T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1454
KARAR NO : 2024/1637
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2019/373 E. - 2021/228 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali ile Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2019/373 E. - 2021/228 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2017/121549 nolu ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın, davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarının tanınmışlığının iltibası artıracağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-8950 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, "..." markasının tanınmışlığına ilişkin başvurunun reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, herkesin kullanımına açık "..." ibaresinin tali unsur olarak kullanıldığını, davalının müvekkilinin talep ettiği mallar yönünden markasal kullanımının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik bulunmadığı, tüketicilerin davalı konusu markanın davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, SMK'nın 6/9. maddesinin uygulama alanı bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğunu, davalının 2020/28070 sayılı markanın müddet olduğunun dikkate alınmadığını, bu markanın hangi sebeple müddet sayıldığı araştırılmadan rapor hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, sınıfsal benzerliğin gerçekleştiğini, "..." ibaresinin ayırt edici olduğunu, davalının zayıf marka savunması baz alınarak müvekkili şirketin markasal hakkının ortadan kaldırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasının imajından haksız yarar sağlayacağını, "..." ibareli marka hakkında açılan dava dosyasının celbedilmediğini, çekişmeli mallar yönünden tüketici özeninin düşük olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, dava konusu başvuruda, gıda sektöründe anlamı itibariyle ayırt ediciliği yüksek olmayan bu kelimenin tanımlayıcı olarak kullanıldığı, marka kompozisyonunda esas unsurun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markanın davacının itiraza mesnet markalarını çağrıştırmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.11.2019 tarih ve 2018/2845 E.- 2019/7629 K. sayılı kararında "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, öte yandan, her başvurunun kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...