T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1299
KARAR NO : 2024/1641
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2022
NUMARASI : 2021/248 E. - 2022/19 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2022 tarih ve 2021/248 E. - 2022/19 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’nin ilk elektrikli araçlar hakkında uçtan uca danışmanlık hizmeti veren şirketi olduğunu, bünyesinde elektrikli araçlara dair yazılım, donanım, şarj ekipmanı, servis, bakım ve teknik destek sağladığını, müvekkilinin 2020/122100 sayılı ve "şekil + ..." ibareli başvurusu davalı kurum tarafından SMK'nın 5/1 (b) ve (c) bentleri uyarınca reddedilmiş ise de, dava konusu markanın bütünüyle ayırt edici nitelikte olduğunu, ayrıca markanın elektrikli araçlarla ilgili tüm çevrelerde münhasıran bilindiğini ve tanındığını, bilhassa markanın başındaki “E” harfi ile müşterilerinin ve işbirliği içerisinde olduğu işletmelerin nezdinde hususiyeti bulunduğunu, bu bakımdan her ne kadar garaj sözcüğünün YİDK gerekçesinde otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer veya otomobillerin bakım ve onarımının yapıldığı yer olarak anıldığı ve dolayısıyla tanımlayıcı mahiyeti olduğu ileri sürülse de, müvekkili markası açısından sözcüğün başındaki elektrikli/elektronik kavramının kısaltması olan “E” harfinin varlığı itibariyle ticari açıdan cins kelime olmadığını ve mezkur anlamlardan ayrımlı duruma geldiğini, sadece garaj kelimesinin dikkate alınması ve marka ibaresinin bir bütün halinde değerlendirilmemesi suretiyle başvurunun kısmen reddi kararına itirazlarının YİDK tarafından haksız ve hukuki olarak reddolunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-5705 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş uygulamasına göre YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle marka işlem dosyasına sunulmayan, ancak dava aşamasında ibraz edilen bilgi ve belgelerin değerlendirme dışı bırakıldığı; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan hizmetlerin "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)." olduğu, dava konusu marka başvurusunun şekil ve kelime unsurundan müteşekkil karma bir marka olduğu, markanın şekil unsurunun "E" ve "G" harflerinin birbiri içine geçmiş stilize bir formundan oluştuğu, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davaya konu marka başvurusunu gördüğünde, hemen ve ilk bakışta, markada yer alan şekil unsurunu, somut ayırt edici niteliği haiz bir logo olarak algılayacağı; "Elektrikli Garaj", "Elektronik Garaj" gibi kavramsal çağrışımlar oluşturma fonksiyonu bulunan dava konusu ibarenin davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı ve verilen hizmetin karakteristik özelliğini doğrudan tanımladığı kanaatine varıldığı; her ne kadar bu ibare davaya konu hizmetler bakımından marka olma kabiliyetini haiz bir ibare olmasa da, bu ibarenin başında yer alan "şekil" unsurunun bir logo olarak ve davaya konu hizmetler bakımından asgari düzeyde ayırt edici niteliği bulunan bir unsur olarak algılanacağı, zira bu şekil unsurunun tertip tarzı ve kendi içinde barındırdığı özgünlük nedeniyle, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kesimi nezdinde hemen ve ilk bakışta davaya konu hizmetlerle bağdaşmayan, onların karakteristik özelliklerinden herhangi birini akla getirmeyen bir işaret olduğu, dolayısıyla marka fonksiyonlarını icra etme kabiliyetini haiz bir unsur olduğu, bu nedenle söz konusu marka başvurusunun SMK'nın 5/1 (b) ve (c) bendi hükümleri uyarınca mutlak tescil engeli barındırmadığı yan bir işaret olduğu; davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu marka başvurusunun tescilini de talep etmişse de, tescilin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu, tescil isteminin ayrı bir dava olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle tescil istemi yönünde olumlu/olumsuz ayrıca hüküm kurulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2021-M-5705 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, dava konusu ibaresinin SMK'nın 5/1-b, 5/1-c hükmü uyarınca reddedilen sınıflarda tescilinin mümkün olmadığını, mahkeme kararının gerekçesinde "..." ibaresinin davaya konu hizmetler yönünden marka olma kabiliyetine haiz bir ibare olmadığının kabul edildiğini, markadaki şekil unsurunun ayırt edici olarak algılanacağı gerekçesini de kabul etmediklerini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuruda baskın bir şekil unsurunun bulunduğu, bu unsurun markasal algıyı üzerinde topladığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...