T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/723
KARAR NO : 2024/1662
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2018
NUMARASI : 2017/385 E. - 2018/379 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tasarıma Tecavüzün Önlenmesi, Maddi-Manevi Tazminat
Dairemizce verilen 13/07/2020 tarih ve 2019/286 Esas, 2020/656 sayılı karar Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2020/6993 Esas, 2022/1144 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilli, 2016 05932 sayılı tescil numarasına kayıtlı 1.1 Koltuk, 2.1 Koltuk tasarımların sahibi olduğunu, davalının imalathanesinde İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/176 Değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, yapılan tespitte, müvekkili adına tescilli 2016 05932 nolu tasarımdan kaynaklanan sınai hakların ihlal edilmiş olduğunun tespit edildiğini, İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/176 Değişik iş sayılı dosyası incelendiğinde davaya konu ürünlerin birebir aynısı olduğunun belirlendiğini, davalı yanın tespit sonrasında ürünleri üretmeye devam ederek satışa arz etmesi ve davacının tasarım tescilli ürünlerine karşı 6769 sayılı yasanın 149/1-f maddesi uyarınca tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasının gerektiğini ileri sürerek davalının tecavüzünün önlenmesine, 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesi uyarınca maddi zararın tespiti ile 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 17.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/176 Değişik iş sayılı dosyasına yapılan toplam 1.174,25 TL masrafının yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... adresindeki işyerinde sadece kendisine verilen siparişler doğrultusunda mobilya imalatı yaptığını, bu adresin dışında herhangi bir iş yeri, mağazası veya şubesi bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen beyanın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin siparişlerin imalatı dışında pazarlama veya satış yapmadığını, pazarlama veya satış için herhangi bir mağaza/showroomu bulunmadığını, dava konusu ürünlerin davacıya ait olduğu hususunun müvekkili tarafından bilinmediğini, yapılan tespit işlemine kadar davaya konu ürünlerin dava dışı "... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne" (... Mobilya) ait olduğunu bildiğini, davaya konu ürünlerin aslında 2016/08163 başvuru numaralı tasarım sicili belgesi ile dava dışı başka bir şirket adına koruma altına alındığını, müvekkilinin dava dışı şirketin bu tasarım tescil belgesine dayalı siparişleri üzerine imalat işlemini yaparken, işyerinde tespit yapıldığını ve söz konusu raporun tanzim olunduğunu, tespit dosyasında yer alan davacıya ait ürünlerin Türk Patent görselinde yer alan "2.1 Koltuk" isimli ürünün yuvarlak kolluğun bulunduğu taraftaki ahşap uzantının, davalının ürettiği ve dava dışı şirkete ait "2.1 Koltuk" isimli üründe yar alan ahşap uzantıdan daha kısa olduğunu, davalının ürettiği ürünlerdeki bu uzantının daha uzun ve dava dışı şirketin tasarım belgesi ile birebir aynı şekilde imal edildiğini, müvekkilinin dava dışı "... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirket" ile yaptığı "Koltuk Üretim Sözleşmesi" kapsamında davalının dava dışı şirketin verdiği siparişler doğrultusunda üretim yaptığını, söz konusu ürünlerin sayısının tespit işleminde tespit edilen kadar olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerden başka üretim, satış veya pazarlama yapmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımlar (2016/05932) ile ve davalıya ait ürünler ve davalının iddiasında belirtmiş olduğu dava dışı firmaya ait tasarım tescillerinin, birbirleri ile ortak görünüm özellikleri baz alınarak kıyaslanması neticesinde, tasarımcılar açısından seçenek özgürlüğünün de geniş olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan kıyaslamada, davalı tarafta ait ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin davacıya ait 2016/05932 sayılı tasarım tescili ile belirgin derecede aynı olduğu, dava dışı firmaya ait 2016/08163 sayılı tasarım tescillerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tasarım tescili ile de belirgin derecede aynı olduğu, davacının talebinin 6769 sayılı Kanun'un 151/2-b maddesi uyarınca "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" olduğu, davacının ticari defterleri ve dayanağı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini teyit etmesi nedeni ile HMK'nın 222. maddesi gereğince delil niteliğinde olabileceği, ancak davacının dava dilekçesinde ifade ettiği modelde mobilya üretimi adedi konusunda bir tespit yapılamadığı, İnegöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/176 D.