T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/770 - 2026/992
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/770
KARAR NO : 2026/992
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : 2022/510 E. - 2023/268 K.
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/09/2023 Tarih ve 2022/510 Esas - 2023/268 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2007/50933, 2009/50025, 2010/53355, 2011/102646, 2011/103458, 2011/14754, 2012/100428, 2012/88259, 2013/46812, 2015/51953, 2015/57219, 2012/52324, 2012/00495, 2011/82421, 2011/49050, 2011/49004, 2011/48995, 2011/48982, 2011/104161 sayılı ve "..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2021/051248 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak 2022-M-13387 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, marka başvuru sahibinin Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı yapılan itirazın ise 2022-M-13364 sayılı YİDK kararı ile kabul edilerek başvuru hakkında verilen ret kararının kaldırıldığını, müvekkili markalarının esas/asli/ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davaya konu markanın esas unsurunun da “...” ibaresi olduğunu, itiraza konu markada yer alan “...” ibaresi ile müvekkiline ait markalarda yer alan “...” ibaresinin tali/yardımcı unsur olduğunu, ortalama tüketicinin, müvekkil markası ile itiraza konu markanın aynı sınıfta tescilli olmaları ve aynı ürünlerde kullanılmaları nedeniyle markalar arasında ekonomik ve ticari bir bağın bulunduğunu, davaya konu markayı müvekkilinin seri markası olduğunu, davaya konu marka ile müvekkiline ait markaların aynı ve benzer sınıfta tescilli olduğunu, müvekkiline ait markaya ilişkin kullanım ispatının da Kuruma sunulmuş olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2022-M-13387 sayılı kararının kısmen iptaline (44. Sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden iptali), 2022-M-13364 sayılı kararının bütünüyle iptaline, 2021/051248 başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescili durumunda 35. sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” hizmetleri ile 44. Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şahıs vekili, ilki 2005 yılında olmak üzere, müvekkiline ait "..." ve "..." ibareli markaların tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin tescil tarihinden itibaren “... ve ...” ibaresi üzerinde marka hakkına sahip olduğunu, mevcut başvurunun da önceki markası ile birebir aynı şekilde olduğunu, markaların görsel açıdan da fonetik açıdan da benzerlik göstermediğini, itiraz edilen emtia açısından bilinçli tüketicilerin söz konusu olduğunu, somut olayda ise bilinçli tüketiciye hitap edildiğini, bu durum dikkate alındığında müvekkiline ait markanın ve itiraza dayanak markaların benzer olmadığını ve karıştırılmayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, nitekim zayıf ibarelerin küçük eklemelerle ortalama tüketici nezdinde farklılaşabileceği, davalının “...” ibareli marka başvurusu ile davacının “...+Kelime” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ilgili alıcı kitlesinin, redde mesnet markalara ilişkin hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının “...” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait “...+Kelime” ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, ilgili tüketicinin dava konusu markayı bütüncül olarak algılayacağı, dolayısıyla bu durumun işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı, davacının “...+Şekil” ibareli tescilli markasının ayırt edici niteliği zayıf marka olması nedeniyle üçüncü kişilerin markaları ile normal koşullarda benzerlik olsa dahi, üçüncü kişilerin küçük eklemelerle farklılaştırdığı ibarelerin kullanımlarına katlanmak durumunda olduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait markalar ile davalıya ait markanın benzerlik teşkil ettiğinin emsal kararlar ile de sabit olduğunu, ... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğunun, zayıf bir ibare olmadığının sabit olduğunu, markaların aynı emtialarda kullanılacağı göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin markası ile itiraza konu markanın iltibas oluşturacağının aşikar olduğunu, davaya konu marka sahibinin, müvekkilin markalarının esas unsuru olan “...” ibaresini markasında aynen kullandığını, davaya konu marka ile müvekkilinin markaları arasında tüketiciler nezdinde ekonomik ve ticari bir bağın bulunduğu kanaati oluşacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı şahıs tarafından 2021/051248 başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 09 / 11 / 31 / 35 / 37 / 41 / 44 / sınıflarda marka başvurusunda bulunulduğu, marka başvurusunun ilanına davacı ve dava dışı şirketler tarafından itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu itirazların kısmen kabul kısmen reddedildiği, davacı ve davalı tarafından söz konusu karara ... YİDK nezdinde yapılan itirazların, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelendiği, itiraz eden davacının itirazının 2022-M-13387 sayılı YİDK kararı ile reddedildiği, başvuru sahibinin itirazının ise 2022-M-13364 sayılı karar ile kabul edildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacının istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, dava konusu edilen hizmetler yönünden tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Somut olayda, dava konusu 2021/051248 sayılı markanın kapsamı ile davacıya ait redde mesnet markaların kapsamları karşılaştırıldığında; dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan; 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri; ile 44: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri."nin benzer olduğu belirlenmiştir. Zira belirtilen dava konusu hizmetlerin, davacının 2007 50933, 2009 50025, 2010 53355, 2011 14754, 2012 100428, 2012 88259, 2013 46812, 2015 51953, 2015 57219, 2012 52324, 2012 00495, 2011 82421, 2011 49050, 2011 49004, 2011 48995 ve 2011 48982 sayılı markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı anlaşılmakta olup, belirtilen davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir.
Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince, dava konusu başvuru "..." kelimesi ve üstünde bir şekilden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "..." ibaresinin herkesin kullanımına açık ayırt ediciliği bulunmayan ibare olduğundan, dava konusu başvurunun asli unsurunu "..." ibaresi teşkil etmektedir. Yukarıda emtia benzerliği şartını sağlayan davacının yukarıda belirtilen markalarının asli unsurunu da "..." ibaresi oluşturmaktadır. Zira bu markalardaki diğer unsurlar, ya tanımlayıcı ya da ayırt ediciliğe katkısı sınırlı ibarelerdir. Buna göre taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak asli unsur biçiminde kullanılmış olup, "dünya" anlamına gelen bu kelimenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi asgari bir ayırt ediciliği haiz bulunduğu, davalı başvurusunda ayırt edici başkaca bir asli unsura yer verilmediği, bu haliyle dava konusu başvurunun, davacı markalarından yeterince uzaklaştığından söz edilemeyeceği, aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinin, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, dava konusu edilen hizmetler yönünden emtia benzerliği de gerçekleştiğinden davalı başvurusunun, davacı markalarının yeni bir versiyonu, türevi veya güncellenmiş hali olduğunun düşünülebileceği, bu itibarla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunduğu kanaatine varılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, tek başına markasal algı yaratmasının güç olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2024 tarih ve 2022/4759 E.-2024/1034 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın, 05.06.2025 tarih ve 2024/6271 E.-2025/4084 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın, 08.11.2023 tarih ve 2022/2493 E. 2023/6555 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın, davacının itiraza mesnet "... ..." markasıyla benzer bulunduğu ve karıştırma ihtimaline yol açacağının kabul edildiği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/09/2023 gün ve 2022/510 Esas - 2023/268 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-13387 sayılı kararının "44: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." yönünden KISMEN İPTALİNE,
3-2022-M-13364 sayılı YİDK kararının İPTALİ ile 2021/051248 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” hizmetleri ile 44. Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden terkinine,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 278,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 258,00-TL tebligat ve posta giderleri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 5.005,40-TL yargılama giderine 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 5.166,80-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.