T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1442 - 2024/1624
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1442
KARAR NO : 2024/1624
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2021
NUMARASI : 2017/422 E. - 2021/252 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/06/2021 tarih ve 2017/422 E. - 2021/252 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Züccaciye Ticaret Ve Sanayi A.Ş ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1970 yılından bu yana porselen yemek takımları, porselen obje ve sofra takım aksesuarlarıın üretim ve satışını yaptığını, müvekkilinin 91/003841 sayılı "...", 93/005440 sayılı "..." ve 2000/10838 sayılı " ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, tescil edilmek istenilen dava konusu “... ...” ibareli markanın, müvekkilinin “...” ve “...” ibarelerini içerir bu markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkili firmanın 1991 yılından bu yana aralıksız kullandığı bir markayı, yanına ayırt edicilik taşımayan “...” ibaresi eklenerek müracaata konu edilmesinin kötü niyetli olduğunu, davalı yan ile müvekkili firmanın rakip firmalar olduklarını, ana faaliyet alanlarının porselen – seramik üretimi ve satışı olduğunu, böyle bir durum varken basiretli tacir sıfatıyla müvekkilinin markalarından haberdar olan davalının, müvekkilinden 25 sene sonra aynı markayı aynı sınıflarda tescil başvurusuna konu etmiş olmasının, müvekkilinin senelerdir kullandığı markalarının yeni yaratılmış bir versiyonu olarak algılanacağını, davalının, işbu başvuru ile birlikte çok sayıda “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı yanın “...” esas unsurlu bu markalarına karşı kapatılan Bakırköy 2. FSHHM'de açılan 2016/218 Esas sayılı davada, davalının 2015/103523 sayılı “... ...” ibareli markasının hükümsüzlüğünün istenildiğini, müvekkili tarafından ikame edilen bu davanın hemen ardından davalının aynı markaya aynı logo ile 2017/83213 sayılı başvuruya konu ettiğini, bu durumun davalı yanın kötü niyetini gösterdiğini, dava konusu başvurudan YİDK kararı ile bir kısım emtialar çıkartılmış olmakla birlikte müvekkili markaları ile benzerlik gösteren çatal-kaşık-bıçak- mutfak aletleri, heykeller, biblolar, ev tekstili gibi emtialar ile yine müvekkili markaları kapsamında yer alan inşaat malzemeleri ile benzer bazı emtiaların kaldığını, müvekkilinin “...” ibaresinin çatal – bıçak –kaşık setlerinde yıllardır kullandığını, taraf markalarının birbiri ile iltibasa sebebiyet verecek düzeyde yakın olduklarını ileri sürerek, 2017-M-7684 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016/25699 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı yanın “... ...” markası ile davacı şirketin “...” ibareli ve şekil unsurlu markası arasında düşük düzeyli bir benzerlik bulunmakla birlikte, başvuru markası kapsamından çıkartılmayan emtialar açısından emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı yanın kötü niyet iddialarının ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin “...” ve “...” markalarının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, müvekkili şirketin “... ...”, “... ...” vb birçok markanın sahibi olduğunu, davacı yanın 20 yıl önce tescil ettirdiği ve bu zamana kadar markasal anlamda kullanımı olmayan bir markaya dayanarak, herhangi bir benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı halde davalar açarak müvekkili şirketin ticari başarısının önüne geçmeye çalıştığını, müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca yaptığı çalışmalar neticesinde meydana getirdiği özel bir formül ile inciyi toz halinde tabak, kâse vb yemek takımları içerisinde kullanmayı başardığını ve bunun üzerine “... ...”, “... ...”, “...”, “... ...” ibarelerinin tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin “... ...” markası ile gerçekleştirdiği satışların kısa sürede rekor kırdığını ve ciddi tanınırlık kazandığını, davacını, dayanak olarak ileri sürdüğü “...” markasının iptali için Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/56E sayısı ile iptal davası açıldığını, taraf markaları arasında iltibasa neden olabilecek herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, davacının 2000/10838 sayılı markasının esasen bir şekil markası olduğunu, müvekkilinin markasında ise herhangi bir şekil unsurunun yer almadığını, davacı markasının asli unsurunun “...” ibaresi değil karikatürize şekilde oluşturulmuş istiridye kabuğu olduğunu, müvekkili markası kapsamında yer alan emtialar ile davacı yanın markaları kapsamındaki emtiaların benzemediklerini, davacının ileri sürdüğü markaların tescilli olduğu sınıfların 11, 19 ve 21. sınıflar olduğunu, müvekkili markasının ise 08, 24 ve 35.sınıfları içerdiğini, davacı yanın 08. sınıfta markasını aktif olarak kullandığını iddia etse de davacının bu sınıfta tescilli markalarının bulunmadığını, davacı yanın dosyaya sunduğu örnek kullanımının bir önemi bulunmadığını, 24. sınıf emtiaların ev tekstil ürünlerini içerdiğini, davacı şirketin bu sınıfta herhangi bir faaliyetinin dahi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının aynı asli ve baskın unsuru içerdiği ve buna bağlı olarak görsel, fonetik ve kavramsal açıdan yüksek benzerlik taşıdığı bir halde, benzer emtia gruplarında her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir ilişki kurmasının karıştırılma ihtimalini doğurabileceği, dava konusu başvuru ile davacı markalarını gören, işiten, duyan tüketicinin sonraki markanın davacı yanın tescilli markalarının yeni bir serisi ya da yurtdışına ihraç edilmek üzere tasarlanmış ürünlerde kullanılacak İngilizce karşılığı olarak algılayabileceği bu durumun ise işaretler arasındaki iktisadi bir bağ olduğu yanılgısını doğurabileceği ve imaj transferine yol açabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, ortalama tüketicinin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurması ihtimalinin yer aldığı, davacı yanın uzun yıllara sair tescillerinin bulunması göz önüne alındığında, dava konusu markanın davacı tarafından yaratılmış yeni bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğu, bu durumun ise iltibas ihtimalini doğuracağı, 556 s. KHK dönemine ilişkin bu başvurunun anılan KHK hükümlerine göre incelenmesi gerektiğinde, davacının markasını tescil kapsamındaki emtialarda kullanımının bulunup bulunmadığının 8/1-b bendi anlamındaki iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, hal böyleyken işaretler arasında 08. Sınıftaki “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.” 