İş. dosyasından 3 adet olarak tespit edilmiş olan ürünlerin satışına konu faturanın, 25.09.2017 tarih ve 4075 nolu, ... Mob. Ürün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturada ihtilaflı mallardan 6 adet olarak yer almakta olduğundan hareketle, miktarı ve alış bedeli yönünden yapılan inceleme ile takım satış fiyatının 3.300,00.TL. X 3 Takım = 9.900,00.TL satış hasılatının olduğu, piyasa genelindeki ortalama gayrisafi karlılık oranının %20-30 arasında olabileceğinin belirlendiği, davalının, 2017 yılı net kar/ net satış oranının, 66.766,27 TL / 2.612.858,92 TL = 0,025 olduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay bakımından uygun kabul edilebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüz nedeni ile 57,11 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde maddi ve manevi talebini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-ç ve 150. maddelerine dayandırıldığının açıkça ortada olduğunu, tazminatın kapsamına ilişkin 554 sayılı KHK döneminde geçerli olan 52. maddenin revize edilerek 6769 sayılı Kanun'un 151. maddesi olarak yürürlüğe girmiş olan halinin geçerli olduğunu, yürürlükte bulunan Kanun'un 151. madde gerekçesinde de yoksun kalınan kazanç ve bu kazancın nasıl hesaplanacağının düzenlendiğini, dava dilekçesinde yalnızca yoksun kalınan kazancın 6769 sayılı Kanun'un 151/2-b maddesi uyarınca hesaplanmasını talep ederek bir hesaplama yöntemi seçildiğini, dava dilekçesinin içeriğinden de kolayca anlaşılacağı üzere yalnızca md.151/2-b'ye göre hesaplama yapılarak dosyanın tekemmül ettirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zararın fiili kayıp ve yoksun kalınan kazançtan oluştuğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise yalnızca 151/2-b bendi uyarınca yoksun kalınan kazanç hesaplanmış olup, müvekkilinin, kendisine ait tasarım tescilli ürünlerin taklidinin, davalı yanca satışa sunulmasından kaynaklı uğradığı fiili kaybın hesaplamaya dahil edilmediğini, hayatın olağan akışı çerçevesinde mobilya sektöründe 6 adet mobilyadan elde edilecek net kazancın hiçbir şekilde "57,11TL" gibi komik bir rakam olamayacağını, bilirkişi raporunda incelenen davalı yan defter kayıtlarında davalı ile dava dışı ... firması arasında 275.454,00 TL' lik bir alışveriş olduğunu, davalı yanın ... firması için bu ürünleri ürettiği beyanından sonra tasarım hakkına tecavüz niteliği taşıyan ürünlerin yalnızca tespit edilen kadar olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davalı ile dava dışı firma arasındaki satış 2-3 koltuktan ibaret değil çok daha fazla olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinin "içeriği", "netice-i talep" kısmı ve 05.04.2018 tarihli "duruşma zaptı" incelendiğinde, davacı vekilinin yalnızca 6769 sayılı kanunun 151/2-b maddesi uyarınca maddi zararın tespitini talep ettiğini, 6769 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde belirtilmiş bulunan yoksun kalınan kazanca dair herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının talebinin açık olduğunu, müvekkilinin tacir değil esnaf olduğunu, "basiretli davranma yükümlülüğü" olmadığını, davaya konu olay sebebiyle asıl kusurlu olan tarafın dava dışı ... Mobilya Ltd. Şti. olup, ortada bir zarar varsa ve tazmini gerekiyorsa bu zararın tazmininin herhangi bir kusuru olmayan müvekkilinden değil dava dışı ... Mobilya Ltd. Şti.'den talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 13.07.2020 tarih ve 2019/286 Esas 2020/65 Karar sayılı kararıyla, dava konusu tasarımların benzerliği açısından hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda, davacıya ait tasarımlar ile davalıya ait ürünler ve davalının savunmasında belirtmiş olduğu dava dışı firmaya ait tasarım tescillerinin karşılaştırılması sonucunda, davalı tarafta ait ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin davacıya ait 2016/05932 sayılı tasarım tescili ile belirgin derecede aynı olduğu, dava dışı firmaya ait 2016/08163 sayılı tasarım tescillerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tasarım tescili ile de belirgin