T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/10 Esas 2024/93 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/10
KARAR NO: 2024/93
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2023
NUMARASI: 2023/392 Esas 2023/564 Karar
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR :
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 31/05/2023
KARAR TARİHİ: 24/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:24/01/2024
Taraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davalı ... yönünden davanın kabulüne davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı sicil müdürlüğünce süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici Şirket bünyesinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı Bolu İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çeşitli görevlerde çalışan dava dışı ...’in Ankara 44.İş Mahkemesinde işçilik alacaklarına istinaden dava açtığını, anılan Mahkeme tarafından verilen 13/03/2020 tarih, 2018/357E. ve 2020/339K. sayılı kararı gereğince başlatılan icra takibi sonucunda Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5296E. sayılı dosyasına (yenilenen dosyası: 2022/13871) 72.394,76-TL ödendiğini, ancak ödeme konusu işçilik alacaklarından imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince davalı yüklenici şirketin sorumlu olduğunu, sözkonusu ödemenin rücuen tahsiline yönelik olarak davalı yüklenici Şirket aleyhine Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/2120E. sayılı dosyasında açtıkları rücuen alacak davasında ticaret sicilinden terkin edilen davalı Şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına ara kararı ile yetki ve süre verildiğini beyanla davalı Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ihya istemine konu Şirketin TTK Geçiçi 7.m. gereğince 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkin işlemi öncesinde TTK Geçiçi 7/4-a.m. Gereğince davalı Şirkete 03/10/2013 tarihinde çıkartılan tebligatın taşındığından bahisle iade edildiğini, ayrıca ihtar yazısının da 07/10/2013 tarih ve 8420 yevmiye sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, terkin işleminin TTK Geçiçi 7.m. çerçevesinde hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin sürecinde şirketin derdest davalarının ticaret sicil müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından, yasal hasım konumdaki ...'nün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın öncelikle yetkisiz Mahkemede açılması nedeni ile reddini aksi takdirde esas yönünden reddi ile ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. m. uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin derdest icra takibi nedeni ile ihyası için yasal koşulların oluştuğu, terkin işleminin yasaya aykırı olması nedeni ile davada hak düşürücü sürenin de uygulanamayacağı, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu, davalı ...’nün ihya davasında yasal hasım konumunda olup kendisine husumet yöneltilmesinin zorunlu ve yeterli olup ayrıca ihyası talep edilen diğer davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceği gözetildiğinde; davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu Şirketin ihyasına, terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiğinden, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine, diğer davalı Şirket aleyhine açılan davanın ise; pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine, Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; ...'nün 115405 sicil sırasında kayıtlı iken sicilden re'sen terkin edilen dava konusu ....İnş.Taah.Tic.Ltd. Şirketi'nin ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili'ne tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, diğer davalı.... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İnş.Taah.Tic.Ltd Şirketi aleyhine açılan, davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçeli kararda tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru atamasının ve buna dair ücret takdiri kararı verilmediğini, bu durum infazı etkileyecek nitelikte olduğundan istinafa başvurduklarını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin terkin tarihinde, derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ..., işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şeklilde kapatıldığını, ... ... İnşaat Tic. Limited Şirketi'nin Müdürlüklerine bildirilen son adresinin ... olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesinin olmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olan şirket hakkında TTK'nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK'nin 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7'nci maddesi ve ilgili Tebliğ hükümlerinde; kanun koyucunun amacı; faaliyetlerine devam etmeyen, makul süreyi geçmesine rağmen organlarının toplantı, karar alma gibi faaliyetlerinin mevcut olmadığı, münfesih hale gelmiş şirketlerin, dağılmış kooperatiflerin fiili durumları ile sistem ve kamu kurumlarındaki kayıtlarının durumlarının uyumlu olduğunu, kısaca şirketlerin fiili gerçeklikleri ile resmi kayıtlardaki durumları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve aktif halde olan şirketlerin kayıtlarının doğru şekilde tutulabilmesi amaçlandığını, doktrinde de amaçsal yorumun hakim tarafından gerekli durumlarda uygulanması gerektiğine ilişkin görüşler mevcut olduğunu, Ticaret sicili müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, tasfiye memuru atanmasına, yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın kabulüne davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamından; Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/120 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından ihyası talep olunan şirket ve diğer davalılar aleyhine rücuen tazminat talebi ile dava açıldığı, açılan davada 25.05.2023 tarihli ara karar ile davacı vekiline davalı ... ... İnş...Ltd.Şti.'nin ihyası davası açması için yetki ve süre verildiği görülmüştür. ... ... İnş...Ltd.Şti.'nin ih
Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen ... ... İnş...Ltd.Şti.'nin Geçici 7.madde uyarınca 23.01.2014 tarihinde sicilden terkin edildiği ve 28/01/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusu kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarih ve 2021/215 Esas 2021/295 Karar sayılı kararında davacı Sağlık Bakanlığı tarafından Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2020/67 Esas sayılı rücuan tazminat davasında ihya davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı ... aleyhine ... ... İnş...Ltd.Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davanın kabulü ile şirketin sınırlama olmaksızın şirketin tam ihyasına karar verilmiş bu karar istinaf edilmeksizin 30/11/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda gerek davanın açıldığı 31.05.2023 gerekse 12/07/2023 tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2019 tarih ve 2018/5801 Esas 2019/6748 Karar sayılı ilamı).
Hukuki yarar ise HMK'nın 114/1-h bendi gereği dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzenine ilişkin dava şartı niteliğinde olduğundan aleyhe hüküm kurma yasağının da istisnalarındandır. Bu durumda, mahkemece davacının davada hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,
2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2023/392 Esas 2023/564 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).a-4, 355. maddeleri uyarınca kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1.h, 115/2. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcından peşin alınan 268,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-İstinafa başvuran davacıdan alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucundaHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.