T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1500 - 2024/1631
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1500
KARAR NO : 2024/1631
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2022
NUMARASI : 2021/328 E. - 2022/201 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın Reddine Dair Yidk Kararının İptali Ve Marka
Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2022 tarih ve 2021/328 E. - 2022/201 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/119415, T/01943, 2014/56225, 2000/10004, 2003/37883, 2006/07920, 2007/711252, 2012/22625, 2014/56229 sayılı "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/59561 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen kabulü ile 35.sınıf hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilerek itirazlarının kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedilerek 9. Sınıfta emtia yönünden başvurunun reddedildiğini, oysa somut olayda SMK’nın 6/1 no’lu maddesinde yer alan üç şartın mevcut olduğunu, müvekkilleri şirketin tescilli “...”, "..." ibareli markaları ile tescil başvurusuna itiraz edilen “... ...” ibareli markanın esas unsurlarının görsel ve fonetik açıdan aynı olduğunu, “...” ibaresinden sonra getirilen ”...” ibaresinin ayırt ediciliği sağlamadığını, T/01943 tescil numaralı tanınmış “...” markasına benzer “... ...” markasının tümden reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... YİDK'nun 2021-M-5970 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/59561 başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markanın kapsamında kalan hizmetler bakımından davacının itiraza mesnet markalarının kapsadıkları mal/hizmetlerle aynı veya benzer olmadığını, dava konusu markalar arasında farklılaşan mal ve hizmetler bakımından 6769 s. SMKT’ın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu 6/5 hükmü kapsamında tanınmış marka nedeniyle ret koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, "...” kelimesinin İngilizce karşılığının "reklamlar" anlamındaki “...” kelimesinin kısaltması olduğunu, global dev firmalarca da dünya genelinde kullanılan kelimelerden olduğunu, davacı tarafın ise yerel bir market zinciri olduğunu, müvekkilince başvurusu yapılan “... ..." ibaresinin reklamcılık faaliyeti gösteren ajanslar ve sosyal medya üzerinden reklam vermek isteyen kişilerce kullanılmak için geliştirilmiş yapay zekaya dayalı kolay reklam platformu ve reklam ödemelerinin gerçekleştirileceği “visa” lisanslı bir ... olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi kapsamında markalar arasında, iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu 6/5 hükmü kapsamında tanınmış marka nedeniyle ret koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında ön plana çıkan ibarelerinin gerek okunuş gerek de görsel olarak birbirleri ile belli bir benzerlik içerdiği, sıradan tüketicinin değil daha bilinçli tüketicinin de "... ..." / "...", “...”, “...” ibareleri arasındaki yüksek görsel ve işitsel benzerlik nedeniyle ve işaretlerin bütünsel algı itibariyle birbirleriyle ilişkilendirilebilirliği karşısında yanılgı yaşamasının mümkün olabileceği ve taraf markalarının iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları, dava konusu yapılan markanın kapsamındaki dava konusu tüm hizmetler davacı markalarında yer aldığı için tanınmışlığın bu duruma etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRK PATENT YİDK'nun 2021-M-5970 sayılı kararının iptaline, dava konusu yapılan marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka başvurusu ile davacının 2018/119415 sayılı “...” ibareli markası dışındaki diğer itiraz gerekçesi markalarının karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olmadığını, davacı yana ait “.../.../...” ibareli itiraza mesnet markaların dava konusu marka ile benzer bulunmasının mümkün olmadığını, dava konusu markanın kapsamında kalan mallar/hizmetler bakımından davacının itiraza mesnet 2018/119415 sayılı “...” ibareli markası ile 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına ve hükümsüzlük davasına mesnet "..." "...", "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında kalan 36. sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markaları arasındaki yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik karşısında tali unsurların başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/11/2017 tarih, 2016/4324 Esas, 2017/6597 Karar sayılı kararında da "... ..." ibareli başvuru ile "...", "...+şekil" ve ''...'' ibareli markalar arasında görsel ve işitsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.