ortasında yer verilen, söyleniş bakımından da baskın özellik arz eden "r" harfinin davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliği sağladığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının başvurunun reddini gerektirmeyeceği, davalının kötü niyetinin ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı ... Süt ürünleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı ... Süt ürünleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.