derecede aynı olduğunun belirlendiği, tecavüz için kusur şartının bulunmaması nedeniyle davalının eyleminin davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüz oluşturduğu, ancak davalının tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olduğunun da ortaya konulması gerektiği, davalının, iş yerinde tespit edilen ürünleri, dava dışı ... Mobilya’ya ait tasarım tesciline konu ürüne uygun olarak ürettiği, yani davalının kendisinden beklenileni yaptığı, ürettiği mobilyanın tasarım tescil belgesini kontrol ettiği ve üretimini uygun yaptığı, bunun haricinde davalıya bu tasarıma benzeyen tasarım olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, kaldı ki davacının tasarım tescil başvurusunun dava dışı firmanınkinden 3 ay öncesine ait olduğu, bu hususlar bir arada irdelendiğinde davalının üzerine düşen ve kendisinden beklenilen tüm davranışları yerine getirdiği, bunun aksinin ispatına ilişkin bir delilin de dosya kapsamından anlaşılamadığı kusuru bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüzünün önlenmesine, dazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 15/02/2022 TARİH VE 2020/6993 ESAS, 2022/1144 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davalı tarafın tecavüz oluşturduğu iddia edilen koltukları dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'yle (... Mobilya) yaptığı 02.01.2017 tarihli sözleşme gereği verilen sipariş üzerine, bu şirket adına, tescilli tasarıma istinaden ürettiğini ve bu üretimin tecavüz oluşturmayacağını savunduğu, 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda da; söz konusu koltukların hem davacının 2016/05932 numaralı tescilli tasarımı kapsamında hem de davalının fason üretim yaptığı dava dışı ... Mobilya şirketinin 2016/08163 numaralı tescilli tasarımı kapsamında olduğunun saptandığı, davalının bu savunması Bölge Adliye Mahkemesince Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 155. maddesi ile düzenlenen önceki hakların etkisi gerekçe gösterilerek dikkate alınmamışsa da; bu hükümle bizzat sonraki tescilli tasarımın sahibinin sonraki tescilden kaynaklı def’i hakkını tecavüz davasında ileri süremeyeceğinin düzenlendiği, davalının ise sonraki tescilin sahibi olmayıp sözleşme ile tescilli tasarım sahibine fason üretim yapan üçüncü kişi olduğundan bahsi geçen savunmasına itibar edilmemesinin doğru olmadığı, diğer taraftan davacının, dava dışı ... Mobilya aleyhine söz konusu 2016/08163 tescil tasarımının hükümsüzlüğü davası açmış olup bu davanın da Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/320 Esas sayısıyla derdest olduğunu beyan ettiği, davalı tarafın yaptığı üretim nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığı, bu üretimle davacının tasarımına tecavüzün oluşup oluşmadığı ve oluştuysa önlenmesine karar verilebilmesinin hükümsüzlük davasının sonucuna bağlı olduğu, derdest bulunan hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, kusuru bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulmayacağına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin kabulüyle Dairemiz kararının bozulmasına, bozma sebep ve sonuçlarına göre davacının tüm ve davalının yukarıdakiler dışındaki sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamında belirtilen Ankara 4. FSHHM'nin 2017/320 esas, 2020/288 karar sayılı dosyasının Dairemizde 2021/777 esas numarasını aldığı ve inceleme sırası beklediği dikkate alınarak iş bu dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Ankara 4. FSHHM'nin 2017/320 esas, 2020/288 karar sayılı dosyasında, dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli bulunan 2016 08163 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, Dairemizin 2021/777 esas 2022/1163 karar sayılı kararıyla anılan karar karşı istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği ve Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2024 Tarih ve 2023/464 Esas, 2024/4085 Karar sayılı ilamı ile onandığı, bu duruma göre ilk derece mahkemesinin dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli bulunan 2016 08163 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 81. maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak fiillerinin, tasarım hakkına tecavüz sayıldığı, 149/1-b-ç maddesinde de sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden muhtemel tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir..
