T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1181 Esas - 2024/977 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1181
KARAR NO: 2024/977
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:ESKİŞEHİRASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/08/2024
NUMARASI: 2024/254 D.İş Esas 2024/254 D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN DAVACI
VEKİLİ:
KARŞI TARAF:
TALEP: İhtiyati Haciz (Finans)
TALEP TARİHİ: 31/07/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 07/10/2024
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... Yapı Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, ...'in bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taraflara noter aracılığı ile kat ihtarı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, borçlunun mal kaçırma ihtimali olduğunu belirterek borçlu ...'in menkul ve gayrimenkul ve III. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; talep eden vekilinin dilekçesi ekinde sunduğu ihtarnamede rehin veren III. kişi bulunduğu, ipotek belgesinin incelenmesinde ise ipotek bedelinin 50.000.000 TL ve 10.000.000 TL olmak üzere toplam 60.000.000 TL olduğu, dolayısıyla talep edilen alacak miktarı dikkate alındığında alacak miktarının üzerinde rehinle temin edilmiş alacağın bulunduğu, ayrıca mahkemenin 2024/248 D.İş sayılı dosyasında aynı kredi sözleşmesi ile asıl borçlu hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, 30/07/2024 tarih ve 2024/248 D.İş - 2024/248 D.İş Karar sayılı karar ile talebin reddine karar verildiği, İİK'nun 257. maddesine göre ihtiyati haczin rehinle temin edilmemiş alacaklar için geçerli olduğu belirtilerek, talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın Eskişehir şubesi ile ... Yapı Tahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, bu sözleşmelere ...'in müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için düzenlenen ve borçlulara tebliğ edilen Ankara 62. Noterliği'nin 06.03.2024 tarih, 17493 yevmiye no.lu ihtarnamesine rağmen borç ödenmediğinden borçlular temerrüde düştüğünü, ...'in sözleşme tarihleri itibari ile şirket ortağı/müdürü olduğundan eş rızası alınmasına gerek bulunmadığından eş rızasının alınmadığını, kefaletin bu bağlamda geçerli bir kefalet olduğunu, sözleşmelere bakıldığında ...'in müşterek-müteselsil kefil olduğunun sabit olduğunu, ayrıca ipotek resmi senetlerine bakıldığında da ipoteklerin firma lehine verildiğini, söz konusu ipotek belgelerine göre de kefilin borcuna ilişkin bir teminat bulunmadığından ihtiyati haciz başvurusunun reddinin doğru olmadığını, tüm bu nedenlerle söz konusu ipoteklerin kefil lehine olmadığı sabit olduğundan yerel mahkeme tarafından verilen red kararının kaldırılarak ihtiyati haciz başvurusunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Aleyhine haciz talep edilen vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).
Dosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... Yapı Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 22/05/2023 tarihli 12.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, ...'in iş bu sözleşmeyi aynı limit ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, yine 20/06/2023 tarih, 35963 yevmiye ve 04/08/2023 tarih, 45436 yevmiye numaralı işlemler ile asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar , 19/09/2023 tarih, 46202 yevmiye numaralı işlem ile ... Taahhüt İnşaat Tarım Madencilik San.Tic. Ltd. Şirketine ait taşınmaz üzerine asıl borcu teminen ipotek tesis edildiği görülmüştür.
İhtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmediğinden bahisle kredi hesabı Ankara 62. Noterliği'nin 06/03/2024 tarih, 17493 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek asıl borçlu, rehin veren ve kefile 12.128.536,00 TL nakit, 4.425.785,00 TL gayri nakdi alacağın ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlunun ETS adresine 13/03/2024 tarihinde, kefil ...'e 08/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, rehin veren ... Taahhüt İnşaat Tarım Madencilik San.Tic. Ltd. Şirketi adına çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edildiği , Banka tarafından 12.128.536,00 TL nakit alacağın teminat altına alınması için karşı taraf kefilin menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edildiği ve Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda alacağın rehinle temin edilmiş olduğu, kefiller yönünden de rehinle temin edilmiş borç için ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği dosya içeriğiyle sabittir.
2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca; Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
Mahkemece borcun rehinle temin edildiğinden bahisle kefiller yönünden ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de , 2004 sayılı İİK'nun 45 maddesi hükmünün yalnız asıl borçlu yönünden emredici olup, kefiller yönünden uygulanma alanı olmadığı, yine yukarıda belirtildiği üzere dava konu ipoteklerin asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığı, kefiller yönünden verilmiş bir rehnin bulunmadığı görülmüştür.
TBK'nun 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nun 590/3. maddesi uyarınca; Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildiriminde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar. Bu hükmün uygulanabilmesi için sözleşmede veya bu konuda kefile başvurabilmesi için önce borçluya ihbar yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmalıdır.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; İhtiyati haciz talep eden banka tarafından tanzim olunan Ankara 62. Noterliği'nin 06/03/2024 tarih, 17493 yevmiye numaralı ihtarnamenin asıl borçluya 13/03/2024 tarihinde tebliğ edilip, borcun tebliğden itibaren (1) gün süre içerisinde borcun ödenmesinin talep edildiği, yine aynı ihtarnamenin kefile ise 08/03/2024 tarihinde , yani borçlu yönünden borç muaccel olmadan tebliğ edildiği, bu durumda TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca kefile başvurulabilmesi için TBK'nun 590/3. maddesindeki koşulun da gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir. Bir başka anlatımla, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde asıl borcun muaccel olmasının alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlayacağından kefile gönderilen hesap kat ihtarnamesinin bila tebliğ olması kefil yönünden borcun muaccel olmaması sonucunu doğuracağı, kullanılan kredinin türü ve borcu gösterir hesap ekstreleri dosya kapsamında yer almadığından asıl borcun muaccel olmasının alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlı olup olmadığının Mahkememizce denetlenemediği, bu bağlamda somut olayda ihtiyati haciz talep eden bankaca TBK'nun 586/1. maddesi uyarınca karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluştuğunun ispatlanamadığı, bu durumda ihtiyati haciz talebinin reddinin sonuç olarak usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında, karar tarihi itibarıyla dosya içerisinde yer alan belgeler karşısında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -