T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1434
KARAR NO : 2024/1654
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2021
NUMARASI : 2019/267 E. - 2021/409 K.
DAVACI :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men', Ref'i, Hükmün İlanı
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2021 Tarih ve 2019/267 Esas - 2021/409 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1932 yılında kurulduğunu, ana faaliyet alanının alçı ve levha sistemleri olup sektöründe lider kuruluşlardan biri olduğunu, "..." ibareli tescilli markalarının tanınmış olduğunu, davalı adına tescilli bulunan "..." ibareli markasının müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini, dava konusu markanın SMK'nın 6/1,6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu,
davalının dava konusu markasında kullanılan sözcük ve yazı karakterlerinin neredeyse müvekkilinin markalarıyla aynı olduğu gibi davalının dava konusu markanın yer aldığı kullanımlarında müvekkilinin markalarında ve filli kullanımlarında yer alan turuncu rengin kullanıldığını, davalının bu eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli bulunan 2018/27333 sayılı ve “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu markası ile davacının markaları ve kullanımları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka ile davacının tescilli markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, açıklanan nedenlerle dava konusu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı, ancak davalının dava konusu kullanımlarının davacının 2013/31735 ve 2014/108843 sayılı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle hükümsüzlük yönünden davanın reddine, tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalıya ait ... markasının arka plan renginin tescil edilen markadan farklı olarak turuncu renkte kullanılmasının davacıya ait 2013/31735 ve 2014/108843 sayılı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu şekilde gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu marka ile müvekkiline ait tescilli markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, dava konusu markanın SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının hükümsüzlük istemi yönünden kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, mahkemece yalnızca tarafların markalarının kullanıldığı zemin renginden yolan çıkarak hukuka aykırı şekilde markaya tecavüz ve haksız rekabetin mevcut olduğuna karar verildiğini, mahkemece dava konusu filli kullanımda yer alan "..." ibaresi ile davacının markalarını oluşturan "..." ibaresi arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiğini, turuncu renginin davacıya özgülenemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden tesis ettiği hüküm ile sınırlı olarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ref'i ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının davasına mesnet "..." asıl unsurlu markalarI arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1456 -2021/674K sayılı ilamında da "“...” ibareli marka ile davacının markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olmadığının kabul edildiği, davacının mesnet markalarının tanınmışlığının ve kötü niyet iddialarının da ispatlanmadığı anlaşılmakla,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; 6769 sayılı SMK'nın somut olaya uygulanacak 7. maddesinin ilk fıkrasının (b) bendi uyarınca marka sahibinin tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini talep etme hakkı vardır. SMK'nın 29. maddesinin ilk fıkrası uyarınca da marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz sayılır. Öte yandan, TTK'nın 55. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendi uyarınca başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet sayılan fiiller arasında sayılmıştır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davalının dava konusu kullanımları turuncu zemin üzerine yazılan "..." ibaresinden, mahkemece tecavüz edildiği kabul edilen davacının 2013/31735 ve 2014/108843 sayılı markaları ve fiili kullanımı ise turuncu zemin üzerine yazılan "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Gerek davalının dava konusu kullanımlarında, gerekse de davacının markalarında ve filli kullanımlarında başkaca kelime ve şekil unsuru bulunmadığından, dava konusu kullanımlarındaki asıl ve ayırt edici unsuru ...", davacının markalarının ve fiili kullanımlarının asıl ve ayırt edici unsurunu da "..." ibareleri oluşturmaktadır. Yukarıda (1) nolu bentte de açıklandığı üzere anılan ibareler arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmamaktadır. Esasen bu husus ilk derece mahkemesince de kabul edilmekle birlikte, dava konusu kullanımlarda davacının markalarında ve filli kullanımlarda yer alan turuncu renginin kullanılmasının davacının markaları ve fiili kullanımları ile iltibas yaratacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak az önce de açıklandığı üzere dava konusu kullanımlar ile davacının markaları ve fiili kullanımlarının ayırt edici ve asıl unsurunu oluşturan ibareler arasında bir iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığı, dava konusu kullanımlarla ile davacının markası ve fiili kullanımlarında, ayırt ediciliği bulunmayan turuncu renginin ortak olarak yer almasının tek başına iltibasa neden olmayacağı, aksinin kabulünün kimsenin tekeline bırakılamayacak olan turuncu renginin davacının tekeline bırakılması sonucunu doğuracağı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1456 -2021/674K sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava konusu kullanımların gerçekleştiği 19. sınıf malların tüketicisinin de bilinçli olduğu hususları gözetildiğinde dava konusu kullanımlar ile davacının bahsi geçen markları ve fiili kullanımları arasında iltibasa ve karıştırmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı, bu nedenle dava konusu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu kullanımların davacının markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle marka tecavüz ve haksız rekabet istemli davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2.maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, Dairemizce ilk derece mahkemesinin marka hükümsüzlüğü istemli dava yönünden tesis ettiği karara karşı davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden, bu talep yönünden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümlerine tayini gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2021 gün ve 2019/267 Esas - 2021/409 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın REDDİNE
4-Marka tecavüz ve haksız rekabet istemli davanın REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca marka hükümsüzlüğü davası yönünden alınması gereken 427,60-TL, markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40-TL’nin düşümü ile kalan 810,80-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, marka hükümsüzlüğü davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.375,00-TL maktu ücreti vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
11-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :10/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...