T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1444 - 2024/1636
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1444
KARAR NO : 2024/1636
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2020
NUMARASI : 2019/113 E. - 2020/105 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2020 tarih ve 2019/113 E. - 2020/105 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/27323 sayısı ile gerçekleştirdiği "..." ibareli başvurunun davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı kurumun verdiği kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin 2012 yılından beri aktif bir şekilde enerji ve inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasının şirketin kurucularının ... şeklindeki isimlerinin baş harfleri ile oluşturulduğunu, olağan bir tüketicinin turizm sektöründe faaliyet gösteren davalı ile müvekkili markalarının karıştırmayacağını, ileri sürerek, 2019-M-238 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin kurum nezdinde çok sayıda tescilli markası bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin "..." ibareli markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markadaki “...” ibaresinin ayırt edici bir vasfının bulunmadığını, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru konusu 2018/27323 sayılı marka ile başvurunun reddine gerekçe davalı markaları arasında 37. ve 42. sınıf hizmetlerin aynı şekilde yer aldığı, bu sınıflar kapsamındaki hizmetlerin aynı veya aynı tür oldukları, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretlerin ortak olarak “...” esas unsuruna haiz oldukları, başvuru kapsamında bütünsel algıyı değiştirecek başkaca bir ek unsurun yer almadığı, bu nedenle işaretler arasında karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mal hizmet benzerliği değerlendirmesinde müvekkiline ait marka ile davalı tarafa ait markaların salt 37 ve 42. sınıf hizmetler sınıfına dahil olması göz önünde bulundurulmuş ise de, markaların ham madde - mamul ilişkisi, pazarlama koşulları, amaçları, satış sonrası servis ve onarım süreçlerinde ortaya çıkar farklılıklar gibi hususların iltibası ortadan kaldırdığını, tarafların müşteri çevrelerinin farklı olduğunu, bütüncül algı çerçevesinde de markaların farklı olduklarını, davanın reddi nedeniyle müvekkilin yatırdığı peşin harcın iadesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin itiraza mesnet markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibaresinin davacı markasının da tek esaslı unsurunu oluşturduğu, zira İngilizcede "inşaat, yapı" anlamlarına gelen tanımlayıcı nitelikteki "..." kelimesinin başvuruya ayırt edicilik kazandırmadığı, başvuru kapsamındaki 37 ve 42. sınıf hizmetlerin de itiraza mesnet markaların kapsamında yer alması nedeniyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek olan dava konusu başvurunun reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle davacının yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmasının da tabi olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.