T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1526
KARAR NO : 2024/1689
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2022
NUMARASI : 2021/227 E. - 2022/53 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2021/227 Esas - 2022/53 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili müvekkilinin "... +ŞEKİL" ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarında yer alan "X" ibaresi ile dava konusu başvuruda yer alan "X" ibaresinin birebir aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanımış olduğunu, "X" ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını, davalı gerçek kişinin kötü niyetli olduğunu, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, 2021/M-5987 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep
Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların marka işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik olmadığı, tarafların markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının “tanınmışlık” iddialarının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dava konusu başvuruda yer alan "X" logosunun müvekkilinin markalarında yer alan "X" logosu ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanımış bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "şekil+..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik bulunmadığının açık olduğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun da "X" harfini andırmadığı, aksinin kabulünde dahi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri hususları gözetildiğinde dava konusu başvuruda yer alan şeklin davacının markalarında yer alan "X" ibaresinden düzenleme biçimi biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacının markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili görülmediği, ayrıca davacı davalı Kurum nezdindeki itirazlarında kötü niyet iddiasına dayanmamakla birlikte dava dilekçesinde ileri sürdüğü kötü niyet iddiasının dava konusu başvuru tescil edilmediğinden incelenmesinin de sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...