T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/84 Esas 2024/68 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/84
KARAR NO: 2024/68
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2021
NUMARASI: 2021/126 Esas 2021/601 Karar
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2021
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 01/02/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, borçlu şirketin konkordatosunun tasdiki kararı üzerine borcun ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, davacının asıl borçlunun konkordato projesine muvafakat etmediği, davalı kefilden asıl borçlunun konkordato projesi kapsamında yaptığı ödemenin İİK'nun 100. maddesi nazara alınarak mahsubu sonucu bakiye kalan alacağı talep edebileceği, kredi sözleşmesinde kefilin çek deposundan sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında asıl alacağın 27.866,49 TL'sine, işlemiş faizin 905,85 TL'sine, BSMV'nin 45,28 TL'sine ve masrafın 179,36 TL'sine olmak üzere toplam 28.996,98 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarına %22,68 oranında faiz uygulanarak tahsiline, 8.000,00 TL çek bedeli depo talebine ilişkin itirazın iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme incelemesinde faiz hesaplamasının hatalı olup, hesaplamada değişen oranlı faiz hesaplaması yapıldığını, müvekkilinin davalı tarafa kullandırmış olduğu kredinin ticari kredi olması nedeniyle, hesabın kat edildiği tarihte Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu faiz genelgesinin esas alınması gerekirken, değişen oranlı faiz hesaplaması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, TCMB'nın davaya konu kredinin kat tarihi itibariyle yürürlükte olan 2014/1 sayılı tebliğinin 4/3 maddesinde ticari krediler değil, kredili mevduat hesaplarına uygulanacak gecikme faizleri için kredi kartlarına uygulanan azami faiz oranları tavan olarak belirlendiğini, yasal mevzuatta bankaların ticari kredilerde uygulanacak faiz oranlarına ilişkin bir belirleme mevcut olmadığını, müvekkili ile davalının imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde temerrütün doğduğu tarihten fiili ödemenin gerçekleşeceği tarihe kadar bankanın, TC Merkez Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlasıyla temerrüt faizi belirleyebileceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin de bu hüküm uyarınca kanuna uygun olarak, kat tarihi itibariyle bildirmiş olduğu faiz genelgesindeki oran uyarınca temerrüt faizi işlettiğini, mahkemece anılan TCMB tebliği hususunun hatalı yorumlanmak suretiyle, kredi kartlarına uygulanması gereken azami faiz oranları tespit edilerek, değişen oranlarda faiz hesaplaması yapıldığını, davaya konu kredinin ticari kredi olup, uygulanması gerekli faiz oranı kat tarihi itibariyle dosyada mevcut faiz genelgesi uyarınca, ilgili kanun hükümleri ve genel kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca saptanması gerektiğini, buradan hareketle müvekkilinin davalı tarafın kullanmış olduğu krediye %30,24 oranında faiz işletmesinin hukuka uygun olduğunu, alacağın likit olmasına rağmen mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, mahkemece talebin reddine de karar verilmediğini, taleplerinin değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 23/08/2021 tarihli rapor, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2020/11082 sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/681 Esas 2020/543 Karar sayılı karar sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2020/11082 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 8.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi, toplam 37.126,14 TL nakit alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 16/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük itiraz süresi içerisinde 17/12/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, 25/07/2017 tarihli 1.000.000,00 TL limitli sözleşmede davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalının sözleşmede yer alan imzasını ve yazısını inkar etmediği, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek dava dışı asıl borçlu ve davalıya 01/10/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtarnamede 47.247,90 TL nakit alacağın ödenmesi, 12.800,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi için borçlulara 1 gün atıfet süresi verilmiştir. İhtarname dava dışı asıl borçluya ve davalıya 03/10/2018 tarihinde tebliğ olmuştur.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, takibe konu alacağın kredili mevduat hesabından ve depo talebine konu edilen çek yaprakları yasal garanti tutarlarından kaynaklandığı, hesap kat ihtarnamelerinin tebliği üzerine davalının ve dava dışı asıl borçlunun 05/10/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, banka kayıtlarında takip tarihi itibarıyla 8.000,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu, davacının konkordato projesine muvafakat etmediği, tüm alacağı için davalı kefile müracaat edebileceği, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 27.866,49 TL asıl alacak, 905,85 TL işlemiş faiz, 45,28 TL BSMV, 179,36 TL TL masraf olmak üzere toplam 28.996,98 TL nakit alacağı bulunduğu, takip talebi ile yapılan hesaplama arasındaki farkın davacının hesap kat tarihinden takip tarihine kadar %30,24 oranı üzerinden temerrüt faiz tutarı hesaplamasından kaynaklandığı, alacağın ticari KMH'dan oluştuğu, bu alacağa uygulanacak faiz oranının sabit değil, TCMB tarafından belirlenmiş oranları aşmasının yasal düzenlemeler gereği mümkün olmadığı, takip tarihinden itibaren %22,68 oranında faiz uygulanabileceği, genel kredi sözleşmesinin 3.5.1 maddesinde kefil yönünden gayri nakdi alacağın depo edilmesine ilişkin hüküm bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/681 Esas 2020/543 Karar sayılı kararıyla, 14/10/2020 tarihinde davacı ... ... Ltd. Şti.'nin talebinin kabulü ile konkordatosunun tasdikine karar verilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise konkordato projesi kapsamında asıl borçlunun borcu ödediğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan genel kredi sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, kredinin türü ve uygulanacak temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında ve istinaf dilekçesinde icra takibinde talep edilen nakit alacağın ticari krediden kaynaklandığını ileri sürmüş ise de, dava konusu icra takip talebinde nakit asıl alacağa ticari KMH için yıllık %30,24 temerrüt faizi uygulanmasını talep ettiği gibi, yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile takipte talep edilen nakit kredi alacağının ticari KMH kredisinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, davacı vekilinin banka kayıtlarına ve takip talebine aykırı olarak ileri sürdüğü alacağın ticari krediden kaynaklandığına ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir.
