T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1176 - 2024/1389 T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1176
KARAR NO : 2024/1389
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2021
NUMARASI : 2020/174 E. - 2021/301 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 Tarih ve 2020/174 Esas - 2021/301 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2018/99268 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen kabul edildiğini ve bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilinin başvurunun tümden reddi için bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden de taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davalı başvurusunun, müvekkili markaları karşısında ayırt edici olmadığını, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markası olarak algılanabileceğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, başvuru konusu üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu, davalının yanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-3357 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin soy isminin ... olduğunu, dava konusu başvurunun da bu soy isminden türetildiğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alana uygun olarak "..." ibareli başvurunun yapıldığını, davacı tarafa ait "..." markaları ile müvekkiline ait başvurunun işitsel, anlamsal ve bütünsel açıdan hiç bir benzerlik göstermediğini, "..." ibareli marka tescillerinin, davacıya "..." ibaresi ile başlayan kelimelerin tekel hakkını vermediğini, müvekkiline ait başvurudaki logonun da davacı markalarına benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "...+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafın, başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, yine taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleşmediği, davacının başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir hakkının ve dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı incelemeler içeren bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, sözcük ve şekil kombinasyonlarından oluşan markalarda kural olarak sözcük kısmının şekle oranla genel görünümü daha fazla etkilediğini, markanın ayırt ediciliğini sağlayan unsurun, markanın sözcük unsuru olduğunu, müvekkiline ait markalar sözcük markası iken davalı tarafa ait markanın sözcük ve renk kombinasyonundan oluşması sebebiyle incelemenin de ortak olan sözcük unsuru üzerinden yapılması gerektiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, umumi intibanın dahi marka tescil başvurusunun reddi için yeterli olduğunu, mahkeme kararında, ortalama tüketicinin markaların aynı kökten gelmediğini ve birbirlerinin serisi olmadığını anlayabileceği belirtilmişse de müvekkil markasının esas unsurunu aynen markasının içinde değiştirmeden kullanan davalının markasının, müvekkili markasının serisi olarak algılanabileceğini, markaların kapsamlarına bakıldığında bu ihtimalin daha da yüksek olacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığının da iltibas ihtimalini artıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı ... tarafından 05.11.2018 tarihinde, 2018/99268 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun yapıldığı, başvuru kapsamında 30. sınıf mallarla 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacı Şirketin 2004/25380 ve 2017/75381 sayılı "..." ibareli markalarına dayalı olarak SMK'nın 6/1,6/3,6/6 ve 6/9 maddeleri gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığının, SMK'nın 6/1 maddesine dayalı itirazı kısmen yerinde gördüğü ve marka başvurusu kapsamından 30. sınıftaki "Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." malları ile bu malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıf mağazacılık hizmetlerini çıkardığı, davacının başvurunun tümden reddi için bu karara itiraz ettiği, YİDK'in 17.04.2020 tarih, 2020-M-3357 sayılı kararıyla bu itirazın reddedildiği, ret kararının davacı vekiline 21.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/3, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı iddiaların ispat edilemediği, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı tarafın istinaf itirazları gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı ve buna bağlı olarak bir tescil engelinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda ayrıca stilize bir yaprak şekline yer verildiği, davacının itirazına ve davasına mesnet markaların ise "..." ibareli olduğu, başvuruda "..." ibaresinin "..." ibaresiyle birleşerek yeni ve anlamlı bir kelime oluşturmadığı, ortalama tüketiciler tarafından "..." ve "..." şeklinde iki farklı kelime olarak algılanacağı, "..." ibaresinin kapsamında bulunan mallar için tanımlayıcı ve tasviri nitelikte olmadığı, bu ibarenin ayırt edicilik taşıdığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarih ve 2018/923 E.- 2019/2475 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, bu hale göre başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin olduğu, başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, zira başvuru markasının davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaşmadığı, gerçekten de başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin de bir yiyecek türünün adı olup, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik taşımadığı, yine başvurudaki şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamaya elverişli bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarih ve 2016/14718 E.- 2018/5701 K. sayılı kararında "... ..." ibareli markanın davacının "..." esas unsurlu markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmış ve marka işaretleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Ancak, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dava konusu marka başvurusunun kapsamında 30. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetler yer almaktadır. Davacının itirazına ve davasına mesnet markalar ise 5,29,30 ve 32. sınıf malları kapsamaktadır. İçinde gıda mühendisi de bulunan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı markalarının kapsamlarındaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez" mallarının aynı/aynı tür olduğu, 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ise benzer bulunduğu, bunun dışındaki hizmetlerin ise benzer olmadığı açıklanmıştır. Ticari bir malı üreten kimsenin, bu malı satışa sunması ticaret hayatının gereği olduğundan, bir mal ile o malın satışına özgü mağazacılık hizmetleri benzer olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Buna göre, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda, emtia karşılaştırılması yönünden yapılan değerlendirmeler yerinde görülmüş, bu yönden Dairemizce söz konusu rapora itibar edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu bildirildiğinden, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, bu konuda bilirkişi raporu alınmasına da gerek görülmemiş, yalnızca teknik yönlerden bilirkişi raporundan faydalanılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili, tanınmışlık vakıasına da dayanmış ise de gerek marka başvurusuna itiraz aşamasında gerekse de dava sırasında sunulan delillerle, davacının itirazına mesnet markaların tanınmışlığı ispat edilemediğinden, bu iddia yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin, belirtilen mal ve hizmetler yönünden bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 Tarih ve 2020/174 Esas - 2021/301 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 17.04.2020 tarih 2020-M-3357 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez" malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden KISMEN İPTALİNE, 3-Dava konusu 2018/99268 sayılı "..." ibareli markanın 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez" malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile SİCİLDEN TERKİNİNE, 4-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL ve 4,90 TL bakiye karar harcı olarak yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 91,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 82,50 TL posta ve tebligat masrafı, yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.494,70 TL'nin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 2/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.663,13 TL'ye, 54,40 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.771,93 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 11-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Full & Egal Universal Law Academy