Dairemizce uyulan bozma ilamında da kabul edildiği üzere, ilk derece mahkemesince alınan 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından üretilen dava konusu koltukların davacının 2016 05932 sayılı tescilli tasarımı kapsamında olduğu saptanmıştır. Her ne kadar davalı tarafça, dava konusu koltukların dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'yle (... Mobilya) yaptığı 02.01.2017 tarihli sözleşme gereği verilen sipariş üzerine, bu şirket adına tescilli bulunan 2016 08163 sayılı tasarıma istinaden ürettiğini ve bu üretimin tecavüz oluşturmayacağını savunmuşsa da, yukarıda da belirtildiği üzere Ankara 4. FSHHM'nin 2017/320 esas, 2020/288 karar sayılı dosyasında, 2016 08163 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Dairemizce uyulan bozma ilamında da, davalının dava konusu üretim nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığı, bu üretimle davacının tasarımına tecavüzün oluşup oluşmadığı ve oluştuysa önlenmesine karar verilebilmesinin hükümsüzlük davasının sonucuna bağlandığı, az öncede belirtildiği gibi davalının savunmasına dayanak tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davalının dava konusu eyleminin davacının 2016/05932 sayılı tescilli tasarımına tecavüz oluşturduğu, davalının bu eyleminde kusurlu bulunduğu, bu itibarla davacının maddi ve manevi zararını talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bu tespitlerden sonra davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının belirlenmesine gelince, davacı taraf maddi zararının, SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca belirlenmesini tercih etmiş olup, bu duruma göre davalının tecavüz oluşturan eylemleri nedeniyle elde ettiği net kazancın belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden, davalının üretilen mamullerinin kayda alınmış olduğu "152.Mamuller" hesabından, “Koltuk Takımı-Özel” şeklinde düzenlenen faturalarla satışı yapılmış olduğu, kayıtlarda, mobilya modeli şeklinde bir kod kullanılmadığından ihlal oluşturan koltukların üretim adedi konusunda bir tespit yapılamadığı, ancak İnegöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 D.İş dosyasında ihlal oluşturduğu tespit edilen 3 adet koltuk takımının satışına konu 25.09.2017 tarihli faturanın davalı tarafından dava dışı ... Mob. Ürün.İnş.San.Tic. Ltd.Şti.adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturada ihtilaflı malların 6 adet (2 kanepe 1 takım şeklinde 3 Takım ) olarak yer aldığı, buna göre davalının 3 takımdan elde ettiği net kazancının 57,11.TL olduğu, davalının dava dışı ... ... Mob. Ürün.İnş.San.Tic. Ltd.Şti. adına düzenlediği tüm faturaların, ihlal oluşturan ürünlere ait olduğunun kabul edilmesi halinde ise net karının 1.500 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı tarafından dava dışı ....Ltd Şti adına düzenlendiği belirtilen tüm faturaların, davalı ile anılan dava dışı Şirket arasında düzenlenen 02.01.2017 tarihli sözleşme tarihinden olması, davalı tarafça da bahsi geçen sözleşme dışında dava dışı ...Ltd. Şti. arasında, dava konusu ürünlerden başka ürünler için sözleşme yapıldığının ileri sürülmemesi karşısında Dairemizce davalının dava dışı ... ...Ltd. Şti adına düzenlediği tüm faturaların ihlal oluşturan koltuk takımı ürününe ilişkin olduğu kanaatine varılmış, bu bağlamda davacının SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca davalıdan talep edilebileceği tazminatı miktarının bilirkişi raporunda hesaplanan 1.500.00 TL olduğu ve bu miktarın TBK'nın 50/2 maddesine de uygun bulunduğu kabul edilmiş, ancak davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak 1000 TL maddi tazminat hüküm altına alınmıştır.
Davacının, tescilli tasarımının ihlali nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-ç maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunabileceği pek tabiidir. Ancak özel durumlar göz önünde tutularak hükmedilecek manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dairemizce açıklanan hususlar çerçevesinde yapılan değerlendirmede, olayın oluş şekli, ihalin niteliği, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde 3000 TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirildiğinden, anılan tutar manevi tazminat olarak hüküm altına alınmıştır.
Davalının ihlal oluşturan dava konusu eylemlerinin tespit tarihinin 17.08.2017 olduğu ve uyuşmazlığın niteliği gözetildiğinde, davacının bahsi geçen tarihten avans faiz talepleri de yerinde görülerek Dairemizce hüküm altına alınan tazminat tutarlarına 17.08.2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilmiş ve yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davalının, davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüzünün önlenmesine,
2-1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın 17/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya dair tazminat isteminin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca maddi olmayan talep yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu, maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu ve manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu olmak üzere toplam 1.282,80 TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 1.724,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 442,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Dava kısmen kabul edildiğinden ve davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre maddi olmayan istemler yönünden belirlenen 40.000,00-TL maktu, kabul edilen maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL, kabul edilen manevi tazminat yönünden 3.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen manevi tazminat yönünden belirlenen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 608,43-TL tebligat ve posta masrafı, 1.174,25 TL tespit masrafı, istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 19,25-TL tebligat masrafı, 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 267,80 temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.991,03-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen takdiren 2.660,69 TL'ye, 1.724,83--TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan 4.416,92-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 92,98-TL tebligat ve posta masrafı, 121,30 istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 214,28 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen takdiren 71,42 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacıdan peşin olarak alınan 44,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
11-Davalıdan peşin olarak alınan 72,21-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
12-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 32.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
13-Davalı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 32.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 23/10/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...