İcra takip talebinde, davacı yan alacağa yıllık %30,24 temerrüt faizi uygulanmasını istemiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı kalem kalem tespit edilerek, nakit kredi alacağının ticari KMH kredisinden kaynaklandığı, bu alacağa uygulanacak faiz oranının sabit olmadığı, TCMB tarafından belirlenen oranların aşılmasının yasal düzenlemeler gereği mümkün olmadığı, takip tarihinden itibaren %22,68 oranında faiz talep edilebileceği belirlenmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen nakit alacağın ticari KMH'dan kaynaklandığı, 5464 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi uygulanabileceği gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesinde davalının icra takibine itirazının yanı sıra %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ise davacı yanın icra inkar tazminatı talebiyle ilgili herhangi bir gerekçe yazılmadan hüküm kısmında itirazın iptaline ilişkin kısmen kabul kararından sonra fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedilmiştir.
Dava konusu icra takip talebi ile tahsili talep edilen ve yapılan yargılama sonunda takip tarihi itibarıyla tespit edilen nakit alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir niteliktedir.
Bu durumda mahkemece, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilen nakit alacağın likit olduğu gözetilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam nakit alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak ticari KMH kredisinden kaynaklanmakta olup, 5464 sayılı Kanuna tabidir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan nakit alacağa takip tarihinden itibaren %22,68 oranında faiz uygulanmasına hükmedilmiştir.
5464 sayılı Kanun uyarınca kredili mevduat hesaplarında temerrüt faiz oranı ise TCMB tarafından her yıl belirlenecek olup, bu yetki kapsamında her yıl belirlenecek oranın uygulanmasını engelleyecek şekilde takipte sabit bir oranın belirtilmesi de infazda tereddüt yaratacak olup, bu durum kamu düzenine aykırılık oluşturmaktadır. Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında takip tarihinden itibaren asıl alacağa takip talebinde yer alan oranın %30,24 olduğu gözetilerek bu oranı aşmamak üzere 5464 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan, takip talebinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek temerrüt faizinin %5'i oranında BSMV talep etmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sonunda takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek temerrüt faizinin %5 BSMV'si yönünde hüküm kurulmayarak davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin ise, takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyecek temerrüt faizinin %5'i oranında BSMV talebine yönelik herhangi bir istinaf itirazı bulunmadığından Dairemizce kurulan hüküm sırasında anılan kaleme hükmedilmeyerek bu kaleme yönelik fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık da gözetilerek isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan nakit alacak yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek KISMEN KABULÜNE,
2-Ankara 8. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2021 tarih ve 2021/126 Esas 2021/601 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2020/11082 sayılı icra takip dosyasında 27.866,49 TL asıl alacak, 905,85 TL işlemiş faiz, 45,28 TL BSMV, 179,36 TL masraf olmak üzere toplam 28.996,98 TL nakit alacak ile 8.000,00 TL gayri nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, takip tarihinden itibaren 27.866,49 TL asıl alacağa 5464 sayılı Kanun uyarınca %30,24 oranını aşmamak üzere temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hüküm altına alınan toplam 28.996,98 TL nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 5.799,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Nakit alacak yönünden alınması gereken 1.980,78 TL nispi karar ilam harcı ile gayri nakit alacak yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu karar ilam harcından peşin alınan 448,40 TL harç ile icra dosyasında alınan 185,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.774,35 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 448,40 TL peşin harç ile 185,63 TL icra peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 72,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.072,00 TL yargılama masrafının davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 837,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 1.031,05 TL'sinin davalıdan, 288,95 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup hüküm altına alınan nakit alacak toplamı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi ve gayri nakit alacak yönünden hesaplanan 8.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen nakit alacak üzerinden hesaplanan 8.129,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davacı tarafından yatırılan 160,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 43,00 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek 29,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.