T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/162 Esas 2024/334 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/162
KARAR NO: 2024/334
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2021
NUMARASI: 2019/473 Esas 2021/712 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 12/09/2019
KARAR TARİHİ: 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 28/02/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın... Şubesi ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.Şti. arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, ... ve ...'ın kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığını ve asıl borçlu gibi borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğu üstlendiklerini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek asıl borçlu ve kefillere Beşiktaş 26.Noterliğinin 12023 yevmiye numaralı 20.02.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname ile tanınan süre içinde borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Ankara 26.İcra Müdürlüğünün 2019/9677 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu olan ...'a başvurulmaksızın ve doğrudan kefile karşı takip başlatılmayacağını, işbu nedenle itirazın haklı olduğunu, asıl borçlu olan ... hakkında konkordato davasında verilmiş olan tedbir kararları bulunduğunu, TBK. m.590/2 maddesi gereğince bütün kefalet türlerinde kefilin ayni güvence karşılığında hakimden mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebileceğini, bu maddede düzenlenen kefilin ileri sürebileceği bu definin takip edilmezlik def'i olduğunu, bu madde uyarınca müvekkillerinin itirazlarında haklı olduklarını, somut olayda söz konusu kredi sözleşmesinin teminatı olarak davacı banka lehine ipotek tesis edildiğini, konkordato sürecindeki asıl alacaklıya gidilemediği gibi kefile de gidilemeyeceğini, 162 sayılı Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararında, KGF'den tazmin talebinde bulunulmadan önce borçluya yapılandırma teklif edilmesi gerektiğini, buna rağmen davacı Bankanın KGF garantili krediler uyarınca herhangi bir yapılandırma teklifinde bulunmaksızın doğrudan kefil aleyhine icra takibine girişmiş olmasının kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurulmaya elverişli olduğu, davalıların dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, böylece kefaletin geçerli olduğu, asıl borçlu yönünden konkordato kararının verilmiş olmasının müteselsil kefil olan borçlulara müracaat hakkının ortadan kaldırmayacağını, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçluların Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9677 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı borçlular yönünden 210.728,84 TL asıl alacak, 13.873,33 TL işlemiş faiz, 693,67 TL BSMV ve 690,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 225.986,73 TL alacak yönünden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %17,82 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV uygulanmasına, hükmolunan 225.986,73 TL'nin %20'si olan 45.197,35 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan temerrüt faiz oranının %17,82 değil %39 olarak esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya dava konusu genel kredi sözleşmesi sunulmamış olup taraflarına tebliğ edilmediğinden, sözleşmedeki imzalar, hükümler ve şekli unsurlar hakkında beyanlarını dosyaya sunamadıklarını, yapılan bu hatanın usuli ve büyük bir eksiklik olup savunma haklarının kısıtlandığını, asıl borçlu şirkete ait ... plaka sayılı aracın Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9434 esas sayılı dosyasında 03/02/2021 tarihinde icra kanalıyla satıldığını, bu tutarın dava konusu borçtan mahsup edilmeksizin icra takibi başlatıldığını, mahkemece de bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, konkordato projesinde davacının alacak miktarında tenzilat gerçekleştiğini, bu nedenle bankanın dava konusundaki kadar bir alacağı bulunmadığı gibi konkordato kararında 48 takside bölündüğünden alacağın muaccel olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, ticaret sicil kayıtları, ipotek akit tablosu, Ankara Batı Asliye Ticaret mahkemesine müzekkere yazılarak 2018/767 E sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9677 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılara karşı kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek ve 6500188979 nolu krediden kaynaklanan toplam 252.014,87 alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalıların süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Beşiktaş 26. Noterliğinin 20/02/2019 tarihli 12023 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı tarafından davalılar ile asıl borçlu şirkete hitaplı olup 6500188979 nolu KGF kredisinden kaynaklanan toplam 219.481,63 TL alacağın 1 gün içinde ödenmesinin bildirildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve davalı kefillere 22/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
22/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankaca Merkez Bankasına bildirilen ancak fiilen uygulanmayan en yüksek akdi faiz oranı esas alınarak tespit olunacak temerrüt faizi oranının tatbik edilmesi gerektiğine karar verilmesi halinde takip tarihi itibariyle toplam 241.642,89 TL olduğu, bu halde asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 39,00 oranından işlemiş faiz talep edilebileceği; fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınarak belirlenecek temerrüt faizi oranının uygulanması gerektiğine karar verilmesi durumunda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği tutarın (13.873,33) TL işlemiş faiz şeklinde olmak üzere 225.986,73 TL olduğu, bu halde asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 17,82 oranından işlemiş faiz talep edilmesi gerekeceği, yukarıda terditli olarak yapılan hesaplamalardan hangisine itibar edileceği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
05/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporda yer verilen tespit ve hesaplamaları değiştirecek nitelikte bir husus bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 14/05/2018 tarihli 200.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların sözleşmede 300.000 TL kefalet limiti ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalıların asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilileri oldukları, kefaletlerinin geçerli olduğu ortakları ve yönetici olduğu, sözleşme kapsamında dava konusu KGF kredisi ile birlikte başkaca krediler de kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek asıl borçlu ve davalı kefillere Beşiktaş 26. Noterliği'nin 20.02.2019 tarih ve 12023 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefillere 22/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük atıfet süresi sonunda davalıların 24/02/2019 tarihinde temerrüde düştükleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu kredinin ödeme planında yer alan akdi faiz oranının ve bu orana dava konusu KGF kredisinin yapılandırılması için akdedilen sözleşmenin temerrüt faizi ve oranı başlıklı 13. maddesinin "... Bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama..." şeklindeki hüküm esas alınarak tespit edilen % 17,82 oranında temerrüt faizi uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, asıl borçlu şirket hakkında konkordato kararının verilmiş olmasının İİK 303 ve TBK 594.maddelerine göre konkordatoya olumlu oy vermemiş alacaklının müteselsil kefil olan borçlulara müracaat hakkını ortadan kaldırmayacağı, (kaldı ki asıl borçlunun konkordato projesinin tasdik talebi Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince 12/02/2020 gün ve 2018/767 Esas sayılı kararı ile red edilmiştir.) asıl borçluya ait ... plakalı aracın eldeki dava konusu takip ve dava tarihinden sonra 03/02/2021 tarihinde satılarak bedeli tahsil edilmiş olup, dava ve takip tarihi itibariyle alacaktan mahsup edilecek bir miktar bulunmadığı gibi, söz konusu aracın satıldığı Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9434 Esas sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında talep edilen krediler ile eldeki dava konusu kredinin aynı kredi olmaması nedeniyle söz konusu tahsilatın dava konusu alacaktan mahsubunun mümkün olmadığı, alacağın likit olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin 26/02/2019 tarihi olarak belirlenerek hesap yapılmasına karşı açık istinaf sebebi yapılarak kanun yoluna başvurulmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
HMK.nun 357.maddesine göre ilk derece yargılaması sırasında ileri sürülmeyen savunmaya istinaf aşamasında dayanılamadığından davalının genel kredi sözleşmesine ilişkin istinaf sebebi de red edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 3.860,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.432,40 TL harcın davalı tarafa,
4-Taraf yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/02/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.