T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1435
KARAR NO : 2024/1622
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2021
NUMARASI : 2019/193 E. - 2021/271 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla ilgili Yidk Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/193 E. - 2021/271 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1984 yılından beri ürettiği iplikleri “...” markasıyla piyasa sürdüğünü, gerek yurt içi gerekse yurtdışında çok sayıda satış mağazasının bulunduğunu, davalının sistematik olarak müvekkilinin ürünlerini taklit ettiğini, davalının 2018/03468 sayılı tasarım başvurusunun müvekkilinin ürünleri ile benzer bulunarak reddedildiğini, 2018/04904 sayılı tasarım başvurusu için işbu davanın açıldığını, davalının 13.08.2018 tarihinde ise bu kez müvekkilinin 2017/05204 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle Bakırköy 1.FSHHM’de 2018/364 Esas sayılı davayı açtığını, 15.08.2018 tarihinde ise Bursa 3. AHM’de 2018/482 Esas sayılı menfi tespit davasını açarak 2018/03468 sayılı tasarımın müvekkiline ait 2017/05204 sayılı tasarıma benzemediğinin tespitini talep ettiğini, davalının son olarak 2017/05204 sayılı tasarıma benzer bulunarak kısmen reddedilen 2018/03468/5 sıra numaralı tasarıma ilişkin YİDK kararının iptali istemiyle 2019/43E sayılı davayı açtığını, davalı firmanın iplik başlıklı 2018/04904-1 sıra sayılı tasarımına ilişkin verilen 2019/T-186 sayılı YİDK kararının hatalı olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, daha önce iptal edilen 2018/03468/5 sıra sayılı tasarımın zaten müvekkilinin 2017/05204 sayılı tasarımı ile benzer bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu tasarıma ait ürünle ilgili olarak 2017 yılında 2017/04579 sayılı patent başvurusunu da yaptığını, dava konusu tasarımın müvekkilinin 2018/03752-1,2,3 sayılı tasarımı karşısında da yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, 2019/T-186 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu tasarımın genel itibariyle gerekçe gösterilen davacı tasarımları ve patent başvurusundan farklı olduğunu, başvuruya konu tasarımdaki iplik, kullanılan renk ve desen yapısının farklı olduğunu, bu nedenle davalıya ait tasarımın yeni ve ayırt edici özellikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacının daha önce 15/02/2019 tarihinde Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2019/37 Esas sayılı davada aynı talepleri öne sürdüğünü, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin 1986 yılından bu yana faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği davalara ek olarak Ankara 1. FSHHM’nin 2019/43 Esas sayılı dosyası ile açılan ve Ankara 3. FSHHM’nin 2019/128 E sayılı dosyası ile birleştirilen bir davanın daha mevcut olduğunu, söz konusu davanın müvekkiline ait 2018/03468-5 sayılı tasarım ile ilgili verilen 2018/T-1109 sayılı kararın iptaline ilişkin olduğunu, öte yandan davacının işbu dosya bakımından mesnet gösterdiği 2017/05204 sayılı tasarımın müvekkilinin 2005/04937 sayılı tasarımı ile aynı olduğu gerekçesiyle Bakırköy 1. FSHHM'de 2018/364 Esas sayılı hükümsüzlük davasını açtıklarını, davacının/iddialarının aksine davacı tasarımı ile dava konusu tasarımın aynı ya da benzer olmadığını, iplik tasarımı gibi basit yapıda ürünlere ilişkin olan tasarımlarda, tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında, mevcut farklılıkların genel görünümü farklılaştırmaya yeterli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2018/ 04904 – 1 sayılı tasarıma ait görseller ile davacı yana ait 2018/ 03752 sayılı 1, 2 ve 3 sıra numaralı tasarımlar karşılaştırıldığında, davacı yanın itiraza dayanak gösterdiği her 3 tasarımın da dava konusu tasarım karşısında, farklı özellikleri itibariyle bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici bir algı yarattığı, dava konusu 2018/04904 sayılı tasarım ile davacı yana ait 2017/ 05204 (1) ve (2) sıra sayılı tasarımlar karşılaştırıldığında, dava konusu tasarımın sahip olduğu farklılıkların, anılan tasarımı davacı tasarımı karşısında yeni olarak tanımlayacak bir eklenti sağlamış ise de oluşan bütünün dava konusu tasarıma yeterli ayırt edicilik sağlamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2019-T-186 nolu kararın iptaline, davalıya ait 2018/04904-1 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu tasarımın iplik yapısı, kullanılan renk ve desen yapısının farklı olduğunu, mahkemece kararın gerekçesinde farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı açısından yeterli olduğu açıklandığı halde hatalı biçimde davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; derdestlik itirazları doğrultusunda davanın usulden reddedilmesinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli açıklığı içermediğini, müvekkiline ait tasarımın yeni olmakla kalmayıp ayırt edicilik kriterlerini de haiz olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, endüstriyel tasarımla ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan, içinde tasarım uzmanı bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından hazırlanan raporda, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu tasarımının davacıya ait 2017/05204-1,2 sayılı tasarımlar karşısında yeni olmakla birlikte ayırt edicilik kriterini taşımadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davalı Şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 6100 sayılı HMK'nın tasarruf ilkesi başlıklı 24. maddesinde, hâkimin, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceği ve karara bağlayamayacağı, taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. maddesinde ise hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 7251 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki (zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken) 141. maddesinde ise iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi düzenlenmiş olup buna göre tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri yahut değiştirebilecekleri, taraflardan biri ön inceleme duruşmasına gelmezse gelen tarafın onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmalarını genişletebileceği yahut değiştirebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali, tasarım tescilinin iptali ve terkin taleplerinde bulunmuş, davalı Şirket vekilinin cevap dilekçesinde, davacı vekilinin Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2019/37 esas sayılı dosya ile dava konusu tasarımın hükümsüzlüğünü istediğini belirterek derdestlik itirazında bulunması üzerine davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, işbu davanın YİDK karar iptali istemine ilişkin olduğunu, derdestlik durumunun söz konusu olmadığını belirtmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde de aynı yönde beyanlarda bulunmuştur. Her ne kadar 23/01/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili "tasarımla ilgili YİDK kararının iptalini ve hükümsüzlüğünü" talep ettiklerini beyan etmiş ise de, bu beyanın açıkça tasarımın hükümsüzlüğü istemini de içerdiği kabul edilemeyeceği gibi, bir an için aksi düşünülse dahi, ön inceleme celsesine katılan karşı taraf vekilinin açık muvafakatinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince işbu davada, davalı tasarımının hükümsüzlüğünün talep edilmediği ve hakimin talepten fazlaya karar veremeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.11.2007 tarih, 2006/7490 E., 2007/15087 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince kurulan YİDK iptali hükmünün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, talepten fazlasına hükmedilmesi nedeniyle taleple bağlı kalınarak yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan harç ve AAÜT hükümleri dikkate alınarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/07/2021 gün ve 2019/193 Esas - 2021/271 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile ...'nun 2019-T-186 sayılı kararının İPTALİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40-TL’nin mahsubu ile bakiye 383,20-TL’nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, istinaf eden davalılar aleyhine hüküm kurulamayacağından ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 173,80-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 26,00-TL tebligat ve posta ücretinden oluşan toplam 1.999,80-TL yargılama giderine, 44,40 TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.088,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davalı ...'nden peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, istinaf başvurusunda peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...