21.sınıftaki yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar,” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil);. Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Dekoratif mıknatıslar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları açısından da 8/1-b bendi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, tarafların ülkemizde aynı sektörde faaliyet gösteren birbirine rakip iki büyük firma oldukları, her iki firmanın da pek çok şubesinin ve satış noktalarının bulunduğu, her iki firmanın da yurtiçi ve yurtdışına satışlar gerçekleştiren büyük cirolu ticari firmalar oldukları, dolayısıyla sektörde doğrudan rakip oldukları, bu nitelikteki basiretli tacir sıfatını haiz rakip firmaların birbirlerinin ürünlerinden, faaliyetlerinden ve yarattıkları markalardan evveliyatla haberdar olmalarının beklenmesi gerektiği, basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etme ve kendisine tercih edeceği markalarda, rakip firmaların markaları ile iltibas teşkil etmeyecek şekilde davranma yükümlülüğü bulunan bir tacirin, aynı/benzer emtia sınıflarında, uzun zamandan beri tescilli olduğu görülen, yenileme işlemleri düzenli olarak yapılmış ve yine dosyaya sınırlı sayıda da sunulmuş olsa kullanıldığı görülen bir markanın neredeyse birebir aynısını tercih etmesinin kötü niyete gerekçe gösterilebilir bir eylem olarak kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2017-M-7684 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2016/25699 kod nolu "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının itiraza mesnet 2000/10838 sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptali için açtıkları Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne, markanın 21/06/2007 tarihinden itibaren geçerli olacak şekliyle de kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verildiğini, mahkemece dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan SMK hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, anılan davanın bekletici mesele yapılması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, öte yandan emtialar arasındaki benzerlik tespitinin de hatalı olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının 2007'den itibaren kullanmadığı markaya dayanarak kötü niyet tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek ... kullandığı ürünlerde "..." ibaresini kullandığını, "..." ibareli başka markalarının da bulunduğunu, kötü niyet için somut delillerin aranması gerektiğini, müvekkilinin kötü niyetinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden markalar arasında emtia benzerliğinin bulunmadığını , be nedenle karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, günlük hayatta kullanılan ve satılan kemik porselen ve ... porselen takımlarının daha ince ve daha parlak-pürüzsüz bir yapıda olduklarını, anılan sektörde "..." porselen serisinin, "..." serisi gibi farklı firmalar tarafından da sıklıkla kullanıldığını, bu nedenle diğer davalı şirketin “... ...” ibaresini marka olarak seçmesi sebebiyle kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf, 21/03/2016 tarihinde "... ..." ibaresinin 8,11,21,24 ve 35.sınıflarda tescili için 2016/25699 sayılı marka başvurusunda bulunduğu, MDB tarafından davalının 2000/10838 sayılı markasına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca bir kısım emtianen re'sen, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca bir kısım emtianın da itiraz üzerine başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu karara karşı YİDK nezdinde gerçekleştirilen itirazın l6.09.2017 tarih, 2017-M-7684 sayılı kararı ile başvuru kapsamında kalan mallar yönünden SMK'nın 8/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının haklı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, YİDK kararının davacı tarafa 18/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 16/11/2017 tarihinde iki aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacının itiraz ve dava sürecinde mesnet gösterdiği 2000/10838 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptali için Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyası ile dava açtıkları ileri sürülerek bu dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde de Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyasında 2000/10838 sayılı markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden 21/06/2007 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptaline karar verildiğini belirterek 12/07/2021 tarihli karar suretini sunmuştur.
İşbu davada esasen her birisi ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte iki ayrı talep olan YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü bir arada ileri sürülmüştür. Kural olarak YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Somut olayda, YİDK karar tarihinde verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından YİDK iptal davası yönünden kullanmama nedeniyle iptal kararının değerlendirilmesi mümkün değil ise de, davacı tarafça itiraz aşamasında dayanılan ve YİDK kararına mesnet olan 2000/10838 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin davanın, hükümsüzlük davası yönünden bekletici mesele yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Zira, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 esas sayılı dosyasında 2000/10838 sayılı markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden 21/06/2007 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiğine göre, söz konusu kararın kesinleşmesi halinde hükümsüzlük davasının dayanağı ortadan kalkacağından, ilk derece mahkemesince anılan davada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi zorunludur.
Açıklanan nedenlerle davalı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı ... vekilinin tüm, davalı Şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... Züccaciye Ticaret ve Sanayi A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/06/2021 gün ve 2017/422 E. - 2021/252 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı ... vekilinin tüm, davalı Şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davalı ... Züccaciye Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.